Bir belediyeyi tanımak istiyorsanız, en çok reklam yaptığı projelere değil; en çok ihmal ettiği mahallelere bakın. Çünkü gerçek yönetim anlayışı vitrinlerde değil, görmezden gelinen sokaklarda saklıdır. Gaziemir’de bu fotoğrafın adı çok net: Beyazevler, Sarnıç ve Aktepe.
Bu mahallelerde yaşayan binlerce insanın ortak bir sorusu var: “Biz bu ilçenin parçası değil miyiz?” Çünkü ortada inkâr edilemez bir gerçek var—hizmette adalet yok. Bazı bölgelerde en küçük etkinlikler bile gösterişli organizasyonlarla sunulurken, bu mahallelerde bırakın büyük projeleri, en basit sosyal faaliyetlerin bile esamesi okunmuyor.
Sokaklar konuşuyor, insanlar anlatıyor. Yetersiz altyapı, bakımsız yollar, ihmal edilmiş parklar, sosyal yaşamdan koparılmış bir mahalle düzeni… Bunlar bir iki günlük sorunlar değil; yılların birikmiş ihmali. Ve en acısı, bu tabloya alışılması, hatta kabullenilmesinin beklenmesi.
Belediyecilik; pankart asmak, tören düzenlemek ya da belirli bölgeleri parlatmak değildir. Belediyecilik, eşitliktir. Belediyecilik, en uzak sokaktaki çocuğun da, en merkezi mahalledeki vatandaş kadar değerli olduğunu hissettirmektir. Ama bugün Beyazevler’de, Sarnıç’ta, Aktepe’de yaşayan insanlar kendilerini ikinci sınıf hissediyorsa, burada ciddi bir adaletsizlik vardır.
Sorulması gereken sorular açık ve net:
Neden bu mahalleler sürekli geri planda bırakılıyor?
Neden hizmetler belirli alanlarda yoğunlaşıyor?
Neden sosyal etkinlikler bile bu mahallelere uğramıyor?
Bu soruların cevabı verilmeden, “eşit hizmet” söylemi sadece bir slogandan ibaret kalır.
Unutulmamalıdır ki; bir kent, en çok ihmal edilen mahallesi kadar güçlüdür. Eğer Beyazevler, Sarnıç ve Aktepe yok sayılıyorsa, aslında Gaziemir’in bir kısmı bilinçli şekilde sessizliğe terk ediliyor demektir.
Artık bu sessizlik bozulmalı. Çünkü bu mahallelerde yaşayan insanlar sadaka değil, hak istiyor. Ayrıcalık değil, adalet istiyor. Ve en önemlisi, yaşadıkları yerin “üvey evlat” olmadığını görmek istiyor.









