Beden dili kişinin kendisini mimik, ses tonu ve jestlerle ifade etmesidir. Çoğu zaman da dilimizle söylediğimizden çok daha fazlasını karşı tarafa hissettirmemize yardım eder. Örneğin siz bir insana onu sevdiğinizi dilinizle söyleyebilirsiniz. Onu görünce gözlerinizin içinin gülmesi ve ona içtenlikle sarılmanız bu ifadenin beden diliyle teyididir. Yaptıklarınızla söylediğinizin doğru olduğunun karşı tarafa göstermenin en kolay yoludur.
Bir de bunun tam tersi vardır. Yine aynı örnek üzerinden yola çıkacak olursak, birini sevdiğinizi dilinizle ifade edersiniz. Fakat onu gördüğünüzde suratınızın asılması ve gözlerinizdeki ışığın sönmesi bunun tersini beyan eder. Yaptıklarınızla söyledikleriniz ters orantılı olmuş olur. His denilen şey de genelde iletken olduğu için karşı taraf bunu iliklerine kadar hisseder.
Lisede bir hocam vardı, bize bir gün “bir insanı aşağılamanın en güzel yolu, onu kendi mekânınıza çağırıp ezmek, beden diliyle ona istenmediğini hissettirmektir” demişti. Bu cümlenin doğruluğunu yıllar içinde çok net bir şekilde idrak ettim.
Örneği daha da özele indirgeyecek olursak, diyelim ki bir eve misafirliğe gittiniz ve haberli gittiğiniz halde size ikramlık hiçbir şey hazırlanmadı… Siz konuşurken yüzünüze değil, başka yöne bakıldı ve siz muhabbet konusu açılmadıkça size ne cevap verildi ne de sizinle konuşuldu… Bu karşınızdaki kişinin sizi istemediğini sessizce ifade etme biçimidir. Kişi size doğrudan seninle görüşmek istemiyorum demeyebilir ama bunu bu tarz hareketlerle belli edebilir. Beden diliyle istemediğini belli etmek de kendini ifade etmenin bir yoludur. Bunu çoğu insan ustaca yapar. Git demez ama kal da demez. Sorsanız, “ben ne yaptım ki? Sen alınmışsın” der. Oysaki verilen mesaj size çoktan iletilmiştir.
Peki bu tarz durumlarda ne yapmalıyız?
Tabi ki istenmediğimiz, değerimizin olmadığı yerde durmamalıyız, gereksiz tartışmalara girmemeliyiz. Sessizce bize verilen mesajı almalı ve o insanın zihnimizdeki yerine kırmızı kalemle kocaman bir çarpı atıp yolumuza devam etmeliyiz.
İnsan ilişkilerinde sinyalleri doğru okumak da bir sanattır. Karşı taraf bize değer vermiyor olabilir ama biz kendi değerimizin farkında olmalıyız. Bu tarz durumlarda nerede mesafe koyup nerede sınır çekmesi gerektiğini bilmek, en büyük kişisel yeteneklerden biridir.
Yukarıda sizinle beden dilinin önemi hakkında bir örnek paylaştım. İnsan kendini sadece kullandığı kelimelerle ifade etmez. Hareket, jest ve mimikleriyle de ifade eder. İnsan hem karmaşıktır hem de bu anlamda bütüncül bir yapıdadır. Fakat şunun bilinmesi gerekir ki sözlerle gözler aynı şeyi söylemesi kişisel imajımız için son derece önemlidir. Bu bizi yapaylıktan kurtarır ve doğal insan haline getirir. O yüzden beden dilimizi hislerimizle doğru orantılı bir şekilde kullanmalı ve hayatımızdaki herkesi hak ettiği yere doğru şekilde konumlandırmalıyız.









