Bazı yazıları kaleme alırken gerçekten üzülüyorum. Başlığı çarpıcı olması açısından bu şekilde koydum. Çünkü bu konuyu önemsiyorum ve herkesin okumasını istiyorum. Bugün dikkat çekmek istediğim nokta, yaşanan boşanma olaylarında taraflardan birinin çocuğun bakımını diğerinin üzerine yıkması ve kendi çocuğunu bir daha arayıp sormaması…
Şimdi ben böyle dedim diye “biz ayrıldık ama çocuğumuzla her iki taraf olarak da ilgileniyoruz” diyenler olacaktır. Bu yazı zaten onları tasvir etmiyor, okumasalar da olur. Ya da istisnalar kaideyi bozmaz. Siz ilgileniyorsunuz diye toplumun büyük çoğunluğunun öyle olduğu anlamına gelmez. Örneğin, ben geçen gün biriyle sohbet etim. Bana aynen şu cümleyi kurdu: “Annem ve babam ben küçükken boşandı ve ben babamı yedi yaşımdan beri görmüyorum. Sanki adamın benim hayatımda hiçbir fonksiyonu yok. Sadece benim dünyaya gelmeme vesile olmuş, o kadar…”
Aradan zaman geçti… Başka bir ortama girdim. Hanımefendinin biriyle konuşurken konu konuyu açtı ve boşanmaya geldi. Bana dedi ki: “ben boşandığımda oğlum bir yaşındaydı. Oğlum babasının bir yaşından beri görmüyor…” Peki babası neden görüşmek istemiyor diye sordum. Cevap aynen şöyleydi: “Babası evlendi. Yeni eşinden çocuğu oldu ve başka bir hayata geçiş yaptı. Sanırım yeni eşi de oğlumla görüşmesini istemiyor.”
Öncelikle şunu söyleyeyim, kimsenin hayatını yargılamak, kimseye bu konuda öğüt vermek benim haddime düşmez. Çünkü ben kimin hangi kararı ne şartlar altında aldığını bilemem. Fakat bazen kendimi tutamayıp şu soruları sormak istiyorum: Üvey olmak demek düşman olmak demek midir? Bizim ülkemizde bu konu çoğunlukla neden bu şekilde algılanıyor? Mesela yukarıdaki örnekte üvey anne neden çocuğun babasıyla görüşmesini istemiyor? Madem o istemiyor, baba neden ona itaat ediyor? O adamın kendi öz çocuğu onun hiçbir önem ifade etmiyor mu? Ya da anneden boşanan bazı babalar neden çocuklarıyla görüşmemeyi seçiyor? Çocuklarını yeni hayatı için “ayak bağı” olarak mı görüyorlar? Pek bu durum nereye kadar böyle gidecek?
Yukarıda da söyledim, kimsenin hayatını hakkında ahkâm kesemem. Böyle bir hakkım yok. Fakat bazı şeyleri söylemek duyarlı bir vatandaş olarak hepimizin görevi. Madem dünyaya bir çocuk geldi, onu getirdiğin gibi sorumluluğunu almak da sana biçilmiş bir görev. Bencilce yaşamanın ve var olan bir bireyi yok saymanın bir anlamı yok. Bir insanın içinde, psikolojisinde, hayat yolunda açılan yaranın telafisi de yok. Eşin de çocuğunla görüşmeni istemiyorsa eğer, o evlilik zaten baştan sorunludur, yürütmenin bir anlamı da yok. İkinci evliliği yaparken dikkatli olmakta, o küçücük çocukları saçma sapan insanlarla muhatap etmemek de fayda var. Zira bir insan kolay dünyaya gelmiyor ve kolay yetişmiyor…










Bu yazı harika bence ayrılan ve çocukları olan anne babalar in okumasını tavsiye ediyorum