Geleceği sadece müneccimler bilmez! Sıradan insanlar da birtakım şeyleri öngörebilir. Bu biraz iddialı bir cümle oldu biliyorum ama aşağıda sizinle neden bu şekilde düşündüğümü paylaşacağım.
Birincisi, insan kendini tanıyorsa ve iyi analiz ediyorsa ne seçim yapacağını bilir. Yaptığı seçimlerin sonuçlarını da az çok tahmin eder. Atasözlerinin de bu konuda bize çok yardımcı olduğunu düşünüyorum. Örneğin, “rüzgâr eken fırtına biçer” atasözü bize insanın ektiğini biçtiğini ve yaptığı seçimlerin sonuçlarını er ger yaşayacağını anlatır. İnsanların arkasından kuyu kazan insan, bir gün “kazdığı kuyuya kendi düşer” mesela… Bu iki iki dört eder gibi bir şeydir
Karakterini iyi bilmek ve evrenin matematiğine zarar vermemek bence bu anlamda hayat kurtarır. Mesela birisi karşısındaki insanı sevmiyor ama ona gereksiz yere umut verip hayal kurdurtuyorsa ve sonunda onu keyfi yere terk ediyorsa bir gün o hayal kırıklığının kendisini de bulacağını bilmesi gerekir.
İkincisi, sadece kendi karakteri iyi analiz etmek yetmez. Biraz da insan sarrafı olup karşındaki insanı da iyi analiz etmek ve karakterini bilmek lazım. Bu da hayatın içine çok karışıp farklı insan karakterliyle çok karşılaşarak kazanılacak bir yetenek. Eğer karşınızdaki insanın karakterini iyi analiz ederseniz, ondan size zarar gelip gelmeyeceğini öngörebilirsiniz. Birisi size yalan söylüyorsa ya da sizin yanınızda başkaları hakkında konuşuyorsa bir gün başkaları yanında da sizin hakkınızda konuşur ya da yalanlarını çoğaltır. Bazı şeyler “huy” meselesidir.
Üçüncüsü, tolere ettiğiniz şeyleri iyice gözden geçirin. Zira bugün tolere ettiğiniz her şey ilerde sizi sıkıntıya sokabilir. Konuyu biraz daha mercek altına alacak olursak, diyelim ki bir insan sizi aldattı ve bunun sadece bir anlık bir “şaşma hali” olduğunu, bir daha tekrarlanmayacağını dile getirdi, sizden özür diledi ve siz de afettiniz. İşte o affettiğiniz şey üzerine iyice düşünmeniz gerekir. Çünkü yukarıda da size bahsettiğim gibi bazı şeyler “huy” meselesidir ve “huylu huyundan vazgeçmez.” İnsanlar genelde hatalarını tekrarlar. Çünkü bunu bilerek yaparlar ve bu üst üste yapıldığı takdirde “hata değil, tercihtir.” Bu sebepten ötürü neyin üzerine sünger çekip çekemeyeceğiniz hakkında iyi düşünmek gerekir.
Kısacası, insanın kendisini tanıması, karşısındakini tanıması ve neyin affedilip affedilmeyeceğin bilinmesi, gelecek hakkında birtakım ipuçları verir. Bu, bir ekonomistin doların yükselip yükselemeyeceğini bilmesi gibi bir şeydir. Çünkü ekonomiyi bilir, bu işin matematiğini çözmüştür ve kısa yanılsamalar ve sapmalar olsa da ne olup ne olamayacağını az çok kestirebilir. İnsan ilişkileri de böyledir. Hayatın içine ne kadar çok karışıp ne kadar çok insanla karşılaşırsanız insan ilişkilerinin matematiğini daha iyi analiz edersiniz. Tabi her şeyde olduğu gibi hayatın içinde de bazı istatistiksel sapmalar olabilir ve çeşitli istisnalar ortaya çıkabilir. Fakat meşhurdur ki “istisnalar kaideyi bozmaz.”









