Kurban Bayramı, takvimde sadece dört günle sınırlı bir dini vecibe değil, insan olmanın temel çağrısını yeniden hatırlatan manevi bir duraktır. Kurban, her şeyden önce bir adanmışlık eylemidir. Bireyin kendisini, sahip olduklarını ve hatta konforunu Allah’a ve insanlığa karşı sorumlulukla yoğurmasıdır. Fakat bu anlam, ne yazık ki modern zamanın gürültüsü içinde bazen unutuluyor.
Bayram sabahı yükselen tekbir sesleri, çocukların heyecanla giydiği bayramlıklar, elleri dolu torbalarla mahalle mahalle dolaşan kasaplar... Tüm bunlar aslında sadece folklorik bir manzara değil; paylaşmanın, hatırlamanın ve hatırlanmanın resmidir.
Bugün birçoğumuz kurban kesmeyi sadece teknik bir ibadet olarak görüyor. Oysa Kurban Bayramı, sadece etin bölüşüldüğü bir ritüel değil; yoksulu, komşuyu, kırgın kardeşi yeniden hatırlamak için bir bahanedir. Gerçek bayram, bir tabağın bir masada üç kişiye yettiği gündür; biri ev sahibi, biri misafir, biri de "unutulmuşlar."
Bir diğer önemli nokta da şu: Bayramlar, sadece büyüklerin değil; çocukların da karakterini yoğuran zamanlardır. Paylaşmanın, saygının ve vefanın ilk kez öğretildiği günlerdir. Bayram harçlığı verirken aslında sadece para değil; değerler de elden ele dolaşır.
Unutmayalım: Bir kurbanın kabulü, keskin bir bıçağın değil, yumuşak bir kalbin eseridir. İstediğimiz kadar büyükbaş hayvanlar keselim, eğer gönlümüzdeki kini kesemiyorsak, o bayram sadece takvimde kalır.
Bu bayram, sadece sofralara değil, gönüllere de kurban eti gitsin. Küsler barışsın, yalnızlar hatırlansın, çocuklar sevinsin… İşte o zaman gerçekten bayram olur.
Bayramınız mübarek olsun.
Nejdet Kubilay
Can Radyo, Can TV Doğru Sinyal Moderatoru










????????????????????????????❤️❤️❤️❤️❤️????????????????????????????????????????????????????