Geçenlerde yaşadığım bir olay, insanları hayatımda önemli bir yere koymak konusunda aydınlanma yaşamama vesile oldu. Ne mi oldu? En yakın arkadaşımın aslında en yakın arkadaşım olmadığını fark ettim. Aslında bu durumun sinyallerini bir yıldır alıyordum. Yani onun bana, benim ona değer verdiğim kadar değer vermediğini fark ediyordum ama konduramıyorum. Çünkü insan değer verdiği insan söz konusu olduğunda diğer insanlara oranla biraz daha esnek ve anlayışlı olabiliyor. Ya da bazı insanları tanıdığımızı zannediyoruz ama tam olarak tanıyamıyoruz, ne derseniz deyin. Fakat geçen gün, hayatıyla ilgili önemli bir detayı benimle paylaşmaması, hatta olay olup bittikten sonra en son aşamada öğrenmem, arkadaşlığımı sorgulamama sebep oldu ve bu olaydan sonra kalben soğudum ve ruhen kilometrelerce uzağa düştüm diyebilirim. Kısa bir süre afalladım, ne yapacağımı şaşırdım. Sonra düşündüm ve hayatın içinde bazı şeyleri sonradan fark ettiğime karar verdim. Bunlardan bazılarını da belki siz de farklı noktalarda aydınlanma yaşarsınız diye sizlerle paylaşmak istiyorum.
Birincisi, kendinden başka kimseyi hayatının merkezine almamak gerekiyor. Önce siz, önce sizin öncelikleriniz… Sizin hayatınız açısından hiçbir şey sizin yaşam kaliteniz kadar değerli değil. Hayat standartlarınızı düşürecek hiçbir şeye zerre kadar tolerans göstermemek gerekiyor. Acı ama gerçek, arkanızı yasladığınız duvar da yıkılabilir, insan da gidebilir. Buna karşı her zaman hazırlıklı ve tedbirli olmak lazım.
İkincisi, gerçekleşmeyen her hayâl insanın üzerine bir yük olarak biniyor. Eğer bir hayaliniz varsa, gerçekleşmesi için elinizden geleni yapın. Olmazsa hiç olmazsa denedim olmadı demenin vicdan rahatlığı gibisi yok. Bu rahatlık da insan ruhunda inanılmaz bir huzur bırakıyor.
Üçüncüsü, bir şey için çok çalışıyorsanız ve olmuyorsa ya çalışma yöntemini ya da hedefini değiştirmek gerekiyor. Belli ki bir yerlerde hata var. Zararından da neresinden dönersen kârdır.
Dördüncüsü, hayatınız boyunca hiç kimse size sizin kadar yakın olmayacak. Bir sorununuz olduğunda çözüm size kalacak. Negatif bir sonuç olursa sizin başınız yanacak. Size siz lazımsınız. O yüzden kendinize iyi bakın.
Beşincisi, bedenen ve ruhen sağlıklı olmak en temel şeydir. Belki de her şeydir. Olaylara ancak bu şekilde mantıklı çözümler sunabilir ve kendinize çeşitli alternatifler üretebilirsiniz. En önemlisi de sağlığın bazen hiç telafisi olmayabiliyor. Bunu hep göz önünde bulundurun.
Altıncısı, eğer toplumun önünde gidecek bir vizyonunuz varsa, her fikrinizi herkesle paylaşmayın. Ya hevesinizi kaçırırlar ya da sizi taklit ederler ve moraliniz bozulur. En iyisi bir alanda otorite olana kadar ve kendi yeriniz sağlamlaşana kadar insanların sizi taklit etmesine engel olmak. Aksi takdirde olay fikir hırsızlığına kadar gidebilir. Aman deyim…
Yukarıda sizinle bu yaşıma kadar olan ve sonradan idrak ettiğim bazı noktaları paylaştım. Umarım faydalı olmuşumdur. Amacım kimseye şunu yapın bunu yapın demek de değil aslında. Sizlere bazı açılardan ilham olmak. Zira benim sonradan fark ettiklerimi siz önceden fark ederseniz bunun sizler için yararlı ve yol gösterici olacağı inancındayım.









