Vakti zamanında hocam olan çok sevdiğim bir büyüğüm var. Kendisinden yükseklisans yaparken Fransızcamı geliştirmek için özel ders almıştım. Ara sıra bir araya gelir, sohbet ederiz. Hayata dair, insana dair, doğaya dair fikir alışverişinde bulunuruz. Benden yaşça büyük insanların hayat tecrübelerine saygı duyduğumdan, onların fikirlerine her zaman değer verir ve söylediklerini can kulağıyla dinlerim. Yine bir araya geldiğimiz günlerden biriydi. Onun evine ziyarete gittim. Bana çay demledi ve ikramlıklar getirdi. Sohbet etmeye başladık. Aynen şunları söyledi: “Bak kızım, yaşın benimkinden küçük, hayat tecrüben benden az. Eğer sana bir dost tavsiyesi vermemi istersen kimseyi gözünde büyütme. Çünkü bende senin gibi vakti zamanında bazı insanları gözümde çok büyütüp onları zihnimde ulaşılmaz bir yere koymuştum ve onlara hiçbir zaman yetişemeyeceğimi düşünmüştüm. Ne yaparsam yapayım kendimi yetersiz hissediyor ve yapamadığım şeyleri yapan insanlarla kıyaslıyordum. Fakat zamanla gördüm ki, hiçbir hedef ulaşılmaz değilmiş, kimseyi gözünde büyütmeye değmezmiş çünkü gözümüzde büyüttüğümüz insanlar o kadar da büyük değilmiş.”
Bu sözleri kulağımda küpe yaptım ve zaman içinde de doğru olduğunu hayat tecrübelerime dayanarak teyit ettim.
Üniversitedeyken bir arkadaşım vardı. Okuduğu bölümün birincisiydi, benim bir üst dönemimdi ve çok iyi kurumlarda stajlar yapıyordu. Bütün bunları yapması çok güzeldi ama etrafında olup da onun yapamadıklarını yapan insanları da küçümseyip aşağılıyordu. O zamanlar ben kendimi onun gerisinde hissediyordum. Çünkü onun kadar bilinçli değildim. Fakat aradan yıllar geçtikçe aramızda açık kapanmaya başladı. Hatta ben ona depar attım diyebilirim. Çünkü çalışmayı hiç bırakmamıştım. Onun mezun olduktan sonra ulaştığı güzel hedeflere ben de ulaştım. Hatta daha iyilerini yaptım. Kendimi farklı alanlarda geliştirip özgeçmişime farklı artılar da ekledim ve zaman içinde ondan çok daha iyi duruma geldim. Çünkü onun başarısı belli bir noktaya gelince durdu. Kibirden yürüyemeyecek hale gelmişti. Bense hiç durmadan hayat yolunda yürürken heybeme ne atarsam kâr mantığıyla yürüyüp önüme gelen hiçbir eğitimi ve konferansı kaçırmıyordum. Zamanla onu geçtim. Bunu sizinle neden mi paylaştım?
Kendinizi kimseyle kıyaslamayın. Çünkü herkesin yapabilecekleri ve yapamayacakları, yani ivmesi farklı. Kimseyi de gözünüzde büyütmeyin. Yeterli zaman ayırarak ve emek verilerek yapılamayacak pek bir şey yok. Olsa da sayılı. Diğer yazılarımı takip ediyorsanız kurduğum şu cümleyi de okumuşsunuzdur: İmrendiğimiz hayatların ardında çok büyük emekler yatıyor. Fakat biz her zaman emek verilen kısmı değil, emekten sonra ortaya çıkan başarıyı görüp ona göre tavır alıyoruz ve son olarak kibirli olup kimseyi küçümsemeyin. Çünkü küçümsediğiniz her insanın sizi geçme potansiyeli illaki vardır. Yani üzerine basıp geçtiğiniz toprak bir gün muhteşem bir şekilde çiçek açabilir, bunu unutmayın.









