DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı'nın konuşmasından satır başları şöyle:
Apolitik insanların içerisinde yeni bir işçi sınıfı yaratılmaya başlandı
Sendikalaşma 12 Eylül öncesi çok daha fazladır. Aslında 12 Eylül askeri darbesinin yapmasının asıl gerçek nedeni işçi sınıfının iktidarı değiştirebilecek güce ulaşmasından kaynaklıdır. Yoksa sağ sol çatışması, kardeş kavgasından daha çok Amerika'nın ''Bizim çocuklar başardı'' dedikleri 12 Eylül darbesiyle işçi sınıfı çok büyük darbe almıştır. 12 eylül'le birlikte birçok antidemokratik yasa gündeme gelmiş ve 12 yıl boyunca sendika ve konfederasyonlar kapatılmıştır. 12 Eylül öncesinde kahveye çay içmeye ve kitap okumaya giderdik ama şimdi 12 Eylül'den sonra Amerikan ürünleri ve emperyalizmiyle üreten toplumdan çok tüketen topluma geçtik. Apolitik insanların içerisinde yeni bir işçi sınıfı yaratılmaya başlandı.
Vahşi Sömürü Düzenine Geçilmiştir
Özel sektörde artı değer mutlaka her zaman var. Artı değer ürettiğin bir maldan yıl sonundaki çıkan değerin işçilerin üzerindeki eşit ağırlıklı şekilde dağıtılmasıdır. Biz genel hatlarıyla şu anda İzmir'den üzerinden bahsedersek belediyelerle çalışıyoruz. Belediyelerde artı değer mümkün değil. Genelde bacalı dediğiniz yani bacası olan fabrikalarda inanın bütün fabrikalarda artık artı değer var. Bütün fabrikalar az ya da eşit ya da küçük ya da büyük artı değeri işçiler ile paylaşmak zorundadır. Kapitalistler karına daha fazla kar katabilmek amacıyla bu ülkenin en büyük toplu sözleşmesi olan asgari ücretin üzerinde bir şey vermemek adına bu işlerin yaşamından hayatından geleceğinden her şeyinden çalarak vahşi sömürü düzenine geçmiş oluyorlar.
Sendikalaşmanın ve toplu sözleşmenin olduğu yerde kayıtdışılık diye bir şey olamaz.
Bugün Sosyal Güvenlik Kurumu lütfen bir açıklama yapsın kayıtdışı ve kayıtdışılık. Kayıtiçi için yüzde 60 gösterecekler, kayıtdışı yüzde 40 gösterecektir. Bugün Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekliler en yüksek emekli maaşı alamıyorlarsa bu kayıtdışılıktaki yüzde 40'ın kayıt dışına çıkmasından dolayı alamıyor. Sebebi de sosyal güvenlik kurumu veya ilgili bakanlıklar buna göz yumruklar için. Sendikalaşmanın ve toplu sözleşmenin olduğu yerde kayıtdışılık diye bir şey olamaz. Ama bugün gidin sanayide de küçük işletmede de hepsinde kayıtdışılık var.
Taraf Olmayan Bertaraf Olur. Biz Tarafız
Demokrasiden, özgürlükten, laiklikten, bilimsel eğitimden yana olan partiyi desteklemek için gerekirse sabahtan akşama kadar bunun mücadelesini veririz ve bu parti'nin iktidara gelmesini sağlarız. 'Hayır' çalışmasında da DİSK açık tavrını koymuştur diğer referandumda da açık ve net tavrını koymuştur ama açık ve net tavrını koyamayan konfederasyonlar bugün ortanın sağına ortanın solu yalpalayarak savrulmuşlardır. şimdi taraf olmazsan bertaraf olursun diyorlar ya buradan şunu söylemek istiyorum: Sendikaların örgütlü olduğu her yerde işçinin ekonomik, demokratik, tüm ücretleri için, haklar için karşısındaki sosyal demokrat bir belediye başkanı da olsa mücadelesini verir ama devrimci işçi sendikalar konfederasyonu toplumsal muhalefetin de öncüsü olan bir sendikadır. Karanlıktan aydınlığa giden yolda da aydınlığın tarafında demokrasiyi özgürlükleri savunan tek sendikadır.
Türk-İş açıklıyor, açlık ve yoksulluk sınırını 2063 lira olarak koydu. Bunu 4 ay önce yaptı. Hangi 4 ay önce. Bugün asgari ücret 2020 lira. Yani asgari ücretin hemen 43 lira fazlasını söyledi. Asgari ücretlilere sesleniyorum. Burada asgari ücret tespit komisyonu aralık ayında toplandığında aslında Türk-İş hükümete göz kırpıyor. Ben rakamı buradan veriyorum, çok fazla zam yapmayın diyor. oysa Türkiye'deki gerçek enflasyon ve gıda enflasyonuna baktığınızda %30'larda.Yeni ekonomi programı Maliye ve Hazine Bakanı açıklama yapıyor, diyor ki; belirlenen enflasyona göre değil hedeflenen enflasyona göre işçi ücretleri ve emekli maaşları belirlenecek.
Mücadelemizi kapalı kapılar arkasında değil sokakta haklarımız için mücadele vermeyi her zaman önemseyen ve bu mücadeleyi de İzmir halkına da gösteren bir sendikayız.





