Ankara’daki Cemevi saldırılarına tepki gösteren (SODEV) Sosyal Demokrasi Vakfı sosyal m€dya hasabından bir basın açıklaması yayınladı. SODEV,” Bize dayatılan bu gri rengi de asla kabul etmiyoruz. Çünkü gri olmanın siyahtan yana olmak anlamına geldiğini biliyoruz. “ ifadelerini kullandı.
Yapılan açıklamada,
”GRİ OLMANIN SİYAHTAN YANA OLMAK ANLAMINA GELDİĞİNİ BİLİYORUZ!
Önceki gün, Alevi yurttaşlarımız için kutsal olan Muharrem Orucu’nun başladığı gün, Ankara’da Cemevleri ve Alevi kurumlarına saldırılar düzenlendi. Saldırıların ardından yetkililerce yapılan açıklamaları dikkatle takip ettik. Bu açıklamalardan anladığımız ve şaşırmadığımız kadarıyla; saldırılar yine bir provokasyon! Söz konusu Alevi yurttaşlarımız olunca, bu provokasyonların kaynağına ulaşmak bugüne kadar ne yazık ki mümkün olmadı. Bu tür saldırılar genellikle münferit saldırı olarak nitelendirilerek ya failler yakalanmadı ya da yakalanan faillerin “meczup”, “kendini bilmez birileri”, olduğuna “resmen” şahit olduk. Devlet, olaya daha ciddi baktığını düşünmemizi istediği dönemlerde ise “karanlık güçler”i işaret etti.
Devletten beklediğimiz; Sık kullandığı için tozlanmayan raflardaki bu klişe açıklamalar değildir. Provokasyon olduğunu iddia edip kaynağını bulmayanlar, bu provokasyonun bizzat planlayıcıları, azmettiricileridir. İtham ediyoruz.
Alevi yurttaşlarımıza saldırıp, yakıp, katledip sonra da onlardan hoşgörü bekleme sahtekarlığının tekrar dile getirilmeyeceğine inanmak istiyoruz.
Bu saldırılar nedeniyle tali tartışma konuları açarak, örneğin; Cemevleri’nin ibadethane olup olmadığı gibi, Alevi yurttaşlarımızın kutsallarına onlar yerine karar verilmeyeceğine, tartışılmayacağına inanmak istiyoruz.
Her gün daha fazla tükenmekte olan iktidarın, bu tip saldırılarla yeni bir kutuplaşma alanı yaratma peşinde olmadığına inanmak istiyoruz.
Ve devletin, yüzlerce yıl önce Kerbela’da katliam gerçekleştirenlerin siyahlığında değil, demokrasinin beyazlığında olması gerektiğine inanıyoruz!
Bize dayatılan bu gri rengi de asla kabul etmiyoruz. Çünkü gri olmanın siyahtan yana olmak anlamına geldiğini biliyoruz. “ ifadeleri kullanıldı.
Yapılan açıklamada,
”GRİ OLMANIN SİYAHTAN YANA OLMAK ANLAMINA GELDİĞİNİ BİLİYORUZ!
Önceki gün, Alevi yurttaşlarımız için kutsal olan Muharrem Orucu’nun başladığı gün, Ankara’da Cemevleri ve Alevi kurumlarına saldırılar düzenlendi. Saldırıların ardından yetkililerce yapılan açıklamaları dikkatle takip ettik. Bu açıklamalardan anladığımız ve şaşırmadığımız kadarıyla; saldırılar yine bir provokasyon! Söz konusu Alevi yurttaşlarımız olunca, bu provokasyonların kaynağına ulaşmak bugüne kadar ne yazık ki mümkün olmadı. Bu tür saldırılar genellikle münferit saldırı olarak nitelendirilerek ya failler yakalanmadı ya da yakalanan faillerin “meczup”, “kendini bilmez birileri”, olduğuna “resmen” şahit olduk. Devlet, olaya daha ciddi baktığını düşünmemizi istediği dönemlerde ise “karanlık güçler”i işaret etti.
Devletten beklediğimiz; Sık kullandığı için tozlanmayan raflardaki bu klişe açıklamalar değildir. Provokasyon olduğunu iddia edip kaynağını bulmayanlar, bu provokasyonun bizzat planlayıcıları, azmettiricileridir. İtham ediyoruz.
Alevi yurttaşlarımıza saldırıp, yakıp, katledip sonra da onlardan hoşgörü bekleme sahtekarlığının tekrar dile getirilmeyeceğine inanmak istiyoruz.
Bu saldırılar nedeniyle tali tartışma konuları açarak, örneğin; Cemevleri’nin ibadethane olup olmadığı gibi, Alevi yurttaşlarımızın kutsallarına onlar yerine karar verilmeyeceğine, tartışılmayacağına inanmak istiyoruz.
Her gün daha fazla tükenmekte olan iktidarın, bu tip saldırılarla yeni bir kutuplaşma alanı yaratma peşinde olmadığına inanmak istiyoruz.
Ve devletin, yüzlerce yıl önce Kerbela’da katliam gerçekleştirenlerin siyahlığında değil, demokrasinin beyazlığında olması gerektiğine inanıyoruz!
Bize dayatılan bu gri rengi de asla kabul etmiyoruz. Çünkü gri olmanın siyahtan yana olmak anlamına geldiğini biliyoruz. “ ifadeleri kullanıldı.







