İzmir’in Hafızası Sahneye Taşınıyor
Bir şehrin hafızasının yalnızca taş binalarda, antik kentlerde ya da müzelerde yaşamadığını belirten Filiz Güleç, İzmir Aşkına Derneği’nin bu hafızayı tiyatro, müzik ve dansla yaşatmayı amaçladığını söyledi.
Derneğin son olarak “8500” adlı gösterisini İzmir’in ilk yerleşim alanı kabul edilen Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde sahnelediğini belirten Güleç, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattıklarını ifade etti.
“İzmir Yalnızca Boyoz ve Gevrekten İbaret Değil”
Turizm sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren Güleç, dünyanın birçok ülkesini gezdiğini ancak her yolculuğun sonunda İzmir’e olan bağlılığının daha da güçlendiğini söyledi.
Güleç, İzmir’in yalnızca boyozu, gevreği ve sahil şeridiyle tanıtılmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirterek, “Bu şehir Homeros’un, Çaka Bey’in, Büyük İskender’in, Amazonların ve Cumhuriyet’in hikayesini içinde taşıyor” dedi.
Bir Kent Sevgisinden Doğan Dernek
İzmir Aşkına Derneği’nin yaklaşık 10 yıl önce kente katkı sunma düşüncesiyle kurulduğunu anlatan Güleç, İzmir’in kendisine hayat, eğitim ve kimlik verdiğini söyledi.
Güleç, “Ben İzmirli olmakla gurur duyuyorsam, bu kentin hikayesini de anlatmak zorundayım” ifadelerini kullandı.
Tarih Kitaplarından Sahnelerin Işığına
Dernek çalışmalarında sanatın birleştirici gücünden yararlandıklarını belirten Güleç, insanların artık uzun tarih kitaplarını okumakta zorlandığını, bu nedenle tiyatro ve müzikalin güçlü bir anlatım aracı haline geldiğini söyledi.
İzmir Aşkına Derneği bugüne kadar “Mübadelede Aşk”, “8500”, “Sokağın Kadınları”, “İzmir’in Rüyası” ve “Yedi İzmirli Pürmüz” gibi yapımları seyirciyle buluşturdu.
“8500” İzmir’in Tarihsel Yolculuğunu Anlatıyor
Özellikle “8500” adlı müzikal, İzmir’in tarihsel yolculuğunu sahneye taşımasıyla dikkat çekiyor. Gösteride Yeşilova Höyüğü’nden başlayan hikaye; Amazonlar, Smyrna, Homeros, Büyük İskender, Çaka Bey, Roma dönemi ve Cumhuriyet yıllarına kadar uzanıyor.
Filiz Güleç, Yeşilova Höyüğü’nde sahne almanın kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, “İzmir’in doğduğu topraklarda, İzmir’in hikayesini anlatmak tarifsiz bir deneyimdi” dedi.
80 Gönüllü Aynı Sevda İçin Sahneye Çıkıyor
İzmir Aşkına Derneği’nin en dikkat çeken yönlerinden biri ise çalışmalarını gönüllülük esasıyla yürütmesi. Yaklaşık 70 ila 80 kişiden oluşan ekipte doktorlar, avukatlar, öğretmenler, mühendisler, öğrenciler, ev hanımları ve farklı meslek gruplarından gönüllüler yer alıyor.
Güleç, “Biz profesyonel oyuncular değiliz. Hepimizin farklı meslekleri ve hayatları var. Ama ortak bir sevdamız var; İzmir” sözleriyle ekip ruhuna dikkat çekti.
Amaç Kültürel Hafızayı Geleceğe Taşımak
İzmir Aşkına Derneği’nin hedefinin yalnızca tiyatro yapmak olmadığını vurgulayan Güleç, asıl amaçlarının kentin kültürel hafızasını canlı tutmak ve genç kuşaklara İzmir’in geçmişini aktarmak olduğunu söyledi.
Yeşilova Höyüğü’nde sahnelenen gösteri, İzmir’in 8500 yıllık hikayesinin yalnızca tarih kitaplarında değil, bu kente gönül veren insanların emeğinde ve yüreğinde de yaşamaya devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.
Sosyal Medya Metni:
Halis Özcan ile Konsültasyon programının konuğu İzmir Aşkına Derneği Başkanı Filiz Güleç oldu. Güleç, İzmir’in 8500 yıllık tarihini, Homeros’tan Büyük İskender’e uzanan kültürel mirasını ve “8500” müzikalini anlattı.







