Şakayık çiçeğini bilir misiniz bilmem. Ama size bir tüyo vereyim, çiçeklenmesi yıllar sürebilir. Açması için yerini sevmesi, gerekli şartların olgunlaşması, yıllanması gerekir. Fakat bir kere çiçek açtı mı bahçenin en değerli, en katmerli çiçeği olur ve diğer çiçekler arasından açık ara önde yarışı tamamlar.
Yukarıdaki paragrafı neden mi yazdım? Geç kalmışlık hissi yaşayanlar için. Çünkü bazıları hayata erken başlar ve onları izleyen diğer insanlar herkes evli, çocuğu var, bir düzeni, işi var derken benim neyim var gibi düşünebilir. Oysaki herkes aynı ligde olmak zorunda değil, bazıları bir üst ligde yarışır ama hangi ligde yarıştığının farkında değildir.
Amacım tabi ki kimsenin ligini birbiriyle yarıştırmak değil. Zira herkes kendi kulvarında gayet iyi. Bazı şeyler kader, kısmet, tercihtir. Fakat ben erken alınmış bazı kararları papatya çiçeklerine benzetirim. Hayata erken atılanlar, papatya misali erken çiçek açarlar. Papatyalar, etrafımızda çoktur. Adeta bir grup halindedirler ve herkes sıraya girip bu grubun üyesi olmak için çabalar. Okulu bitirir, işe girer, evlenir ve çocuk sahibi olur. Bunlar sırasıyla gerçekleşir ve toplumda yaygın olan da budur. Fakat bazıları Kasımpatı gibi, şakayık çiçeği gibi geç çiçek açar. Adeta diğer çiçeklerin açıp renklerini yaza bırakmasını bekler ve onlar solmuşken sonbahar ya da kışta kendini göstererek hayatın daha bitmediğini doğaya fısıldarlar. Bu, ben daha iyiyim demek değildir. Sadece benim zamanım bu noktada geldi demektir.
Bu sebepten ötürü, insanın doğası gereği hangi çiçek türüne benzediğini bilmesinde fayda vardır. Belki siz papatya gibi hayatın hengamesine erken atılan, erken çiçek açan ve yaza rengini bırakan bir çiçek değilsinizdir. Şakayık gibi, zaman kök salan, ait olduğu yeri sevene kadar yüzünü kimselere göstermeyen, bir kere çiçek açtı mı da en güzel haliyle doğayla buluşan çiçeksinizdir. Ya da kasımpatı gibi rengini sonbahara ulaştıran, herkes solmuşken tüm ihtişamını ortaya çıkaran bir çiçeksinizdir. Nereden biliyorsunuz? Dünya, hayata geç atılıp harikalar başaran insanların örnekleriyle dolu. Hayat daha bitmedi ki… Belki sizin filminizin sonu insanlara örnek olarak bir farkındalık yaratacak. Belki siz onlar evlenip çocuk sahibi olana kadar geçen süreyi iyi değerlendirip muhteşem başarılan altına imza atarak bir üst lige çıkacaksınız… Öyle ya, herkes aynı ligde olmak zorunda değil. Belki sizin mutlu sonunuz, diğerlerinin sıradan hayatına da ilham olacak…
Meselenin özü, her çiçek güzeldir ve farklı zamanlarda doğaya rengini bırakır. Siz, zamanınız gelene kadar kendinizi en güzel şekilde hazırlayıp renginizi tüm güzelliğinizle ortaya koyun. Herkes papatya olmak zorunda değil. Herkes de şakayık değil… Mesele, bu dünyaya geliş amacınızı bulup kendi kişisel zamanınıza göre hareket etmekte…










Harika bir yazı..ellerine sağlık.