FOÇALI KADINLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN MEYDANA ÇIKTILAR

İzmir’in Foça İlçesi’nde kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı (ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair) kanunun uygulanması için meydana çıktılar. 100’e yakın kadın basın açıklamasının sonunda “Pınar Gültekin’ler Ölmesin” diye haykırdılar. Katılımcılar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına iletilmek üzere bir de imza kampanyası başlattılar.

FOÇALI KADINLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN MEYDANA ÇIKTILAR

İzmir’in Foça İlçesi’nde kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı (ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair) kanunun uygulanması için meydana çıktılar. 100’e yakın kadın basın açıklamasının sonunda “Pınar Gültekin’ler Ölmesin” diye haykırdılar. Katılımcılar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına iletilmek üzere bir de imza kampanyası başlattılar.

FOÇALI KADINLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İÇİN MEYDANA ÇIKTILAR
29 Temmuz 2020 - 15:28

EKSİLMEK İSTEMİYORUZ

 

Foça Kent Konseyi Kadın Meclisi, Türk Kadınlar Birliği Foça Şubesi ve Foça Barış Kadınları İnsiyatifinin işbirliği ile düzenlenen basın açıklamasına Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, Foça Kent Konseyi Başkanı Özlem Duvan Temizel, bazı belediye meclis üyeleri, bazı STK’kuruluşlarının temsilcileri katıldılar. Ellerinde “Kadına Yönelik Erkek Şiddeti Suçtur”, “Biz Susarsak Şiddet Sürer”, “Eksilmek İstemiyoruz İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Uygulansın”, “Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz”, “Yargı Erkek Şiddetini Cezalandırmıyor”, “Kadına Şiddet İnsanlığa İhanettir”, “ Bir Aradayız Birlikte Güçlüyüz Buradayız”, “Kadın Cinayetleri Önlensin Yasalar Uygulansın”, “İstanbul Yaşatır”, “Evde Hayat Değil Şiddet Var Acil Önlem Şart” yazılı pankart ve dövizler taşıyan kadınlara, erkek vatandaşlarda destek verdiler.

 

Foça Demokrasi Meydanı’ndaki basın açıklaması öncesi söz verilen Foça Kent Konseyi Başkanı Özlem Duvan Temizel son aylarda artış gösteren aile içi şiddet ve kadın cinayetlerine dikkat çekti. Belediye başkanı Fatih Gürbüz ise “Bugün söz kadınların” demekle yetindi.

 

Gruplar ve katılımcılar adına basın açıklamasını Avukat Dirim Metinel okudu. Metinel; ağırlıklı olarak İstanbul Sözleşmesinin ve 6284 sayılı (ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair) kanunun uygulanmasının gereğine vurgu yaptı.       

 

Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığını ve 1 Ağustos 2014’tarihinde yürülüğe girdiğini, Avrupa Konseyi üyesi olan 45 ülkenin ve Avrupa Birliği’nin imzaladığını hatırlattı. İstanbul’da imzaya açıldığı için İstanbul Sözleşmesi adıyla anılan sözleşmenin bağlayıcı olduğu ve bir denetim mekanizmasına sahip ilk uluslararası sözleşme olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin ilk imzacı olması nedeniyle övündüğü sözleşmeyi bu günlerde feshetmeyi gündeme getirmesinin üzücü olduğunu dile getirdi.

BU BİR KATLİAMDIR

 

Dirim Metinel; “ Sözleşme şiddet mağdurlarına statüsüne dayalı hiçbir ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını öngörürür. Örf adet gelenek namus gibi sebeplerin şiddetin yada cinayetin hafifletici nedeni olarak kabul edilmeyeceğini belirtir. Ancak, kadın ve çocukların şiddetten korunmasında yaşamsal öneme sahip olan bu sözleşme, bir süredir  “Türk aile yapısının çürümesi”, “Boşanmaların artması”, “Ahlak yoksunluğunun çoğalması”, ‘Eşcinselliğin yaygınlaşması” gibi nesnel temeli olmayan gerekçeler öne sürülerek hedef haline getiriliyor. İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı yasanın gerektiği gibi uygulanmadığı koşullarda toplumda şiddet ve ayrımcılık artan boyutlarda sürüyor; 2020 yılı Mart-Haziran arası dört ay içinde 82 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu bir katliamdır. İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasını değil aksine kadına yönelik fiziksel, cinsel ve psikolojik her türlü şiddetin kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı daha etkin önlemler alınmasını, İstanbul Sözleşmesi'nin ve 6284 sayılı Yasa'nın uygulanmasını talep ediyoruz.”dedi.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum