Güzellik nedir diye araştırma yaparsanız eğer, “güzel olma durumu, estetik değerin yüksek olması” gibi anlamlara gelirken Vikipedi kaynağına baktığımıza zaman, “güzellik, estetiğin, toplumbilimin, toplumsal ruh bilimin ve kültürün bir parçası olarak incelenmektedir” bilgisine denk gelirsiniz.
Her şeyden önce de öznel bir kavramdır. Yani herkesin güzellik algısı farklıdır. Bu sebepten dolayı da insanlar bu konuda hiçbir zaman ortak bir paydada buluşamazlar. Ayrıca güzellik her dönem gerek estetik, gerek felsefi gerek sosyolojik olarak farklı açılardan değerlendirilmiştir. Fakat modern dünyadaki güzellik algısı adeta sıradan çekilen domino taşları gibi, insanların bir bir çökmesine neden olmaktadır.
Neden mi? Çünkü bazı kavramların içinin boşaltıldığı gibi, güzellik kavramının da içi boşaltıldı. Güzellik, sadece estetik açıdan göze hitap eden hoşluk olarak algılanmaya başlandı. Oysaki güzellik modern dünyada algılandığı gibi sadece göze hitap etmek değil, aynı zamanda ruha, kalbe, zihne de hitap etmektir. Ancak bu şekilde ruhlar karşılıklı olarak birbirini onaylar, kalpler birbirine evet der ve akıllar birbirine hitap eder ve bireyler birbirine ancak bu şekilde tam anlamıyla “hoş” gözükür. Yani güzellik hem estetik, hem zihin, hem ruhsal, hem de enerjisel olarak bir bütün şeklinde algılanırsa ortaya tam anlamıyla güzellik çıkar. Sadece dış güzelliğe yönelik bir ilgi, bireyleri günümüzdeki estetik çılgınlığına sürükler.
Yazdıklarımın estetiğe karşı bir yaklaşım olarak algılanmasını istemem. Çünkü karşı değilim. Ancak haddinden fazla estetik müdahalenin gençleri yanlışlara sürüklediğini ve bireyin kendisiyle barışık olmama durumu olduğunu düşünüyorum. Zira ortalık dış görünüşüne gereğinden fazla müdahale edince pişman olanlarla dolu ve insanlar birbirinin dış görünüş olarak aynı olmaya başladı. Bu da görünenin ardındaki gerçeği, yani ruh, kalp ve zihin güzelliğini gölgeledi. Kendi şahsi görüşümü dile getirmem gerekirse, eğer özgüveniniz tamsa, aldığınız eğitim konusunda alanınıza hakim bir insansanız ve gelişiminize sürekli devam ediyorsanız, kişisel bakımınızı ihmal etmiyorsanız ve etkili ve güzel konuşmaya önem veriyorsanız, yani kendinizi düzgün ifade ediyorsanız yeterince güzelsiniz demektir. Çünkü dış görünüşünüz kadar hayata karşı duruşunuz ve sergilediğiniz tutum ve davranışların güzelliği de önemlidir. İnsanlar üzerinde bıraktığınız etki ve kişisel imajınız da güzelliğinizin bir parçasıdır.
Kavramların tarihini ve anlamlarını doğru okuyup analiz etmek gerek. Zaman içinde bazı kavramların anlamı ve önemi değişir. Bir devre ait olan kavram, diğer devirde önemini yitirebilir ve kabuk değiştirir. Ya da bazı kavramların içi boşaltılır. Bunu yüksek lisans yaptığım sırada bize ödev olarak verilen Kavramlar Tarihi kitabında okumuştum.
Güzellik kavramı da bana göre zaman içinde değişen, doğru anlaşılmayan ya da içi boşaltılmış kavramlardan biri. Peki mademki zaman içinde içi boşaltılan, değişen, farklı çağlarda estetik açıdan farklı algılan bir kavram, neden geçici olan bir şey için insanlar bu kadar üzülüp kendini yıpratıyor?
Kendinizi sevin, geliştirin, hayata karşı bir duruşunuz olsun. Bilgili ve kültürlü olun. Kişisel bakımınıza önem verin. Böylesi inanın daha güzel.









