CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, Can Radyo’da Gökhan Kafalı’nın hazırlayıp sunduğu Ege’nin Gündemi programına konuk oldu. Seçim Kanunu’ndaki değişiklikleri değerlendiren Prof. Sındır, “Saçma sapan bir değişiklik” dedi.
Programdan satır başları şöyle...
SEÇİM KANUNU DEĞİŞİKLİĞİ: SAÇMA SAPAN BİR DEĞİŞİKLİK
Erken seçim ihtimalleri düşüyor. İktidar bu ekonomiyi küresel piyasaya, pandemiye bağlıyor ama bu ekonominin nedeni yanlış ekonomik politikalar. Birinci bütçe görüşmelerinde Ekim ayında başlandığında kendini gösteriyor. 2022 ylı bütçesi 16 Ekim'de komisyona geldiğinde dolar karşılığı 188 milyar dolardı. Bugün geldiğimiz noktada 188 milyar dolardan 100 milyar dolara düştü. Sadece iki ay içinde allak bullak oldu. Aslında bakarsan biz 128 milyar dolar nerede diye soruyorduk. İki yıl içinde 128 milyar dolar buhar oldu gitti. Kime gitti, nereye gitti? Şu an eksi 45 50 milyar dolar bir net rezervimiz var. Merkez Bankası bize ait olmayan bir parayla para politikası sürdürmeye çalışıyor. Böyle bir ekonomik buhran karşısında hala ısrarla seçim zamanında yapılacak diyorlar. Ancak belli olmaz yarın bir baskın seçim olabilir ama CHP yarın olacak bir erken seçime bile hazır.
Seçim Kanunu’nu değiştirdiler. Saçma sapan bir değişiklik. İktidarda olan bir yapı bunu sürdürebilmek için seçmen tarafından takdir edilmesi gerekir. Ancak bugün Türkiye'de bıçak kemiğe dayandı. Demokratik bir seçmen tercihiyle iktidarda kalamayacağı için kendine yönelik yasal düzenlemelerle bir şeyleri kurtarmaya çalışıyorlar.
Baraj dediğimiz şey aslında bir renkliliktir. Temsiliyette adalettir. Dünyanın farklı ülkelerinde farklı uygulamalar var ancak yüzde 7 yüksek bir rakam. MHP’nin yüzde 7 gibi bir oy oranı olduğu için sanırım baraj oraya çekiliyor ancak o kadar bile bir oy oranı yok. Kanundaki 4 madde için Anayasa Mahkemesi’ne iptali için itirazımızı sunduk. Geçmişte başbakan ve bakanlar kamusal gücünü seçimlerde kullanamazdı. Adil ve demokratik bir devlet varsa seçime giren halkın huzuruna çıkan bütün siyasi partilerin eşit olması gerekir. Getirilen düzenleme ile Cumhurbaşkanı kamunun bütün imkanlarıyla seçim çalışmalarını sürdürebilir. Bu durum başlı başına antidemokratik, anayasa ihlali, totaliter bir rejim düzenlemesi.
CUMHUR İTTİFAKI'NIN İKTİDARI ARTIK KAÇINILMAZ
Bu iktidarın gitmesi ve ülkeye demokrasiyi, adaleti, bağımsız yargıyı getirecek bir yapının gelmesi gerekiyor. Türkiye'nin ana muhalefet partisi olarak Millet İttifakı çatısı altında dostlarımızla birlikte kurduğumuz ve bu uğurda güçlü bir parlamenter sistemi tercih edenlerle birlikte iktidara geleceğiz. Bu artık kaçınılmaz. Seçim Kanunu’nda neyi değiştirirlerse değiştirsinler, Cumhurbaşkanı kamunun kaynaklarını ne kadar kullanırsa kullansın bunu değiştiremeyecekler. İktidar değiştiği andan itibaren piyasalara güven gelmeye başlayacak. Piyasaların bugünki iktidara olan güvensizlik duygusu yıkılacak. Türkiye'nin ekonomik politikasında kısa vadeli programlarla çiftçinin sanayicinin, üreticinin önünü açacağız. Şeffaf, demokratik ve planlı programlı bir yönetimle gerçekleştireceğiz. Liyakatlı doğru insanların yönetimde olması bile bu ülkede çok şeyi değiştirebilir.
CHP'Lİ YEREL YÖNETİMLERİN KARŞISINDA İKTİDAR ENGELİ VAR
CHP'li yerel yönetimlerin ve belediye başkanlarının karşısında merkezi yönetim engeli var. CHP'nin iktidar olduğu il ve ilçelerde merkezi yönetim, uygulamalarında bütçeyi kısarken kendi belediyelerinde belediyelerin açığını kapatıyor.
Yerel yöneticilerimiz bu süreçte pandemi ile karşı karşıya kalırlar bunun üzerine deprem geld, sel felaketi yaşandı. Burada görüyoruz ki önemli olan niyettir. Yöneticilerimiz bütün işi gücü kent halkının yaşam kalitesini arttırmak. Merkezi hükümetin bu halka yaşattığı tüm sorunları aşmak için ciddi çabalar sarfediyorlar. Biz biliyoruz ki iktidara giden yol yerelden geçiyor.









