Kılıçdaroğlu: İzmir’e kumpas kuruyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine bağlı belediye başkanlarının iktidar tarafından ‘çalışamaz duruma getirilmek istendiğini’ belirterek, “Yargı aracılığıyla belediyelerimize kumpas kuruyorlar. Amaçları rantı almak” dedi.

Kılıçdaroğlu: İzmir’e kumpas kuruyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisine bağlı belediye başkanlarının iktidar tarafından ‘çalışamaz duruma getirilmek istendiğini’ belirterek, “Yargı aracılığıyla belediyelerimize kumpas kuruyorlar. Amaçları rantı almak” dedi.

Kılıçdaroğlu: İzmir’e kumpas kuruyorlar
24 Haziran 2020 - 13:16

Ülkenin yönetilememesi ve ülkenin savrulmasının toplumun değişik kesimlerinde tepkilere neden olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Hak arayan, adalet arayan kesimler seslerini duyurmak istiyorlar. 15 Temmuz şehit yakınları ve gaziler bunun tipik örneğidir. Bunlar, AK Parti genel merkezinin önünde eylem yapabilecek bir noktaya gelmişlerse, bunun sorumlusu hükümettir.”

‘Avukatların yürüyüşü anayasal hak’

CHP lideri, avukatlar ve baro başkanlarının AKP’nin baroların yapısını değiştirmek için hazırladığı tasarıya karşı çıkmak için düzenlediği ‘savunma yürüyüşü’ne de değindi. Bunun anayasal bir hak olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Onları bu noktaya getiren siyasi iklime bakmak lazım. Bu iklimi yaratan kimdir? Bu iklimi yaratan iktidarın ta kendisidir. Anayasal hüküm var; bunlar (barolar) kamu tüzel kişiliği. Kamu tüzel kişiliği bölünmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de bir tüzel kişiliği vardır. Merkez Bankası örneğini verdim; bir tane merkez bankası olur, iki tane olmaz. Yani bir ilde, üç tane baro olmaz; bir tane baro olur. Bir ilde bir tane vali, bir tane defterdar olur. Bir ilde bir tane nüfus memuru olur; beş tane nüfus memuru yapamazsınız. Bu çerçevede bakmak lazım.”

‘Saray acze düşmüş’

İktidarın toplumun taleplerini karşılayamadığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Bütün bunlara baktığınız zaman, Saray ülkeyi yönetemiyor, acze düşmüş durumda. Hem içeride, hem dışarıda çok sıkışmış durumda. Dolayısıyla baskılayarak bunların seslerini bir anlamda keserek farklı bir ortam, durağan bir ortam yaratmak istiyor ama o mümkün değil.”

Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in hükümete yakın medya tarafından gündeme getirilen İzmir bayrağı ve parası ile ilgili açıklamalarına da konuşmasında yer verdi. Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: “Tunç beye yönelik bir linç kampanyası yürütüyorlar. Orada TURSAB yetkilileri ile bir araya gelmişler. İzmir’de turizmi nasıl canlandırırız, şehre daha fazla turist nasıl gelebilir diye. O çerçevede bir İzmir markası yaratmak istiyorlar.”

‘Yargıyı maşa olarak kullanıyorlar’

Hükümetin CHP’li belediye başkanlarını iki açıdan sıkıştıdığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “İlki, gerçekten belediye başkanlarının elini kolunu bağlamak istiyor ama belediye başkanlarımız bunu kavgasız dövüşsüz aşıyor. İkincisi ise savcılar aracılığıyla belediye başkanlarının üzerine gitmeye çalışıyorlar, baskı kuruyorlar. Yargıyı maşa olarak kullanarak CHP’li belediyeler üzerinde baskı kurmak istiyorlar.”

Kılıçdaroğlu, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ı örnek vererek şu ifadeleri kullandı: “İhbarı yapan kendisi, kendisinden önce başlayan uygulama. Kendisinin de o işin içinde olduğuna dair hiçbir delil yok ama sırf Saray’ın talebi doğrultusunda bir numaralı sanık olarak ağır cezaya verildi. Hiçbir delil yok ortada. Niçin bir numaralı sanık gösterildi? İdare mahkemesini kazanmasın diye… Açtığı davayı göreve iade davasını, mecburen ağır cezadaki davanın sonuçlanmasını bekleyecek. Böylece uzun yıllar ya da uzun süre belediye başkanlığı yapamayacak. Böylece belediye başkanlarımıza bir kumpas kuruyorlar. Yargı aracılığıyla kuruyorlar bu kumpası. Biz bunun da farkındayız.”

‘İzmir’e kumpas kuruyorlar’

Hükümetin İzmir belediye başkanına da kumpas kurduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Özellikle rantın büyük olduğu İzmir’de belediye başkanlarımıza kumpas kurma girişimlerinin de olduğunu biliyoruz. Bunun dışında kumpas kurulduğunu da biliyoruz. Özellikle İstanbul’da rantı tümüyle tüketen rantiye sınıfı İzmir’e, İzmir’in sahillerine göz dikmiş durumda. Oradaki rantı kullanmak istiyor. Belediyeler de buna izin vermeyince hükümet aracılığıyla belediyelere yargı üzerinden baskı kurulmak isteniyor.”

Kılıçdaroğlu, iktidarda kalmak için seçim kanunlarıyla oynamanın ‘demokrasiye inanmamak’ olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Siz iktidarda kalmak için seçim yasasını muhtemel kayıplarınızı, halkın oylarını, iradesini; çıkaracağınız yasalarla etkisiz hale getirmek ve böylece iktidarlarını korumak gibi bir arayışın içindeler. Ne yaparlarsa yapsınlar bunlar gidecekler. Meşhur bir sözümüz vardır; bıçak kemiğe dayandı. Milletin artık bıçak kemiğine dayanmış vaziyette. Artık bunlara tahammül edilemiyor. Haksızlıklar, hukuksuzluklar, rüşvetler, gırtlağına kadar yolsuzluğa, kirliliğe bulaşmış olan bir siyasal iktidar var. Bu iktidarın gitmesi lazım. Türkiye’nin bütün bu kirliliklerden arınması gerekiyor.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum