Hayatımda gördüğüm en üzücü karşılaştırmalardan biri alaylı ve mektepli karşılaştırması… Bunu bir ustanın yaptığı iş olarak düşünürsek, emeğin ve tecrübenin değersizleştirilmesi kadar üzücü çok az şey vardır hayatta. Üniversite eğitimi tamamlamış, beyaz yakalı bir çalışanın durumu olarak düşünürsek, eğitimin değersizleştirilmesi kadar üzücü de çok az şey vardır.
Yıllar önce dinlediğim bir radyo programında denk geldiğim güzel bir cümle vardı ki o da şuydu: “kıyas cehennemdir.” Koskoca programdan aklımda kalan tek cümleydi bu. Çünkü program konuğu bu cümleyi kurduğunda benim için zaman durmuş ve bu cümlenin doğruluğu karşısında içimden saygıyla eğilmiştim.
İnsanların birbirleriyle neyi paylaşamadıklarını yıllardır düşünür dururum. Siz çekirdekten yetişmiş ve pratikte iyi olabilirsiniz. Fakat karşınızdaki üniversite sıralarında dirsek çürüterek, kendisini teorik bilgiyle donatmış pırıl pırıl, yeni mezun gencin ne suçu var? Ya da siz yeterince donanımlı ve nitelikli olabilirsiniz fakat bu, karşınızdaki yılların emekçisi olan, pratikte uzmanlaşmış ustaya saygısızlık yapmanızı gerektirir mi?
Mesele aslında insanın karşısındaki insana saygı duyması, sınırlarını bilmesiyle ilgili olan bir şey. Çünkü burada kimse suçlu değil. Herkes mevcut sistemin doğruluklarının ya da yanlışlıklarının bir parçası. Bilinmesi gereken bir şey var o da emeğin değerinin tartışılmazlığı ve eğitimin öneminin ne kadar büyük olduğu…
Ben alaylı ve mektepli tartışmasını her zaman boş bulmuşumdur. Çünkü sistemin bazı açılardan yenilenmesi taraftarıyım. Kimse kimseden üstün değil. Emek de eğitim de çok değerli. Böyle bir kıyaslama beyhude bir çabadan öteye gitmez. Gönül isterdi ki, hem emek, hem de eğitim birbiriyle paralel bir şekilde ilerlesin. İnsanlarımız bir yandan eğitimlerine devam ederken bir yandan da iş hayatını eş zamanlı götürsün ve herkesin bir zanaatı olsun. Fakat maalesef bazı açılardan birtakım yetersizlikler mevcut ve sistem çoğu zaman bu şekilde ilerlemiyor. Hem okul, hem iş hayatı aynı anda çok zor ilerliyor. Hatta bazen okul anca bitiyor. Ya da insanlar eğitim hayatlarına ara verip evin geçiminin yüklerini üzerine almak zorunda kalıyor. Kim kimin hayatı hakkında hangi hakla yorum yapabilir?
Herkesin hayat çizgisi farklı şekilde ilerler, hayat bir şekilde insanların yönünü çizer. Annemin çok sevdiğim bir sözü var. Onu sizlerle de paylaşmak isterim. “Herkes her zaman her şeye hazır olmaz.” Çünkü herkesin hayatının akışı birbirinden farklıdır. Kimi o an için iş hayatına atılıp o konu üzerinde kendini geliştirmeye hazırdır. Kimi de eğitim hayatına devam edip kendini bu yolla geliştirmeye hazırdır. Çünkü şartlar insanları farklı yaşam tarzlarına hazır hale getirir. O yüzden kimseyi kimseyle kıyaslamak, yapılan işi, alınan eğitimi değersizleştirmek anlamsızdır. Zira yukarıda de değinilmiş olduğu gibi “kıyas cehennemdir.”









