İnsan onuru, hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar değerlidir. O yüzden büyüklerimiz “insan onuru için yaşar” derler. Bu cümleyi hayatınızda en az bir kere duymuşsunuzdur. O yüzden insan yaşarken her şeyden önce onurunu korumalıdır. Zira onursuz yaşam, yaşam değildir. İnsanlar arasında itibarınız olmadan yaşamak, hem sizin hem de yakınlarınızın değerini düşürür. Ki bir insana yapılacak en büyük kötülüklerden biri de ona değer vermemektir.
Lisede bir edebiyat öğretmenim vardı. “Çocuklar, insanlar arasında saygınlığınızı koruyun. İyi niyetinizi kimseye yem etmeyin, kullandırmayın. Fazla empati de insana zarar verir. Eğer bir insan size kötülük yapıyorsa, ona karşı nezaketli olamazsınız. Unutmayın, bazen iyi niyetinizi korumak için belirli ölçüde sert bir duruş ve şer gerekir” demişti.
Onun ne demek istediğini o zamanlar kısmen anlamıştım. Zaman içinde ben de ergenlikten yetişkinliğe evrildim ve kötü insanlarla ve hayatın sert yüzleriyle daha çok karşılaşmaya başladım. İnsan büyüyünce içindeki iyi ve kötü taraflarını da büyüyormuş. Bunu öğrendim. Herkes her zaman iyi değildir. Her zaman da kötü değildir. İnsanlar bukalemun misali duruma göre şekil alan yapıdadır. Kötü bir ortamda iyi olamazsınız. İyi olmanız gerekir, o ayrı. Fakat bazen kendinizi korumanız ve kötülükle baş etmeniz için sert taraflarınızı da insanlara göstermeniz gerekir. “Vur kafasına al ekmeğini ağzından” şeklinde ortada dolaşırsanız, belirli bir süre sonra ezilirsiniz. Karşı taraf size hakaret ediyorsa ona iltifat edemezsiniz. Hakarete karşı kendinizi korumaya geçeceğiniz cümleler üretmelisiniz. Kibar kibar da olsa savunma mekanizmanızı devreye sokmalısınız. Aksi takdirde insanlar size saygı duymazlar. Kendini korumayanı da kolay kolay kimse korumaz. Kendine hayrı olmayan insanla kolay kolay kimse iletişime geçmez.
Eskiler bizi iyi yetiştirdiler evet. Fakat bazı açılardan da eksik de yetiştirdiler. Bu dünyada iyi olursak her şeyi düzeltebileceğimizi söylediler. “İyilik her zaman kazanır, ne olursa olsun iyi olun” dediler. Evet, iyilik her zaman kazanır. Uzun vadede bu hep olur. Fakat kötülük yapana karşı da kendini korumak gerekir. Çünkü hayatın gerçekleri de var. Herkes iyi değil. Bunu artık kabul etmemiz gerekir. Karşı tarafın anlayacağı dilden konuşmak da bir zekâ belirtisidir. Bazen insanlara kibar ve ölçülü bir şekilde de olsa kırıldığımızı belli etmeli ve kızgın taraflarımızı göstermemiz gerekir. Araya set çekip kendimizi her açıdan korumazsak tabiri caizse kurda kuşa yem oluruz.
Her zaman söylerim. Söylemeye de devam edeceğim. İnsanlar yüzde yüz oranında varlıklar değiller. Onlara karşı her zaman tedbirli olmalıyız. Çünkü insanlar o kadar iyi varlıklar olsalardı insan olarak değil, melek olarak var olurlardı! Bu sebepten dolayı kendini korumak mecburidir ve onurlu yaşamanın gereğidir.









