Programdan satır başları şöyle...
On yıl boyunca Melih Gökçek savaşı verdim
Şehir plancısıyım ve mesleğimi severek yaptım. Uzun yıllar Ankara'da yaşadım ve Ankara'da yaşarken Melih Gökçek zamanında ona karşı ciddi savaşlar verdik. Yaklaşık 10 yıl boyunca Melih Gökçek'in kente karşı işlediği suçlar dolayısıyla ciddi mücadeleler verdik. Daha sonra 11 yıl il özel idaresinde çalıştım. Burada daha çok engelsiz kentler nasıl olmalı konusunda çalışmalar yaptık. Ardından Çankaya Belediyesi'nde 5 yıl başkan yardımcılığı yaptım.
İzmir maceram başladı ve 5 yıl Konak Belediyesi'nde Sema Pektaş ile birlikte çalıştık. Son 4 yıldır da büyükşehir belediyesinde genel sekreter yardımcılığı yapıyordum. Son bir yıldır da ESHOT genel müdür yardımcılığı yaptım. Oradaki görevimden istifa ederek Türkiye İş Partisi milletvekilliği adaylığına başvurdum.
Toplum artık sağ politiklardan bıktı!
Toplumda bir dönüşüm isteği var. Bu siyaset anlayışının bizi bir yere getirmediği ortaya çıktı. Ortak geleceğine sahip çıkmak isteyen benim gibi pek çok insan artık siyasette benim de sözüm var demek için yola çıktı. Türkiye İşçi Partisi'ne son birkaç yıldır gelen yoğun katılımda bunu söylüyor. Ortak geleceğimize sahip çıkalım ve vicdanlı insanlarında siyasette yeri olsun kaygısı bunu biraz tetikledi. Toplum artık sağ politikalardan bıktı. Artık sol sosyalist politikaların önemi biraz daha anlaşıldı ve bu yönde özellikle son 5 yıldır Türkiye İş Partisi'nin 4 milletvekilinin mecliste gösterdikleri muhalefet sahici bir muhalefetti. Bütün mücadelelerde onları görebiliyorsunuz. Dolayısıyla bu toplumda karşılık buldu ve aslında bir boşluğu doldurdu. Bunu da benim gibi insanlar gördü. Aslında aktif siyasetin içinde olmadım şimdiye kadar ama her zaman mücadelenin içindeydim. Dolayısıyla kendi ortak geleceğine sahip çıkmak isteyen insanlardan biriyim. Ben Türkiye İşçi Partisi'nde siyaset yapmak istedim ve doğru adresi bulduğumu düşünüyorum.
Türkiye'nin her tarafında Türkiye İşçi Partisi'ne yoğun ilgi var. Ankara'da Hatay'da Antalya'da Bolu'da Afyon'da ve pek çok şehirde bunu görebiliyoruz. Bu yoğun ilgi 1 Mayıs mitinglerinde de gördük. Üye sayımızla görüyoruz. Üye sayımız 50 binin üzerine çıktı ve bu olay sol sosyalist bir parti için hayal bile edilemeyecek bir rakam. Üyelerimizin hepsinin şu an ve seçimden sonra partimizin büyümesinde çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye İşçi Partisi artık meclisteki o 4 milletvekilinin yanına 10 tane 15 tane daha milletvekili koyarak grup kurmak ve kalıcı hale gelmek istiyor.
Saray rejiminin karşısındaki en güçlü aday Kılıçdaroğlu
Genel başkanımız Erkan Baş Kılıçdaroğlu'na desteğini açıklamıştı. Saray rejiminin karşısındaki en güçlü adayı destekleme kararı almıştık ve şu anda sahada Kılıçdaroğlu için en çok çalışan ekibiz.İkinci oy için ise şöyle diyoruz: Milletvekilliğinde meclisi belirleme şansı var. Seçmenlerimizden Türkiye İşçi Partisi'nin mecliste milletvekili sayılarının artması için oy istiyoruz. Aday belirlerken de belli kriterlerimiz var öyle tepeden inme aday belirlemiyoruz. Mücadelenin içinden gelen liyakatı olan adaylar belirlendi. Seçmenlere adaylara bakmalarını söylüyoruz. Taraftar mantığıyla oy vermelerini istemiyoruz. Meclisi belirleme şansları var mecliste kimi görmek istiyorlarsa kimin kendinizi daha iyi temsil edeceğini düşünüyorsanız ona göre kararınızı verin diyoruz. Ve bu seçimde iddialıyız.
Verilen her oy TİP’e gider boşa gitmez
Oyun boşa gitmesi diye bir şey söz konusu değil. Türkiye İşçi Partisi'nin baraj sorunu yok. Partiler eğer baraja takılırsa seçmenin oyu boşa gider. Şimdi Emek ve Özgürlük İttifakı'nda olduğumuz için ve Emek ve Özgürlük ittifakı zaten barajı açtığı için hiçbir şekilde baraj sorunumuz yok. Bundan dolayı gönül rahatlığıyla oy verebilirler. Dolayısıyla diğer partilerin ne kadar milletvekili çıkarma şansı varsa Türkiye İşçi Partisi'nin de o kadar şansı var. Verilen her oy TİP'e gider boşa gitmez.
BÜŞRA IRMAK
On yıl boyunca Melih Gökçek savaşı verdim
Şehir plancısıyım ve mesleğimi severek yaptım. Uzun yıllar Ankara'da yaşadım ve Ankara'da yaşarken Melih Gökçek zamanında ona karşı ciddi savaşlar verdik. Yaklaşık 10 yıl boyunca Melih Gökçek'in kente karşı işlediği suçlar dolayısıyla ciddi mücadeleler verdik. Daha sonra 11 yıl il özel idaresinde çalıştım. Burada daha çok engelsiz kentler nasıl olmalı konusunda çalışmalar yaptık. Ardından Çankaya Belediyesi'nde 5 yıl başkan yardımcılığı yaptım.
İzmir maceram başladı ve 5 yıl Konak Belediyesi'nde Sema Pektaş ile birlikte çalıştık. Son 4 yıldır da büyükşehir belediyesinde genel sekreter yardımcılığı yapıyordum. Son bir yıldır da ESHOT genel müdür yardımcılığı yaptım. Oradaki görevimden istifa ederek Türkiye İş Partisi milletvekilliği adaylığına başvurdum.
Toplum artık sağ politiklardan bıktı!
Toplumda bir dönüşüm isteği var. Bu siyaset anlayışının bizi bir yere getirmediği ortaya çıktı. Ortak geleceğine sahip çıkmak isteyen benim gibi pek çok insan artık siyasette benim de sözüm var demek için yola çıktı. Türkiye İşçi Partisi'ne son birkaç yıldır gelen yoğun katılımda bunu söylüyor. Ortak geleceğimize sahip çıkalım ve vicdanlı insanlarında siyasette yeri olsun kaygısı bunu biraz tetikledi. Toplum artık sağ politikalardan bıktı. Artık sol sosyalist politikaların önemi biraz daha anlaşıldı ve bu yönde özellikle son 5 yıldır Türkiye İş Partisi'nin 4 milletvekilinin mecliste gösterdikleri muhalefet sahici bir muhalefetti. Bütün mücadelelerde onları görebiliyorsunuz. Dolayısıyla bu toplumda karşılık buldu ve aslında bir boşluğu doldurdu. Bunu da benim gibi insanlar gördü. Aslında aktif siyasetin içinde olmadım şimdiye kadar ama her zaman mücadelenin içindeydim. Dolayısıyla kendi ortak geleceğine sahip çıkmak isteyen insanlardan biriyim. Ben Türkiye İşçi Partisi'nde siyaset yapmak istedim ve doğru adresi bulduğumu düşünüyorum.
Türkiye'nin her tarafında Türkiye İşçi Partisi'ne yoğun ilgi var. Ankara'da Hatay'da Antalya'da Bolu'da Afyon'da ve pek çok şehirde bunu görebiliyoruz. Bu yoğun ilgi 1 Mayıs mitinglerinde de gördük. Üye sayımızla görüyoruz. Üye sayımız 50 binin üzerine çıktı ve bu olay sol sosyalist bir parti için hayal bile edilemeyecek bir rakam. Üyelerimizin hepsinin şu an ve seçimden sonra partimizin büyümesinde çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye İşçi Partisi artık meclisteki o 4 milletvekilinin yanına 10 tane 15 tane daha milletvekili koyarak grup kurmak ve kalıcı hale gelmek istiyor.
Saray rejiminin karşısındaki en güçlü aday Kılıçdaroğlu
Genel başkanımız Erkan Baş Kılıçdaroğlu'na desteğini açıklamıştı. Saray rejiminin karşısındaki en güçlü adayı destekleme kararı almıştık ve şu anda sahada Kılıçdaroğlu için en çok çalışan ekibiz.İkinci oy için ise şöyle diyoruz: Milletvekilliğinde meclisi belirleme şansı var. Seçmenlerimizden Türkiye İşçi Partisi'nin mecliste milletvekili sayılarının artması için oy istiyoruz. Aday belirlerken de belli kriterlerimiz var öyle tepeden inme aday belirlemiyoruz. Mücadelenin içinden gelen liyakatı olan adaylar belirlendi. Seçmenlere adaylara bakmalarını söylüyoruz. Taraftar mantığıyla oy vermelerini istemiyoruz. Meclisi belirleme şansları var mecliste kimi görmek istiyorlarsa kimin kendinizi daha iyi temsil edeceğini düşünüyorsanız ona göre kararınızı verin diyoruz. Ve bu seçimde iddialıyız.
Verilen her oy TİP’e gider boşa gitmez
Oyun boşa gitmesi diye bir şey söz konusu değil. Türkiye İşçi Partisi'nin baraj sorunu yok. Partiler eğer baraja takılırsa seçmenin oyu boşa gider. Şimdi Emek ve Özgürlük İttifakı'nda olduğumuz için ve Emek ve Özgürlük ittifakı zaten barajı açtığı için hiçbir şekilde baraj sorunumuz yok. Bundan dolayı gönül rahatlığıyla oy verebilirler. Dolayısıyla diğer partilerin ne kadar milletvekili çıkarma şansı varsa Türkiye İşçi Partisi'nin de o kadar şansı var. Verilen her oy TİP'e gider boşa gitmez.
BÜŞRA IRMAK






