Can Radyo ve Can TV ortak yayınında Gökhan Kafalı ile Egenin Gündemi programının konuğu Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay oldu. 3 Temmuz’da başlayacak olan kongreler sürecini değerlendiren Tugay, “Yerel seçimlerden önce kurultay yapmamız sağlıklı olur” ifadelerini kullandı.
Programdan satır başları şöyle…
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ: ADİL ŞARTLARDA BİR SEÇİM OLMADI
İlk turdan sonra özellikle hiç beklemediğimiz bir sonuç gördük. Bunun da ikinci tura olumsuz bir yansıması oldu. İlk turda beklenti Millet İttifakı’nın daha yüksek oy oranı ile seçimi bitirmesiydi
Partinin oy oranı olarak da daha yüksek oy bekliyorduk. Şunu görmek lazım Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu arttı. AKP'nin oyu da düştü. Bu aslında en net saptamalardan birisi. Dolayısıyla yapılan çalışmalar toplum nezdinde karşılık buldu ama umduğumuz düzeyde olmadı. Adil olmayan bir seçim ortamı yaratıldı. Seçim öncesi bazı kararları seçim yatırımı olarak aldılar ve bunlar toplumda bir karşılık buldu. EYT kararını çıkardılar, sosyal yardımları arttırdılar, pek çok insana pek çok şey vaat ettiler. Bir de propaganda yollarını, yöntemlerini kendi lehlerine kullandılar. Burada şöyle bir adaletsizlik var. Bir ülkede televizyon kanallarının yüzde 90-95'i sadece hükümetin tek yanlı propagandasını yaparsa bu seçimi adil şartlarda yapmamışsınız demektir. Aynı şekilde gazeteler de böyle.
HDP'nin Millet ittifakı’nı desteklediğini söylemesinden sonra sanki arada bir ortaklık varmış gibi gösterilmesi, HDP PKK ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun çok yakınmış gibi gösteren yalan propagandalar yaptılar. Maalesef adil olmayan, hukuk dışı ve bel altı bir seçim yarışına dönüştü ve biz bununla baş edemedik açıkçası.
KILIÇDAROĞLU DEĞİŞİM İÇİN DÜĞMEYE BASTI
Genel başkanımız bu konuda bence düğmeye bastı. Kongreler ve kurultay sürecini başlattı. 15 Ekim'de tüm kongreler bitmiş olacak. Hızlı bir süreç tercih ettiler. Ben buradan şunu görüyorum. Genel Başkanımız burada üyelerini delegelerin ilçelerin ve illerin iradesini sorguluyor. Bunu ben doğru buluyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili birçok anlamsız ve gereksiz eleştiri yapılıyor. Bunların bir kısmı da bu kongre süreçleri ile ilgili. Türkiye'de başka hiçbir parti yok ki Cumhuriyet Halk Partisi gibi mahalleden başlayarak bu demokratik süreci işletsin. Hepimizin hayali ve istediği şey bunun daha nitelikli bir hal alması, ön seçimlerle adayların belirlenmesi. Zaten şu an bunu MYK'daki ilgili genel başkan yardımcıları da söylüyor. Bunları olumlu buluyorum. Genel Başkanımızın önümüzdeki dönemde aday olup olmayacağı tamamen kendi iradesinde olan bir şey. Başka birisinin aday olup olmayacağı yine onunla ilgili bir şey.
YEREL SEÇİMLERDEN ÖNCE KURULTAY YAPILMALI
Ben yerel seçimlerden önce kurultay yapmamızın sağlıklı olacağını düşünüyorum. Bunu yapmamamız sorun olur. Üyelerin, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş insanların kafalarında soru işareti yaratmış oluruz. Yani 15 Ekim'de il kongreleri bitiyorsa eğer kurultay için de yeterli süre var demektir ve yapılmalıdır. Orada herkes kendince doğru bir değerlendirme yapacaktır. Süreçlerin demokratik ve şeffaf bir şekilde ilerleyeceğini bildiğim için yıllardır partide siyaset yapan birisi olarak bunun sonunda sağlıklı bir sonucun çıkacağına eminim.
DEĞİŞİM GENEL BAŞKANIN DEĞİŞMESİNDEN İBARET DEĞİL
Biz Genel Başkanımızı seviyoruz. Genel Başkanımızın partiye bugüne kadar verdiği emekler için minnettarız. Bundan sonra da katkıda bulunacağı çok şey vardır. Partimizde hiç kimse Kemal Kılıçdaroğlu'na “çalışmadı, dürüst değil” gibi şeyler söyleyemez. Ancak bir değerlendirmenin yapılması lazım. O değerlendirmenin en doğru şekilde yapılacağı yer bu süreç olacaktır. Benim partililerden ricam Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal anlamda daha iyi sonuçlar alacak bir yapılanma için ne gerekiyorsa onu yapalım. Bu sadece genel başkanlık ile sınırlı değil. Başkanlık tartışmaları olduğunda hep şunu söylüyorum, dünyanın en iyi genel başkanı da hata yapabilir. Dünyanın en kötü genel başkanı da doğru şeyler yapabilir. Her insan için geçerli bir durum. Parti meclisi ile delegeleri ile MYK'sıyla ve genel başkanı ile biz bir örgütüz, bütünüz. Genel Başkanın tek başına karar almadığını ilgili kurullara danışarak karar aldığını, onlarla birlikte hareket ettiğini, yönlendirmelere maruz kaldığını hepimiz biliyoruz. Burada sağlıklı bir yapı oluşması, bizi başarıya taşıyacak bir yapı oluşması genel başkanın değişmesinden ibaret değil. Bunu hepimizin kavraması gerekiyor. Zaten MYK'da yaptığı değişiklikle genel başkanımızda bununla ilgili bir sorgulama da olduğunu gösterdi. Kurultayın seçtiği parti meclisi ve oradan seçilmiş bir MYK ile beraber örgütün daha fazla desteğini almış bir yapı oluşacaktır. Bunların nasıl olacağını bilemem. Tabi ki kendi görüşlerim var ama onları burada propaganda yapar gibi anlatmam doğru olmaz. Ben Karşıyakalı ve İzmirli bir Cumhuriyet Halk Partili olarak şunu söylemek isterim. Biz Atatürkçü insanlarız. Biz Cumhuriyet değerlerine çok bağlı insanlarız. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin refah seviyesinin daha iyi yerlerde olması gerektiğini düşünen insanlarız. Buralarda eksiğimiz varsa biraz bu konularda kafa yormamız gerektiğini düşünüyorum.





