İnsan oğlu ne garip bir varlık…
Bir işi yapmak istemiyorsa, bin bir bahane üretir.
Bir dereden kırk su getirir; ellem eder, kullem eder...
Yalan söyler, dolanır, karşısındakini kandırdığını sanır.
"Bak, olmadı!" der pişkin pişkin…
Oysa farkında değildir: Aldattığı kişi başkası değil, yalnızca kendisidir.
Ama iş kendi çıkarına gelince, gökyüzünde bile olsa bir yolunu bulur ulaşır.
Çünkü mesele artık "istemek" değil, "çıkar" olmuştur.
Ne gariptir ki, bazı insanlar kendi elleriyle yalanlardan bir dünya kurar.
O dünyada mutluluk oyunu oynar, rol yapar, kandırır…
Zanneder ki kimse fark etmiyor.
Oysa çevresindeki herkes görür, bilir ama susar.
İnanmak istedikleri için değil, uğraşmaya değmeyeceğini düşündükleri için susarlar.
Ve işin en acı tarafı şudur:
Bu insanlar kendi yalanlarına en çok kendileri inanır.
"Ben doğru olanı yapıyorum," derken bile kendilerini kandırırlar.
Bir ömür böyle yaşarlar; ama sonunda…
O yalanların içinde boğulmaya mahkûmdurlar.
Unutmayın:
İnsan, ne yaparsa en çok kendine yapar.
Sandığı gibi kaldırdığı gözler, aslında çoktan inmiştir üstünden.
Saygıyı kaybeden, sessizce silinir hayat sahnesinden…
O yüzden siz siz olun...
Kimseye oyun oynamayın.
Maskelerle yaşamayın.
Özünüz neyse, sözünüz de o olsun.
Ama her şeyden önce:
İNSAN olun.
Gerçekten insan…
ŞENAY KUBİLAY









