Birkaç gün önceydi… Her sabah kahvaltı yaparken haberleri seyrederim. Yine haberleri izlerken ekranda bir kadının öldürülüşünü gördüm. Orada bulunan iki şahsın hiçbir şey yapmadan olaya baktığını dehşet içinde izledim ve lokmalarım boğazıma dizildi.
“Neden yardım etmediler?” diye düşündüm. Kadını kurtarmak için “Aman, bize de bir şey olur.” korkusu mu? Peki ya yardım çağırmak? O da yoktu. Sanki olağan bir şeyi seyrediyorlarmış gibi bakıyorlardı.
Nasıl bu hale geldik? Neden her gün haberlerde kadın cinayeti duyuyoruz? Bunun temelinde yatan nedir? Kimi kadın anne babasının gözü önünde eski sevgilisi tarafından, kimi kocası tarafından evlatlarının önünde, kimi sabah işine giderken ya da akşam işten çıkıp evine dönerken hiç tanımadığı bir akıl hastası tarafından öldürülüyor.
Ya da bir apartman katından aşağı atılarak “intihar” süsü veriliyor.
Son yıllarda artan bu kadın cinayetlerinin asıl sebebi nedir? Kadın öldürmek sanki artık olağan bir şeymiş gibi oldu. Bu nasıl olur, anlayamıyorum. Bu kadınlara kıyan o akıl hastaları, sorduklarında ya yaptıklarını hatırlamıyorlar, ya alkollü oluyorlar, ya cinnet geçiriyorlar ya da “tahrik edildim” diyorlar.
Artık iş o kadar çığırından çıktı ki… Evli ve eşini kendi aldattığı halde, eşi ayrılmak isteyince kendi günahının bedelini çocuğunun annesine yükleyip, kendinden olan evladıyla birlikte katlediyor; bir de Oscar’lık performans sergilercesine mezarının ve tabutunun başında ağlayabiliyorlar.
İnanılmaz… Her geçen gün toplum olarak çöküyoruz.
Eskiden töreler ve “namus” adı altında kadınlar katlediliyordu, şimdi ise sadece ayrılmak istedikleri için öldürülüyorlar. Resmî verilere göre de kadın cinayetleri artıyor.
İçişleri Bakanlığı’nın resmî verilerine göre 2022 yılında 284, 2023 yılında 309, 2024 yılının ilk 10 ayında ise 276 kadın cinayeti gerçekleşti. Platformun verilerine göre ise 2022’de 334, 2023’te 315, 2024’te 394 kadın cinayeti yaşandı.
Söylenenlerle yapılanlar o kadar farklı ki… Hani kadınlar baş tacıydı? Hani cennet annelerin ayağının altındaydı?
Oysa ki anneler, evlatlarının gözü önünde acımadan öldürülüyor, öldüresiye dövülüyor.
“Çok sevdiğinizi” söylediğiniz bu kadınlara bu vahşeti nasıl yaşatabiliyorsunuz?
Şimdi soruyorum: Bu canileri bir kadın doğurmadı mı? Kadın şayet her söyleneni yaparsa, şikâyet etmezse, yapılan zulme boyun eğip susarsa yaşama hakkı var.
Ama “Ben bunları yaşamak istemiyorum.” dediğinde ve gitmek istediğinde yaşama hakkı elinden alınıyor.
Ya yapılan her şeye boyun eğersin ya da ölürsün!
Kendilerinde bu yetkiyi nasıl buluyorlar? Artık yeter!
Kadınlar ölmesin! Kadın cinayetlerine ve şiddetine hep birlikte dur diyelim!









