BÜŞRA IRMAK- CANHABER
MedCezir Deniz'in, Bayraklı Belediyesi'nin yeni logosuna 8 milyon lira ödendiği iddialarını gündeme getirmesinden sonra başlayan tartışma sürüyor. Konuyu gündeme taşıyan Deniz, Mithat Umutoğulları'nın sert eleştirilerine maruz kalmıştı. Mithat Umutoğulları yaptığı eleştirilerde dozu kaçırarak aşağılama ve küçük düşürmeye varan ifadeler kullandı. Sosyal medyadaki bu ifadelerinden sonra Mithat Umutoğulları'nı savcılığa veren Deniz, şikayet dilekçesini sosyal medya hesabından paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde bir youtube programında, Refik Pak’a konuşan Mithat Umutoğulları yine MedCezir Deniz'i ve Can Radyo'yu küçük düşürücü ifadeler kullanmaktan çekinmedi.
Mithat Umutoğulları'na Can Radyo mikrofonlarından cevap veren Deniz şöyle konuştu:
"Bildiğiniz gibi son bir haftadır hem vatandaşlık görevi hem de gazetecilik sorumluluğu ile Bayraklı Belediyesi'nin 8 milyon liraya malolduğu iddia edilen logosundan bahsediyoruz. İlk programımızın hemen arkasından bazı sosyal medya gastecilerinin Serdar Sandal’ın avukatlığını yaptıkları yorumlarını okuduk, bunu üzerine de iliştirilmiş gasteciler diyerek bir yorum da ben yaptım. Ne hikmetse kesinlikle isim vermememe ve ondan bahsetmememe rağmen Mithat Umutoğulları isimli bir şahıs üzerine alınarak sosyal medya hesabı üzerinden kendi gasteciliğini ispatlama çabalarına girerek, ki iletişim başkanlığını göreve davet ediyorum. Cebine 200 lirayı koyan herkes internet haber sitesi açamamalı. Bunun bir prosedürü olmalı. Bir basın kartı olmalı mesela, senin gazetecini olduğunu onaylayan bir okulun diploması olmalı. Sonra işte ortalık böyle gastecilerle doluyor.
Neyse konumuza dönecek olursak bu kişi beni aşağılayıcı cümlelerle eleştirmiş üzerine radyomu da bazı kesimlere hedef göstermiştir. Bunu kendine iş bilenler de yorumlarıyla bizi itibarsızlaştırmaya çalışınca dahası benim kullanmış olduğum özel telefonuma gözdağı aramaları ve mesajları gönderilince her uygar vatandaşın yapması gerektiği gibi elime delillerimi ve dilekçemi alarak savcılığa suç duyurusunda bulundum. Dilekçemi de sosyal medya hesabımdan yayınladım ki kimse benden cevap beklemesin.
Sonra.. Mithat Umutoğulları ve bir çalışanı, kelli felli 2 adam hiç üşenmemişler, çalışmışlar, evrak toplamışlar, benim facebook hesabımı da ekranlara yansıtarak başlamışlar yorum yapmaya..
Programı izlemedim ama elbette bana iletenler oldu. Şöyle bir bakayım dedim ki eyvah sevgili dostlar, kendilerine baya baya iş bilmişler, biri de balayını yarıda kesmiş, oturmuş 2 kişi asla objektif olmayan, tamamen saldırgan program yapıyorlar. Programda hesap sorulacaktır naraları atılıyor, genel kültürümden, siyasi bilgimden, okullarımdan ve hatta evlilik hayatımdan bahsediliyor. Bir de bu şahıs beni tanımadığını iddia ediyor, ya Mithat sen az mı benim çayımı kahvemi içtin? Radyoya hiç gelmedin mi? Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış derler , gerçi senden öyle bir vefa beklediğimiz de yok.
Neyse benim babamın işletmesi üzerine çöktüğüm onun gölgesi altında yaşadığım vs.
Önce şunu söyliyim ki abim Gökhan KAFALI Bayraklı Belediyesi'nde Meclis Üyesi olduktan sonra basın kuruluşumuzdaki tüm haklarından vazgeçerek bana devretmiştir. Resmi gazeteyi inceleyebilirsiniz. Sonra babam Ali Rıza KAFALI sizin de kabul ettiğiniz gibi İzmir’e damgasını vurmuş bir gazetecidir ve benim gururumdur. Onun kanatları ve gölgesi altında olmak beni utandırmaz onurlandırır. Aynı cihazlarla aynı frekanstan yayın yapıyorlar dedin, sana bir bilgi vereyim radyolarda frekans değişikliği itibar değildir. Aynı frekanstan 28 yıl yayın yapabilmek itibardır. Cihazlarımız bozuk değil, teknolojiye uyumludur. Babamın bıraktığı zamanki cihazları şimdilerde kullanmak imkansız olduğu için onların değişimini ve bakımını gerektikçe yapıyoruz. Fatura mı göndereyim sana her değişimde? Bahsettiğin başarı radyomuzun wat gücüyse, lisansımız gereği daha güçlü bir verici ile çalışmamız yasal değildir. Haa ne yapabilirdik belki biz de web tv'miz haricinde kanaldan yayın yapan bir tv kanalı sahibi olabilirdik ancak biliyoruz ki mal sahibi olmak kolay mala sahip olmak zordur sende gördüğümüz örnekteki gibi. İzmir'e çok gazeteci kazandırdım diyorsun ya seni bu piyasaya kimin kazandırdığını unutarak söylüyorsun bunu.
Ayrıca şunu eklemeden geçemeyeceğim. Sayın Mithat'ın bahsettiği başarı para gücüyse eğer Can Radyo ayın sonunu zor getiren bir memur gibidir. Kazancını personeline, elektriğine, genel giderlerlerine paylaştırdıktan sonra elinde hiçbir şey kalmayan bir memur gibi.Çünkü biz kimsenin önünden ceketimizi iliklemedik.Kimseyle haketmediğimiz sözleşmeler imzalamadık. Evet bu bağlamda başarısızız! Şimdi sorarım sana çok başarılı Umutoğulları çalışmayla olsa verirdi bana, bu kadar parayı sana kim verdi?
Şikayet dilekçemde kişisel bilgilerini halka açtığımı söylüyorsun, ismin soyismin dışında oradaki adresin senin şu anda da internette herkesin görebileceği iş yeri adresin. Senin ev adresini , telefonunu veya TC'ni bilmem. Çocuklara karşı hassasiyetini bilirim elbet, takdir de ederim. Zaten bunu senin yaptığını söylemedim ki ben, avukatına dosyayı inceletirsen bunu kimin yaptığını anlayacaksın. Çocuklar üzerinden birisini vurmak en büyük haysiyetsiziktir.
Dedim ya canlı yayınlandığında programı izlemedim, haberim yoktu. Programın haberiyle beraber bana ulaştırılan seninle ilgili belgeler mi istersin? Mesajlar mı istersin? Mekan isimlerine varana kadar neler neler… Sen benim evlilik hayatıma kadar konuştun ama bunları kullanmak bana yakışmaz, kişisel hırslarımın kurbanı hiç olmadım. Allahım sakınsın bu öfkeden beni.
Yapmış olduğun canlı yayında biraz kendini rahatlattıysan ne mutlu sana ama inan tatilini yarıda kesmene gerek yoktu, beklerdik biraz daha ya da sen zaten sosyal medyadan kendini yeterince ifade edebiliyordun. Ha bir de mafya değilim diyorsun ya, hesap sorulacaktır falan bu söylemler senin gibi efendi bi gasteciye yakışıyor mu? Bu nasıl başlık, çok tedirgin ettin beni? Ya arkadaş bu kadar uğraştırdınız beni, sizinle ilgili bir durum yoktu ki bu kadar zahmete girmenize ne gerek vardı? Kendinizi nasıl ettiniz de bu tartışmaya dahil ettiniz? Demek ki bir gündeme gelme çabası, bir hatırlanma çabası vardı insanların ki bana da helal olsun yine birilerini parlattım.
Neyse sevgili dostlar sizin de vaktinizi almayayım normal program seyrimize dönelim. Konuyu unutmayalım, konumuz Bayraklı Belediyesi'nin logosu. Başkanın konu ile sorduğumuz soruları cevaplamasını hala bekliyorum, cevap gelinceye kadar da sormaya devam edeceğim."
MedCezir Deniz'in, Bayraklı Belediyesi'nin yeni logosuna 8 milyon lira ödendiği iddialarını gündeme getirmesinden sonra başlayan tartışma sürüyor. Konuyu gündeme taşıyan Deniz, Mithat Umutoğulları'nın sert eleştirilerine maruz kalmıştı. Mithat Umutoğulları yaptığı eleştirilerde dozu kaçırarak aşağılama ve küçük düşürmeye varan ifadeler kullandı. Sosyal medyadaki bu ifadelerinden sonra Mithat Umutoğulları'nı savcılığa veren Deniz, şikayet dilekçesini sosyal medya hesabından paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde bir youtube programında, Refik Pak’a konuşan Mithat Umutoğulları yine MedCezir Deniz'i ve Can Radyo'yu küçük düşürücü ifadeler kullanmaktan çekinmedi.
Mithat Umutoğulları'na Can Radyo mikrofonlarından cevap veren Deniz şöyle konuştu:
"Bildiğiniz gibi son bir haftadır hem vatandaşlık görevi hem de gazetecilik sorumluluğu ile Bayraklı Belediyesi'nin 8 milyon liraya malolduğu iddia edilen logosundan bahsediyoruz. İlk programımızın hemen arkasından bazı sosyal medya gastecilerinin Serdar Sandal’ın avukatlığını yaptıkları yorumlarını okuduk, bunu üzerine de iliştirilmiş gasteciler diyerek bir yorum da ben yaptım. Ne hikmetse kesinlikle isim vermememe ve ondan bahsetmememe rağmen Mithat Umutoğulları isimli bir şahıs üzerine alınarak sosyal medya hesabı üzerinden kendi gasteciliğini ispatlama çabalarına girerek, ki iletişim başkanlığını göreve davet ediyorum. Cebine 200 lirayı koyan herkes internet haber sitesi açamamalı. Bunun bir prosedürü olmalı. Bir basın kartı olmalı mesela, senin gazetecini olduğunu onaylayan bir okulun diploması olmalı. Sonra işte ortalık böyle gastecilerle doluyor.
Neyse konumuza dönecek olursak bu kişi beni aşağılayıcı cümlelerle eleştirmiş üzerine radyomu da bazı kesimlere hedef göstermiştir. Bunu kendine iş bilenler de yorumlarıyla bizi itibarsızlaştırmaya çalışınca dahası benim kullanmış olduğum özel telefonuma gözdağı aramaları ve mesajları gönderilince her uygar vatandaşın yapması gerektiği gibi elime delillerimi ve dilekçemi alarak savcılığa suç duyurusunda bulundum. Dilekçemi de sosyal medya hesabımdan yayınladım ki kimse benden cevap beklemesin.
Sonra.. Mithat Umutoğulları ve bir çalışanı, kelli felli 2 adam hiç üşenmemişler, çalışmışlar, evrak toplamışlar, benim facebook hesabımı da ekranlara yansıtarak başlamışlar yorum yapmaya..
Programı izlemedim ama elbette bana iletenler oldu. Şöyle bir bakayım dedim ki eyvah sevgili dostlar, kendilerine baya baya iş bilmişler, biri de balayını yarıda kesmiş, oturmuş 2 kişi asla objektif olmayan, tamamen saldırgan program yapıyorlar. Programda hesap sorulacaktır naraları atılıyor, genel kültürümden, siyasi bilgimden, okullarımdan ve hatta evlilik hayatımdan bahsediliyor. Bir de bu şahıs beni tanımadığını iddia ediyor, ya Mithat sen az mı benim çayımı kahvemi içtin? Radyoya hiç gelmedin mi? Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış derler , gerçi senden öyle bir vefa beklediğimiz de yok.
Neyse benim babamın işletmesi üzerine çöktüğüm onun gölgesi altında yaşadığım vs.
Önce şunu söyliyim ki abim Gökhan KAFALI Bayraklı Belediyesi'nde Meclis Üyesi olduktan sonra basın kuruluşumuzdaki tüm haklarından vazgeçerek bana devretmiştir. Resmi gazeteyi inceleyebilirsiniz. Sonra babam Ali Rıza KAFALI sizin de kabul ettiğiniz gibi İzmir’e damgasını vurmuş bir gazetecidir ve benim gururumdur. Onun kanatları ve gölgesi altında olmak beni utandırmaz onurlandırır. Aynı cihazlarla aynı frekanstan yayın yapıyorlar dedin, sana bir bilgi vereyim radyolarda frekans değişikliği itibar değildir. Aynı frekanstan 28 yıl yayın yapabilmek itibardır. Cihazlarımız bozuk değil, teknolojiye uyumludur. Babamın bıraktığı zamanki cihazları şimdilerde kullanmak imkansız olduğu için onların değişimini ve bakımını gerektikçe yapıyoruz. Fatura mı göndereyim sana her değişimde? Bahsettiğin başarı radyomuzun wat gücüyse, lisansımız gereği daha güçlü bir verici ile çalışmamız yasal değildir. Haa ne yapabilirdik belki biz de web tv'miz haricinde kanaldan yayın yapan bir tv kanalı sahibi olabilirdik ancak biliyoruz ki mal sahibi olmak kolay mala sahip olmak zordur sende gördüğümüz örnekteki gibi. İzmir'e çok gazeteci kazandırdım diyorsun ya seni bu piyasaya kimin kazandırdığını unutarak söylüyorsun bunu.
Ayrıca şunu eklemeden geçemeyeceğim. Sayın Mithat'ın bahsettiği başarı para gücüyse eğer Can Radyo ayın sonunu zor getiren bir memur gibidir. Kazancını personeline, elektriğine, genel giderlerlerine paylaştırdıktan sonra elinde hiçbir şey kalmayan bir memur gibi.Çünkü biz kimsenin önünden ceketimizi iliklemedik.Kimseyle haketmediğimiz sözleşmeler imzalamadık. Evet bu bağlamda başarısızız! Şimdi sorarım sana çok başarılı Umutoğulları çalışmayla olsa verirdi bana, bu kadar parayı sana kim verdi?
Şikayet dilekçemde kişisel bilgilerini halka açtığımı söylüyorsun, ismin soyismin dışında oradaki adresin senin şu anda da internette herkesin görebileceği iş yeri adresin. Senin ev adresini , telefonunu veya TC'ni bilmem. Çocuklara karşı hassasiyetini bilirim elbet, takdir de ederim. Zaten bunu senin yaptığını söylemedim ki ben, avukatına dosyayı inceletirsen bunu kimin yaptığını anlayacaksın. Çocuklar üzerinden birisini vurmak en büyük haysiyetsiziktir.
Dedim ya canlı yayınlandığında programı izlemedim, haberim yoktu. Programın haberiyle beraber bana ulaştırılan seninle ilgili belgeler mi istersin? Mesajlar mı istersin? Mekan isimlerine varana kadar neler neler… Sen benim evlilik hayatıma kadar konuştun ama bunları kullanmak bana yakışmaz, kişisel hırslarımın kurbanı hiç olmadım. Allahım sakınsın bu öfkeden beni.
Yapmış olduğun canlı yayında biraz kendini rahatlattıysan ne mutlu sana ama inan tatilini yarıda kesmene gerek yoktu, beklerdik biraz daha ya da sen zaten sosyal medyadan kendini yeterince ifade edebiliyordun. Ha bir de mafya değilim diyorsun ya, hesap sorulacaktır falan bu söylemler senin gibi efendi bi gasteciye yakışıyor mu? Bu nasıl başlık, çok tedirgin ettin beni? Ya arkadaş bu kadar uğraştırdınız beni, sizinle ilgili bir durum yoktu ki bu kadar zahmete girmenize ne gerek vardı? Kendinizi nasıl ettiniz de bu tartışmaya dahil ettiniz? Demek ki bir gündeme gelme çabası, bir hatırlanma çabası vardı insanların ki bana da helal olsun yine birilerini parlattım.
Neyse sevgili dostlar sizin de vaktinizi almayayım normal program seyrimize dönelim. Konuyu unutmayalım, konumuz Bayraklı Belediyesi'nin logosu. Başkanın konu ile sorduğumuz soruları cevaplamasını hala bekliyorum, cevap gelinceye kadar da sormaya devam edeceğim."









Mithat umut oğullarının mal varlığı özelikle hasan karabağ dönemindeki ilişki ağı rekl*** paraları, bayraklı belediyesindeki o döneme dair kimleri işe aldırdığı ve onların şuan ki konumları yasak aşkları vs vs izmirden maraşa yol olur... kimse masum değil Türkiye koşullarında kimin nasıl gazeteci olduğunu kafa kol ve belediyeler arasındaki dedikodu dışı da hiç bir icraati olmayan mithat umutoğullarının yaptığı mahalle dedikodıculuğu dışında hanği başarılara hangiiii gazetecilik başarısına imza atmış ancak iyi bir girişimci nerede ne yapacağını iyi bilen bir girişimci 3 alıp 300 satan yahudi tücar zihniyeti var kör olmayan görür...