Dünya üzerinde milyonlarca insan var. Biri bize uygun değildi diye sevgiye küsecek miyiz? Ya da aramaktan vazgeçecek miyiz? Sırf bir ilişkimiz istediğimiz gibi gitmedi diye aşka kendimizi ömür boyu kapatacak mıyız? Eğer böyle yapıyorsak bu, ne kadar doğru?
Şöyle düşünelim. Diyelim ki çalıştığımız firma küçülmeye gitti ve işten çıkarmalar başladı. Biz de işimizi bu yüzden kaybettik. Sırf o firmada işler kötü gitti diye bütün firmalar bu şekilde de mi olacak? Yeni iş arayışına girmeyecek miyiz? Peki girmezsek, o zaman hayatımızı nasıl devam ettireceğiz?
Ya da varsayalım ki bindiğimiz araba kaza yaptı. Bir daha arabaya binmeyecek miyiz? Arabanın hayatımızı kolaylaştırıp bize vakit kazandırdığını bildiğimiz halde…
Planlarımızı yaparken kötü giden bir şey üzerinden genelleme yapamayız. Bu sağlıklı bir yaklaşım olmaz. Fakat maalesef ki toplumu gözlemlerken bir kere aldatılan insanların hayata küsüp kendini ilişkilere kapattığını ve bir daha yeni insana hayatlarında yer vermediğine şahit oluyorum.
Örneği daha da özele indirgeyecek olursak, ben küçükken bizim bir komşumuz vardı. Yirmi yıldan sonra aldatıldı ve haklı olarak durumu hazmedemedi. İsyanlar etti, karalar bağladı. Yasını yaşamasına kimse engel olmadı. Zaten böyle bir şeye kimsenin hakkı da yok. Fakat kocasının ardından tuttuğu yas ömür boyu sürdü. Kendisini aşka kapattı, yeni birini tanımaya çalışmadı. Boşandıktan sonra hayatında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Hep iki adım geri, bir adım ileri gitti derler ya, durum tam olarak böyle oldu. Oysaki adam onu aldattığı kadınla evlenip çocuk yaptı, hayatını yaşadı. Kadının ne kadar üzüldüğünün kimsenin ruhu duymadı.
Yıllar sonra adamdan pişman oldum itirafları geldi ama artık ikisi de çok yaşlanmıştı ve her şey için çok geçti. İşin içine bir de gurur devreye girdi. Geri dönüş olmadı.
Yukarıdaki örnek yaşım çok küçük olmasına rağmen çocuk belleğime kazındı ve iliklerime kadar işledi. Öncelikle şunu söyleyeyim, ben kimsenin hayatını yargılayacak değilim. Kadının adamın ardından neden bu kadar yas tuttuğunu yargılamıyorum, sadece anlamaya çalışıyorum. Çünkü ortada bariz bir ruhsal zarar ziyan var. Bir insan kendisine değer vermeyen, başkasını sevdiğini uzun süre itiraf edemeyen, kendisine verdiği evlilik sadakati sözünü tutmayan bir insanın ardından neden bu kadar yas tutar ve hayatı kendisine zindan eder? Gerçekten bunu anlamaya çalışıyorum.
Fakat söylemek istediğim şey şu. Sevgiler bitebilir. Bir insan size değer vermeyebilir. Bu sizin sevilmeyeceğiniz ya da değer görmeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Olmuyorsa olmuyordur. Size uyan biri illaki çıkar. Olanla oldurun. Öz değer, öz saygı ve öz sevgi bence her şeyden daha kıymetli. Sadece bir kişi sizi sevmedi diye bütün insanlık size düşman değil. Bir şeyler bir kere yolunda gitmedi diye bir daha yolunda gitmeyecek değil. Düştüğünde kalkmaktan, yeniden denemekten korkmamak gerekir.









