Türkiye’de yıllardır değişmeyen bir hakikat var: Vergi, güçlüden değil güçsüzden alınıyor. Devletin kasasını dolduranlar çoğu zaman büyük sermaye, dev holdingler ya da yüksek gelir grupları değil; marketten süt alan, doğalgaz faturasını yatıran, arabasına benzin koyan milyonlarca yurttaş oluyor.
Bugün vergi gelirlerinin yaklaşık üçte ikisi dolaylı vergilerden geliyor. Yani gelirine, servetine, kazancına bakılmaksızın herkesin eşit ödediği vergilerden… Asgari ücretli de aynı KDV’yi ödüyor, yüksek gelirli yönetici de. Birinde aylık bütçenin yarasını kanatıyor, diğerinde bozuk para niyetine bile değil.
Peki sonuç?
Kasapta etin kilosuna bakıp “Bu ay alamayız” diyen vatandaş; her zamı iliklerine kadar hisseden çalışan; faturayı kısıp karanlıkta oturan emekli… Ve öte tarafta, vergi aflarının sıcak kucağında uyuyan şirketler, yıllarca birikmiş borçlarını “yapılandırma” müjdesiyle unutan büyükler…
Bu nasıl adalet?
Devlet, vatandaştan her kuruşun hesabını sorarken; büyük kazanç sahiplerinden aynı sertliği göstermiyor. Sıradan bir esnaf vergi beyanında ufak bir hataya düşse anında ceza kapıda. Ama milyarları yönetenlerin defterleri ‘uzlaşma’ ile kapanıyor. “Sorumluluk” kelimesi yalnızca geliri düşük olanların yakasına yapışıyor.
Gelir vergisi tarifesi yıllardır enflasyon karşısında eriyor. Çalışan daha yılın ortasında en yüksek dilime giriyor, maaşı artmadan vergisi artıyor. Sonra dönüp “Neden geçinemiyorsun?” diye soruluyor. Cevap basit: Çünkü ücretlinin cebindeki para vergiyle değil, vergisizlikle eriyor—başkalarının vergisizliğiyle.
Adalet, hukukta olduğu kadar vergide de olmalı. Vergi dediğin şey güçlünün değil, herkesin payına düşeni ödediği bir ortak yük olmalı. Ama bizde yükün dağılımı tersine dönmüş durumda. Sırtında milyonların ağırlığı, omuzlarında kaç kişiye paylaştırılıyor, belli değil.
Türkiye’nin gerçek reformu, sadece rakamlarda değil; vergi zihniyetinde olmalı.
Dolaylı vergileri azaltmadan, gelir ve servet üzerinden adil bir sistem kurmadan, vergi istisnalarını şeffaflaştırmadan bu düzenin düzelme ihtimali yok.
Son söz şu:
Bir ülkede vergi, adaletsizse; adalet de vergi gibidir, herkes için eşit değildir.









