Gaziemir, İzmir’in en stratejik ilçelerinden biri. Havalimanı var, fuar alanı var, sanayi var. Peki ya belediyecilik?
İşte orası tartışmalı.
Seçim dönemlerinde broşür broşür dağıtılan vaatler, afişlerde gülümseyen yüzler… Ama seçim sandığı kapandıktan sonra Gaziemirli yurttaşın karşılaştığı tablo pek de iç açıcı değil. Ne yazık ki ilçede “hizmet belediyeciliği” yerini “algı belediyeciliğine” bırakmış durumda.
Çukur Çok, Çözüm Yok
Gaziemir sokaklarında yürümek cesaret istiyor. Bozuk yollar, aylardır kapatılmayan çukurlar, plansız asfalt çalışmaları… Aynı sokak bir yıl içinde üç kez kazılıyor, ama sorun bir türlü çözülmüyor. Bu mudur planlama? Bu mudur kamu kaynaklarını doğru kullanmak?
Şeffaflık Sözde Kaldı
Belediyenin bütçesi, ihaleleri, öncelikleri… Vatandaş bunları bilmiyor. Sorduğunda net cevap alamıyor. Oysa yerel yönetim demek, halka hesap vermek demektir. Şeffaflık, belediye binalarına asılan süslü pankartlarla değil; açık, anlaşılır ve erişilebilir bilgiyle olur.
Sosyal Belediyecilik Kâğıt Üzerinde
Ekonomik kriz her haneyi vurmuşken, Gaziemir’de sosyal destekler neden bu kadar yetersiz? Emekliler, gençler, dar gelirli aileler neden kendini yalnız hissediyor? Belediyenin sosyal projeleri neden sadece basın bültenlerinde var?
Çevre ve Kent Suçu Görmezden Geliniyor
Plansız yapılaşma, yeşil alanların azalması, çevreye duyarsız projeler… Gaziemir geleceğini mi kaybediyor? İlçenin çocuklarına bırakılacak bir nefes alanı bile düşünülmüyorsa, o koltuklar neden işgal ediliyor?
Unutulan Bir Gerçek Var
O koltuklar kimsenin tapulu malı değil.
Belediyeler, vatandaşa hizmet etmek için vardır; vitrin süslemek için değil.
Gaziemir halkı artık mazeret değil, icraat görmek istiyor.
Artık slogan değil, çözüm istiyor.
Artık susan değil, hesap soran bir Gaziemir var.
Ve unutulmasın:
Bu şehir hafızasız değil.
Sandık günü geldiğinde, yapılan da
yapılmayan da tek tek hatırlanır...









