İmamoğlu'ndan 'el bağlama' soruşturması yorumu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 'el bağlama' soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, ''Geçenlerde çağrı yaptım soruşturmayı buna değil, madem bu kadar soruyorsunuz atlar meselesini açın anlarım'' ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'ndan 'el bağlama' soruşturması yorumu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 'el bağlama' soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, ''Geçenlerde çağrı yaptım soruşturmayı buna değil, madem bu kadar soruyorsunuz atlar meselesini açın anlarım'' ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'ndan 'el bağlama' soruşturması yorumu
11 Mayıs 2021 - 12:03

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, FOX TV'de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programında gündeme ilşkin soruları yanıtladı.

'El bağlama' soruşturması ilişkin konuşan İmamoğlu, ''Fatih Sultan Mehmet'in anma törenlerinde bir mevlüt okutuldu ve türbenin içinde dua ettik. O günün öncesinde protokolde bir gecikme yaşandı. Gecikme yaşanınca şimdi böyle sırtımızın dönük olduğu bölümde Fatih Sultan Mehmet'in türbesi var, karşısında da Gülbahar Hatun türbesi var ve onun yan tarafında da yakın zamanda Kadir Topbaş'ı defnettiğimiz mezarlık alanı var. Gayet insani bir tavırla ben, orada vakit geçirmek yerine içeri girip bi denetleyeyim istedim. Yani ellerim arkada yürümeye başladım. Hatta burdan devam etti içeriye. Orada çok değerli insanların mezarları var, dört beş tanesinde daha dua ettim. Yarım saat geçirdim orada. Dönüşte arkadaşlar da bunu çekmiş, bunu çekenler de bizim arkadaşlarımız. Bir ayıbı yok bunun. İnsani bir tavırdır. Ben esprili bir şekilde anlattım. Trabzon'da Karadeniz'de yamaçlarda yürürken insanların yürüyüş biçimidir bu. Eller arkaya atılır ki, aslında bir ağırlık dengesini kurma biçimidir. Siz eğer yokuştan çıkıyorsanız, hafif öne eğik yürürsünüz. Bu aslında o doğanın verdiği bir tavırdır. Bazen saygı için de böyle durulur. Bir insanın karşısında falan.. Şurdan böyle bir akıl çıkarmak, böyle bir yorum yapma becerisi göstermek tümden bir akıl tutulması. Gerçekten çok üzücü'' ifadelerini kullandı.

'ATLAR MESELESİNİ AÇIN ANLARIM'

İmamoğlu, ''Ben şunu öyleyeyim ben soruşturulmak isterim. Geçenlerde çağrı yaptım soruşturmayı buna değil, madem bu kadar soruyorsunuz atlar meselesini açın anlarım. Soruşturun. Anlatırım kaybolmasının sebebini, buna açın. Her makam soruşturulmalı'' dedi.

'BEN ORAYA KENDİ KİMLİĞİMLE VE KİŞİLİĞİMLE GİTTİM'

Soruşturma kapasamında HDP'li belediyelere ziyareti konuşulan İmamoğlu, ''Seçimden hemen sonra, yine seçimde bir kardeşimiz dedi ki ben 23 haziranda oy kullanmak için düğünümü erteledim  benim nikahımı kıyar mısın. Ben de dedim ki, bu kardeşimizin nikahını kıyalım. Gittik Batman'da kıydık. Dönüşte de o dönemin seçilmiş, resmi bir belediye başkanının, bir belediye binasına gidip ziyarette bulundu. Çok şey konuşuldu, ben oraya kendi kimliğimle ve kişiliğimle gittim. Bir HDP'li olması başka bir partili olması benim için önemli değil. Nereye gitsem inanın hangi partili olursam olsun, arar ziyarette bulunurum. Her şehirde bunu yaptım. Burda da aynı şeyi yaptım. Kayyumla ilgili tavrım, kayyumu reddedişim o güne dair değil, defalarca. Bu ziyaretten, sulh çıkarmak, ya da suçlu oluşturmak... Günün nabzına göre ben İmamoğlu'na nasıl vururum anlayışıyla yapılmış'' dedi.

"SİYASİ DİLİN SONUCU BU"

"Halk Ekmek büfesini kundaklayan kişiye bunu yaptıran siyasi dildir" diyen İmamoğlu şunları söyledi:

"Halk Ekmek büfesini kundaklayan yurttaş tutuklandı. Bakırköy'deki Halk Ekmek büfemizi yakan şahıs Bağcılar'da oturuyor. Bağcılar'dan taksiye biniyor. Direkt Halk Ekmek büfesini  gözüne koysa Bağcılar'da 15 büfe var. Bakırköy'e geliyor ve büfeyi yakıyor. Yapılan dil, ortaya konan siyaset, Halk Ekmek üzerinden yapılan dilin bir sonucu bu. Ne söylendi de bu siyasi dil bunu azmettirdi?  25 yılda İstanbul'un muhtelif yerlerine 530 Halk Ekmek büfesi koydular, bunlardan 110 tanesi de CHP'li belediyelerin olduğu yerlere kondu. Tek bir gün konuşuldu mu? Ekrem İmamoğlu Halk Ekmek büfesi koyacağım dediği andan itibaren bu konu kavga konusu oldu. İstanbul'un yoksulluk haritasına göre Halk Ekmek büfesi ihtiyaç olunan ilçeler ve mahallelerde yok. 850 binden 1 milyon ekmek üretimine çıkarttık. Hadımköy'de yeni bir tesis kuracağız. Ben ekmek götürmek zorundayım. Vatandaşın 1 liraya ekmek almak için kuyruğa girmesi övünülecek bir şey mi? Değil. Ben isterim ki vatandaşım buna muhtaç olmasın. Ekonomik zorluklar, insanları buna muhtaç bırakıyor. Enflasyon, pandemi, işsizlik var. Buradan para kazanılmıyor, ihtiyacı olan insanların olduğu yere koyduk büfeyi. Benim aklım almıyor. Ekmeğin daha fazla insana ulaşmasını engellemeleri anlamsız bir iştir. "

YORUMLAR

  • 0 Yorum