Her yaz mevsimiyle birlikte Türkiye’nin ciğerleri yine yanıyor. Alevler, sadece ağaçları değil; içinde yaşayan canlıları, geçmişi, geleceği ve vicdanımızı da yakıyor. Manavgat, Marmaris, Bodrum, Hatay… Harita üzerinde kırmızıyla işaretlenen bu bölgeler artık sadece tatil beldeleri değil; aynı zamanda doğanın feryat ettiği yerler haline geldi.
Bir orman yangını, sadece birkaç ağaçtan ibaret değildir. O ağaçlar, yaban hayatının sığınağıdır. O gölgeler, milyonlarca yılda oluşan bir ekosistemin parçalarıdır. Her kayıp ağaç, bir kuşun yuvası; her kül olan yaprak, bir sincabın besinidir.
Peki biz insanlar olarak bu yangınlara ne kadar hazırız? Hâlâ etkili bir yangın yönetim sistemimiz olmadığını görmek, insanın içini yakıyor. Gönüllülerin fedakârlıklarıyla ayakta duran bir müdahale sistemi, devletin asli görevini yerine getirmediğini düşündürüyor. Teknoloji çağında yaşıyoruz ama hâlâ yangın söndürme uçaklarını tartışıyoruz.
Ancak bu sadece devletin değil, hepimizin sorumluluğu. Piknik alanlarında bırakılan bir cam şişe, söndürülmeyen bir izmarit, atılan plastikler… Küçücük bir ihmal, binlerce hektarlık ormanın kaderini belirliyor.
Ve sonra o acı haberler: “On binlerce hektarlık alan kül oldu.”
Bu cümleler sıradanlaştıkça, duyarsızlığımız artıyor. Oysa ki her yangın, sadece bir çevre felaketi değil; aynı zamanda bir insanlık sınavıdır.
Bu yaz da ormanlarımızı koruyamazsak, gelecek nesillere bırakacağımız yeşil bir miras kalmayacak. Ormanlar yalnızca doğa değil; kültürümüzün, nefesimizin, umudumuzun da kaynağıdır.
Sessiz kalmayalım. Herkes elini taşın altına koymalı. Gönüllü çalışmalar, çevre bilinci, eğitim programları ve daha önemlisi: Duyarlılık. Çünkü doğa, bize emanet. Ve bu emaneti kaybedersek, bir daha geri alamayız.










Nejdet bey o kadar haklısınız ki herkes duyarlı olup keşke dikkatli olabilse ama umursamazlık boş vermişlilik maalesef onların önemsemediği küçücük bir kıvılcım kocaman alev toplarına dönüp bugünümüzü, yarınımızı, geleceğimizi yok ediyor çok üzgünüm keşke herkes tek yürek olsada çevremizi korusak herseyi devletten beklemek değilde aslında suçu kendilerinde aramalılar bir saatlik keyifin bedeli yakıp geçiyor maalesef ????????????