30 Ekim 2020 günü meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki deprem İzmir'de 117 yurttaşın hayatını kaybetmesine, yaklaşık 80 bin meskenin zarar görmesine neden olmuştu.Hükümet, depremden en çok etkilenen Bayraklı'da oluşturulan 7 proje alanında yaklaşık bin 400 konut, 300 işyeri, rezerv alanda ise 3 bin 654 konut inşa ettirdi. Bu yapıların maliyetinin yüzde 40'ının hak sahibi olan mağdur vatandaşlardan alınması kararlaştırıldı.EVLERİNİ KAYBEDEN DEPREMZEDELER EMSAL ARTIŞI İSTEDİAncak Bayraklı, Bornova, Buca, Konak, Karşıyaka ilçelerinde evleri yıkılan ya da gördüğü hasar nedeniyle oturulamaz hale gelen yüzbinlerce yurttaş ortada kaldı. Yeni konut yapımı için depremzede yurttaşların büyük çoğunluğunun ekonomik gücü olmadığını belirterek, çözüm için emsal artışı isteğinde bulundu.BELEDİYELER YÜZDE 30'A VARAN EMSAL ARTIŞI VERDİBayraklı Belediye Başkanı Serdal Sandal, emsal artışı teklifini 4 Ekim 2021 tarihinde meclis gündemine getirdi. Belediye meclisi yüzde 10'luk artış kararı aldı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, bu kararı revize ederek ve daha da yükselterek onayladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 artış kararı verdi.TMMOB: EMSAL ARTIŞI YENİ FELAKETLERE KAPI ARALARBelediye meclislerinin bu kararları Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği'nin (TMMOB) tepkisine yol açtı. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, yoğun yapılaşma içeren plan değişikliğinin şehircilik bilimine uygun olmadığını, hukuka aykırı olduğunu belirterek, “Yaşanan mağduriyetin sorumlularının hesap vermediği, mağduriyetleri gidermek bir yana yeni felaketlere kapı aralayacak yoğunluk artışını kabul edilmemizi hiç kimse bekleyemez” açıklamasında bulundu.
TMMOB: EMSAL ARTIŞI İZMİR'E İHANETTİR
1 Mart 2021 tarihinde onaylanan plan notuna ek olarak parsel bazında %20, ada bazında %30 verilen emsal artışının teknik olarak tartışılacak bir tarafı bulunmadığını İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyelerinin tamamı bilmektedir. Alınan karar ile birlikte getirilen emsal artışları ile toplamda mevcuda ek %50-60 bağımsız birim artışına gidilmiş ve dolayısıyla nüfus artışı yapılmış, yapılan bu artış ile açıkça “İzmir`e ihanet” edilmiştir. Üstelik yapılan bütün bu artışlar jeolojik-jeoteknik etüd verileri plan kararlarına yansıtılmadan yapılmıştır. Bu kararın altına imza atan belediye başkanları ve meclis üyeleri herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanmadan kentimizde yaşanması muhtemel afetleri, felakete dönüştürecek bir suç işlemişlerdir. Bu kararın altında imzası bulunanların, İzmir`de trafik sorunu olduğundan, koku sorunu olduğundan, altyapının yetmediğinden bahsetmeye ve doğabilecek bir zarar halinde doğal afeti gerekçe göstermeye hakkı yoktur, çünkü bizzat sorumludurlar. “HASARLI BİNALARIN MALİYETİNİ TAMAMEN DEVLET KARŞILAMALI”TMMOB, sağlıklı çözümün yoğunluk getirecek emsal artışı olmadığını vurgulayarak, devletin sorumluluklarına dikkat çekti ve “Depremde yaşanan mağduriyetlerin sorumlusu her kademesiyle devletin ta kendisidir. İdarece tüm yasa ve yönetmeliklere uygun inşa edildiği belirtilen ve ilgili kurumlar tarafından ruhsatlandırılan binalarda yaşanan her türlü hasarın kamu idaresi tarafından karşılanmasının bir zorunluluk olduğunu savunuyoruz ” vurgusu yaptı.
TMMOB: EMSAL ARTIŞI İZMİR'E İHANETTİR
1 Mart 2021 tarihinde onaylanan plan notuna ek olarak parsel bazında %20, ada bazında %30 verilen emsal artışının teknik olarak tartışılacak bir tarafı bulunmadığını İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyelerinin tamamı bilmektedir. Alınan karar ile birlikte getirilen emsal artışları ile toplamda mevcuda ek %50-60 bağımsız birim artışına gidilmiş ve dolayısıyla nüfus artışı yapılmış, yapılan bu artış ile açıkça “İzmir`e ihanet” edilmiştir. Üstelik yapılan bütün bu artışlar jeolojik-jeoteknik etüd verileri plan kararlarına yansıtılmadan yapılmıştır. Bu kararın altına imza atan belediye başkanları ve meclis üyeleri herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanmadan kentimizde yaşanması muhtemel afetleri, felakete dönüştürecek bir suç işlemişlerdir. Bu kararın altında imzası bulunanların, İzmir`de trafik sorunu olduğundan, koku sorunu olduğundan, altyapının yetmediğinden bahsetmeye ve doğabilecek bir zarar halinde doğal afeti gerekçe göstermeye hakkı yoktur, çünkü bizzat sorumludurlar. “HASARLI BİNALARIN MALİYETİNİ TAMAMEN DEVLET KARŞILAMALI”TMMOB, sağlıklı çözümün yoğunluk getirecek emsal artışı olmadığını vurgulayarak, devletin sorumluluklarına dikkat çekti ve “Depremde yaşanan mağduriyetlerin sorumlusu her kademesiyle devletin ta kendisidir. İdarece tüm yasa ve yönetmeliklere uygun inşa edildiği belirtilen ve ilgili kurumlar tarafından ruhsatlandırılan binalarda yaşanan her türlü hasarın kamu idaresi tarafından karşılanmasının bir zorunluluk olduğunu savunuyoruz ” vurgusu yaptı.





