"AK TOROSLAR ÇETESİNİ YARGILAYACAĞIZ"
Özel, "insanların en mutlu gününün, en önemli anının cezaevinde de olsa fotoğraflarını dahi onlardan sevdiklerinden esirgeyen ve 60 gündür içerideki hiçbir arkadaşımıza açık görüş fotoğraflarını vermeyen bu rejime lanet olsun" diye konuştu.
Saray'ın panik halinde olduğunu söyleyen Özel, "Biz de bu iddianame üzerinden AK Toroslar çetesini yargılayacağız. Moralleri bozuk, 19 Mart darbecileri kaçacak yer arıyorlar. AK Toroslar çetesi birbirilerine girmiş durumda, küfürleşiyorlar, kavga ediyorlar" ifadelerini kullandı.Özel, şu ifadeleri kullandı:"Dimdik ayaktayız. Hepimizin morali son derece yüksek. Cunta panik halinde. AK Toroslar çetesi dağılmış durumda. Bir iddianame yazacaklar, elleri ayaklarına karışmış durumda. Çünkü hep söylüyordum. Bugün iftira attırıyorlar, yalanlamak bize düşüyor. Bugün onlar söylüyor, biz doğrusunu söylüyoruz. Onlar atıyorlar yalanı TRT’den. ‘Allah yokluğunu göstermesin’ diyeceğim ama yok yine bak. Biz ‘Yayın yapsın’ diyoruz, TRT yine yok. Anadolu Ajansımızı kullanarak, Atatürk’ün ajansı, TRT’mizi kullanarak ama oraları işgal ettikleri partizanca tutumlarla kötü yöneterek iftiralar atıyorlar. O günden bugüne attıkları dünya kadar iftiranın birini ispatlayabilmiş değiller. Şimdi itirafçı diye iftira attırdıklarının kağıtları önlerinde. Bakın AK Toroslar çetesi sinkaflı birbirine girmiş durumdalar. ‘Aldırdım bu ifadeyi, yazdırmışın bunu. Haydi bunu buradan bağla da göreyim…’ Böyle kavga ediyorlar. Daha dün… Şaşırıyorsanız hiç şaşırmayın arkadaşlar. Birbirinize diyorsunuz ya ‘Onu onu yazdırmışsın, bunu bunu yazdırmışsın.’ Birbirinizin adını söylüyorsunuz, şimdi ben söylemeyim. ‘Gelsin o bu ifadeyi nasıl aldıysa, bunun bağını o kursun bakalım.’ ‘Vardır bir bildiği’ diyor. Yok onun bir bildiği. Onun aklı başında değil. Hep söylüyorum buradan, yok onun bir bildiği. Karman çorman yaptılar. Şimdi iddianame gelecek biz onları yargılamaya başlayacağız. Bu kadar ispatlanamayacak iftirayı, yalanı hani attırdın ya. ‘O ona yapmış, bu bunu. Duydum.’ Haydi bakalım şimdi. Yazacaksın, somuta dönecek. Öyle şey gibi değil. TRT’de iki gece konuştur, A Haber’de elinde çubukla anlattır, CNN’de bilmem ne yaptır. Haydi bakalım yaz bir kağıda, somut ispatla. Biz de o iddianame üzerinden bu AK Toroslar çetesini yargılayacağız. Şimdi birbirleriyle kavga ederken, dün birinin ağzından küfür kaçmış, sinkaf çıkmış. ‘Gelsin yapsın bakalım bunu burada’ diye birbirlerine girmişler. AK Toroslar çetesinin moralleri bozuktur. Saray rejimi tükenmiştir. 19 Mart darbecileri kaçacak delik aramaktadırlar. Bakın size dert olsun. Gelin hanım nerede? Bizdeki morale bak, sen kendi haline bak. Gelin var, damat var, çiçek var. Moralimiz yüksek. Aday var, ofis var, sandık var. Moralimiz yüksek. Karşımıza çıkamayanlar düşünsün. 62 gün önce Filiz Hanım buradaydı, 62 gün sonra Sinem Hanım burada. Eşleri içeride ama dimdik ayaktalar. Ant olsun ki biz kazanacağız, kötülük kaybedecek. Hepinize söz veriyorum. İyilik kazanacak, güzellik kazanacak, masumiyet kazanacak, haklılık kazanacak, biz kazanacağız. Kötüler, çeteler, cuntacılar kaybedecek. Bizim içerideki arkadaşlarımızın moralleri beklediğinizin çok üstünde. Yerin yedi kat üstünde. Sarayda oturanlar, Çağlayan Sarayı’nda da oturanlar, sözde Adalet Sarayı’nda, tabii içlerindeki namuslu hakimleri savcıları tenzih ederim. AK Toroslar çetesini kastediyorum. Kaçak sarayda oturanlar da moralman yerin yedi kat dibinde. Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız."
"İMZA ATANLAR EVİNDE, ATMAYANLAR BURADA"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un CHP’li belediyelere soruşturmalar hakkındaki son açıklamalarını değerlendiren Özel, şunları söyledi:"Bir yerde bir etkin pişmanlıktan yararlanan varsa, ben ‘Onu değerlendirme’ demiyorum. Yılmaz Tunç niye diyor? Bilmiyorum. Önemli olan şimdi diyorsun ya, ‘Benim dediğim gibi ifade ver, evine, çocuğuna kavuş.’ İmza atanlar evinde, ev hapsinde. Atmayanlar burada. Eşinden ayrı geçirecek evlendiği ilk geceyi. İmza atmayanlar burada, atanlar evinde. Evladıyla, çoluğuyla, çocuğuyla tehdit edilip iftiraya zorlananlara Ekrem Başkan ‘Atın imzayı. Ben öderim bedelini’ demişti zaten. Ama o kadar çok yalanı bir araya getirdiler ki, biraz önce anlatmaya çalıştığım o. Yılmaz Bey’e de giden bilgi o. Yılmaz Bey’le nasıl olmuş, kalp kalbe mi karşıymış veya tevafuk mu olmuş? Aynı şeyi konuşuyoruz aynı gün. O da diyor ki şimdi iddianame yazılamama sorunsalıyla karşı karşıyayız. Açık söylüyorum, Sayın Bahçeli’nin söylediği, MHP’li hukukçuların söylediği, vicdanlı AKP’li milletvekillerinin, hukukçuların söylediği bir şey var. Ne dedi Devlet Bey? ‘Tavı kaçtı’ dedi. Toprak tava gelir ya, ekersin tohumu. Toprak tava gelirse bir şey yeşerir. ‘Tavı kaçtı artık bu işin’ diyor. ‘Bu kadar uzun tutukluluk ve iddianame yazılmaması tavı kaçan soruşturmalar. Gece gündüz çalışıyorsunuz, yazın da çıkarın’ diyor. Şimdi de bunlar gün 48 saat olsa iddianame yazamıyorlar. Eylüle kadar yetiştireceklerdi güya, dün kendi ifadeleri, ‘Seneye eylüle kadar yazsan yazılmaz bu iddianame. Ne yapacağız biz?’ diyor. Çünkü fevkalade koordinasyonsuz bir şekilde, bir şımarıklık, bir gözü dönmüşlükle, birisine ‘Tamam dediğiniz gibi ifade vereceğim’ deyince bir sürü iftira attırdılar. Yılmaz Bey de ‘Ne yapsınlar, bunları görmezden gelemezler’ diyor. Çünkü bir iddia bu."Bu kadar iftiraname ile bu iddianame yazılamaz. Şimdi bu iftiranamelerin bir yere bağlanması lazım. Siz şimdi bana bir şey iddia ediyorsunuz. Diyorsunuz ki ‘Özgür Özel dün şu restoranda oturdu. Kahve içte, parasını ödemedi.’ Sen şimdi ‘Bir restoranda oturup parasını ödemediğini iddia eden birisi var’ diyorsun. CNN ‘Parayı ödememiş, parayı ödememiş’ diyor. A Haber ‘Parayı ödemeyen Özgür Özel’e yazıklar olsun’ diyor. Ama iddianame çıkınca, sen bana yazacaksın. Hangi gün, hangi tarih, hangi saat, hangi restoran? Ben de sana o tarihte, o saatte nerede olduğumu ispatlayacağım. Sen çökeceksin. İddianame bu yüzden yazılamıyor. Yılmaz Tunç’un dediği, ‘Ne yapsın, dünya kadar etkin pişmanlık hükümleri var. Bunlardan da yararlanmaması düşünülemez’ diye aslında hiç haz etmediği, Akın Gürlek’e ‘Hadi yaz bakalım’ diyor. ‘Hadi yaz iddianameyi’ diyor. Çünkü diyorlarmış ki ‘Bazılarını tutarsız görüp, dışarıda bırakmalıyız iddianame yazmak için.’ ‘Değerlendireceksin’ diyor. Aslında günahı kadar sevmediği, haz etmediği, yetki aşımı yapan, kendi meslektaşlarını ezen, olmayan, anayasada bulunmayan Türkiye Başsavcılığı yetkisini kullanan birisine, güç zehirlenmesi ile ‘Yaptım bunu, yaptım bunu’ diyen birine, ‘Ne beni taktın ne başka savcıları taktın. Hadi bakalım o kadar iftiranın önünde yaz iddianameyi’ diyor. Dün de o iddianamenin yazılamayacağını, kendi aralarında ‘Nasıl olacak bu?’ En son başlamışlar ‘Bu ifadeyi alan bilmem kim gelsin yazsın şimdi bunu’ diye. Çünkü gözü dönmüş, iş yapmışlar. Yılmaz Bey aynı duygudayız. Bu arkadaşların yaptığı iş değil. Ama sen de HSK’nın Başkanısın. Bence olmamalısın. HSK Başkanı Adalet Bakanı olmamalı. Ama kaçamayacağın bir şekilde Başkanısın. Ben de geçen hafta evlatla tehdidi, eşle tehdidi, sürekli tutuklu kalmayı, uzun cezalar alma tehditleriyle iftiraya zorlananların, AK Toroslar çetesi tarafından yapılan bu işlerin beyanlarına istinaden HSK’ya başvurdum. Şimdi sizin bunları soruşturup gerekli işlemi yapmanız lazım. Öyle laf çakmakla olmaz. ‘İddianame yazamıyorsun, ne oldu bak’ demekle olmaz. O iddianame yazılacak, masanın üzerine gelecek, esas yargılama başlayacak. Biz AK Toroslar çetesini yargılayacağız. Sonra iftira attıranları yargılayacağız. O gün o iftira attırdıklarının bir kısmı da bu iftirayı -ki kanun çok açık- kendi rızasıyla olacak. Çıkıp da hakim derse ne olacak? ‘Beni evladımla tehdit etti de ondan attım o imzayı.’ Bu sefer hakim bu iddia karşısında yeni bir soruşturma başlatacak. O zaman bakalım izin verecek misiniz, vermeyecek misiniz AK Toroslar’ın pamuk ipliği gibi çözülüp çözülmemesine? O yüzden onlar düşünsün bundan sonra. Adalet Bakanı benim asker arkadaşım, aynı birlikte görev yaptık, farklı rütbelerdeydik. Ama aynı komisyonda görev yaptık. O iktidar milletvekili, ben muhalefetteydim. Birlikte görev yaptık, ben kıdemli Grup Başkanvekiliydim, o yeni Grup Başkanvekili. Şimdi bakanlık nasip oldu. Kimin ne gün nerede olduğu değil, yastığa başını koyunca vicdanına hesap verebilip, veremediği. Ben Yılmaz Bey’e diyorum ki, ‘Tarihi bir cesaret göster, şu çetenin üstüne sen git. Ana Muhalefet Lideri olarak tam destek arkanda duracağım. Yeter ki şu nefret ettiğin AK Toroslar’ı dağıt geç. HSK’nın Başkanısın."