Gündem
Yayınlanma: 29 Nisan 2020 - 14:32
İzmir Eczacı Odası Başkanı Sayılkan: " Eczacılar sağlık çalışanı olarak görülmüyor"
Can Radyo'da yayınlanan Birol Soylu ile 10. Köy programının konuğu İzmir Eczacı Odası Başkanı Tuncay Sayılkan oldu. Programda, eczacıların koronovirüs sürecinde yaşadığı sıkıntılar ve ücretsiz maske dağıtımı masaya yatırıldı.
Gündem
29 Nisan 2020 - 14:32
Programdan satırbaşları şöyle:
İzmir Eczacı Odası Başkanı Sayılkan: " Eczacılar da sağlık çalışanlarıdır. Eczacılar günlük ortalama 300 kişi ile muhatap oluyor. Herkesten daha çok risk altındalar. Sağlık Bakanı dahi otuz gün sonra eczacılara teşekkür etti. Sokağa çıkma yasağında sağlık çalışanları için ulaşımın ücretsiz olduğu ilan edilmiş ama eczacılar göz ardı edilmişti. Belediye ile görüşmelerimizin ardında eczacılar için de uygulanmaya başladı. Bunu İzmir'de benimsettik. Biz başlangıçta olayı duyar duymaz 'Dezenfekte için eczaneleri unutmayın' dedik. Urla hariç tüm ilçe belediyelerimiz bu hizmeti verdi" ifadelerini kullandı.
Ücretsiz maskelerin eczaneler tarafından dağıtılması ile eczacılara yarattığı sorunlara değinen Sayılkan, " Maske dağıtımının bizim yükümlülüğümüzden alınması gerekiyor. 10 günlüğüne beş maske verilmesi facia bir durum. Biz uygun fiyata nasıl satarız derken üstüne çok fazla şikayet aldık. Sonrasında Cumhurbaşkanı maske satışını yasakladı ve eczanelerin ücretsiz dağıtılacağını söyledi. Ama hukuki bir altyapısı yoktu. Bizlere herhangi bir bildiri gelmedi. İnsanlara kod gitmemiş, bankaya hastaneye gidecek maskesi yok, parası olsa da alamıyor. Kod gelse bile 500 ya da 1000 tane gönderildi. Onlar da iki üç saat içinde bitti. Bu sefer vatandaşlar eczacılara serzenişte bulunuyor. Yeni çıkan kararda kamu ve özel sektör çalışanları maskeyi işyerlerinden temin edecek. Peki iş yeri sahibi nereden nasıl temin edecek? Eğer tüm kamu ve kamuya açık alanlarda maske dağıtımı yapılsaydı bugün bu durumda olmazdık. Bakanlığın belirlediği makul bir fiyattan maskeyi satın alabilmeli. Hem kullanım şartı koyuldu hem de ulaşılması zorlaştı " dedi.
İzmir'de altı meslektaşının testinin pozitif çıktığını ifade eden Sayılkan: " Arkadaşlarımız çok şükür karantina süreçlerinin ardından sağlıklarına kavuştular. Buradan her gün 'Maske var mı?' diye gelen vatandaşlara seslenmek istiyorum bizler de sizinle aynı endişe içindeyiz. Her ne kadar sağlık çalışanı olarak görülmesek de bu işe emeğini katan tüm eczacı arkadaşlarımıza ve depolardaki teknisyen arkadaşlarımıza sevgilerimi sunuyorum. Umarım bu süreç bittiğinde yaşamın temelinin sağlık olduğu unutulmaz. Biz balkonlardaki alkışı beklemiyoruz sadece asgari saygıyı bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Maskeyi doğru kullanmanın çok önemli olduğunu söyleyen Sayılkan, "Cerrahi maskeler ya da siyah süngerli maske kullananlar görüyoruz. Maske, sosyal mesafeyi aştığınızda virüs taşıyan kişi ile temasta hava yolu ile size bulaşmasını engeller. O maskelerle saatlerce durmak mümkün değil. Maske kullanımını bilim kurulu üyelerinin anlatması gerekiyor" şeklinde konuştu.
İzmir Eczacı Odası Başkanı Sayılkan: " Eczacılar da sağlık çalışanlarıdır. Eczacılar günlük ortalama 300 kişi ile muhatap oluyor. Herkesten daha çok risk altındalar. Sağlık Bakanı dahi otuz gün sonra eczacılara teşekkür etti. Sokağa çıkma yasağında sağlık çalışanları için ulaşımın ücretsiz olduğu ilan edilmiş ama eczacılar göz ardı edilmişti. Belediye ile görüşmelerimizin ardında eczacılar için de uygulanmaya başladı. Bunu İzmir'de benimsettik. Biz başlangıçta olayı duyar duymaz 'Dezenfekte için eczaneleri unutmayın' dedik. Urla hariç tüm ilçe belediyelerimiz bu hizmeti verdi" ifadelerini kullandı.
"Maske dağıtımının yükümlülüğü eczacılardan alınmalı"
Ücretsiz maskelerin eczaneler tarafından dağıtılması ile eczacılara yarattığı sorunlara değinen Sayılkan, " Maske dağıtımının bizim yükümlülüğümüzden alınması gerekiyor. 10 günlüğüne beş maske verilmesi facia bir durum. Biz uygun fiyata nasıl satarız derken üstüne çok fazla şikayet aldık. Sonrasında Cumhurbaşkanı maske satışını yasakladı ve eczanelerin ücretsiz dağıtılacağını söyledi. Ama hukuki bir altyapısı yoktu. Bizlere herhangi bir bildiri gelmedi. İnsanlara kod gitmemiş, bankaya hastaneye gidecek maskesi yok, parası olsa da alamıyor. Kod gelse bile 500 ya da 1000 tane gönderildi. Onlar da iki üç saat içinde bitti. Bu sefer vatandaşlar eczacılara serzenişte bulunuyor. Yeni çıkan kararda kamu ve özel sektör çalışanları maskeyi işyerlerinden temin edecek. Peki iş yeri sahibi nereden nasıl temin edecek? Eğer tüm kamu ve kamuya açık alanlarda maske dağıtımı yapılsaydı bugün bu durumda olmazdık. Bakanlığın belirlediği makul bir fiyattan maskeyi satın alabilmeli. Hem kullanım şartı koyuldu hem de ulaşılması zorlaştı " dedi.
"Biz balkonlardaki alkışı beklemiyoruz sadece asgari saygıyı bekliyoruz"
İzmir'de altı meslektaşının testinin pozitif çıktığını ifade eden Sayılkan: " Arkadaşlarımız çok şükür karantina süreçlerinin ardından sağlıklarına kavuştular. Buradan her gün 'Maske var mı?' diye gelen vatandaşlara seslenmek istiyorum bizler de sizinle aynı endişe içindeyiz. Her ne kadar sağlık çalışanı olarak görülmesek de bu işe emeğini katan tüm eczacı arkadaşlarımıza ve depolardaki teknisyen arkadaşlarımıza sevgilerimi sunuyorum. Umarım bu süreç bittiğinde yaşamın temelinin sağlık olduğu unutulmaz. Biz balkonlardaki alkışı beklemiyoruz sadece asgari saygıyı bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Maskeyi doğru kullanmanın çok önemli olduğunu söyleyen Sayılkan, "Cerrahi maskeler ya da siyah süngerli maske kullananlar görüyoruz. Maske, sosyal mesafeyi aştığınızda virüs taşıyan kişi ile temasta hava yolu ile size bulaşmasını engeller. O maskelerle saatlerce durmak mümkün değil. Maske kullanımını bilim kurulu üyelerinin anlatması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Dezenfektan mı kolonya mı?
Sayılkan: "Temin edilebiliyorsa dezenfektan daha etkili. Ama Sağlık Bakanının "60 derece üzerindeki kolonya da aynı etkiyi gösterir" demesi üzerine sabahtan öğlene kadar eczanelerde kolonya kalmadı. Şimdi de depolarda bulmak mümkün olmuyor" dedi.
İlginizi Çekebilir






