Gündem
Yayınlanma: 21 Nisan 2020 - 11:31
CHP'li Polat:'' Açıklanan Yardım Paketinden IBAN çıktı''
Can Radyo'da Gökhan Kafalı ile Egenin Gündemi programının konuğu CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu. Polat:''Koronavirüs salgınıyla ilgili açıklanan yardım parketiyle AKP'nin Avrupa bizi kıskanıyor söylemlerinin kof çıktığını gördük'' değerlendirmesinde bulundu.
Gündem
21 Nisan 2020 - 11:31
Programdan satır başları şöyle...
CHP'li belediyelerin yardım dağıtmasının yasaklanmasına tepki gösteren Polat:''İnsanların aş evlerinden 2 kap yemek almasında ne gibi bir sorun olabilir, insanların evlerine iki ekmek ulaştırmanın ne gibi bir zararı olabilir. Şu an ki bulunduğumuz durumdan dolayı insanlar tepki veremiyor. Ancak güzel günler gördüğüüzde halkımız bunun tepkisini verecektir. Sosyal devleti, soosyal yardımlaşmayı en iyi bilen partilerdeniz. Biz bunları çok iyi biliyoruz ama bilmediğimiz şeylerde var. Paralel devlet yapısını bilmeyiz. Biz PKK ile, terör örgütleri ile nasıl ilişki nasıl kurulur. Kapalı kapılararkasında hesaplar nasıl yapılır CHP'liler bilmez. Bizim belediye başkanlarımız aldıkları oyla meşru yetkilerini kullanıyorlar. Ancak kullandırmamamak için ellerinden geliyor. Bizim koronayla mücadelemizi engellemek isteyen bazı virüs düşünceli kimseler var. Tabi bu endişeler ortadan kalktığında halkımız bunun muhasebesini yapacaktır'' ifadelerini kullandı.
Salda Gölü'nde yapılan çalışmaları ve Burdur Belediye Başkanının öldürülmesi üzerine AKP'lilerin doğaya çıkmaması gerektiğini söyleyen Polat:''İnsanlık çuvallamış durumda. Yatırımların silah sanayisine, başka sanayilere heba edilmiş olduğunu görüyoruz. İnsanların yaşaması için kullanılacak kaynakların heba olduğunu görüyoruz. Her birimizin psikolojik çöküşü var. İnsanların bu süreçte güvenmeye ihtiyacı var. Bunu yapacak olan da devleti hükümet edecek olan. Ancak görüyoruz ki ülke gündemi, Kanal İstanbul ihalesi, yeni araç ihaleleri, salda gölünün kumlarının çalınması, geri getireceğim diyen Burdur Belediye Başkanının vurulması. Aslında AKP'lilerin doğaya çıkmaması gerekiyor daha fazla zarar vermemeleri için
Dünyada her salgından sonra normlar değişmiş, yine değişeceğini düşünüyorum umudum o ki silah sanayiye yapılan yatırımın sağlık alanında yapılacağını inanıyorum. Zenginin de fakirin de aynı hastalık ile hayatının kaybedebileceğini gördük. Gelecek savaşların topla tüfekle değil bir virüs ile ne hale getirebileceğini görüyoruz. Bu dönemde güçlü devletlerin bu dönemden sonra nasıl güçlü bir toplum oluşturabileceğini görüyoruz. Almanya yeniden açılmaya başlıyor keşke bizde kendimizi baştan kapatsaydık da bugün açılıyor olsaydık. Ama biz pislikleri halının altına süpürerek temizledik sanıyoruz'' diye konuştu.
Koronavirüsle ilgili açıklanan yardım paketinden İBAN numarasının çıkmasına değinen Polat: Elimizdeki ekonomik verileri, yaşam standartlarını üst üste koyduğumuz zaman yalan söyledikleri ortada ama o kadar güzel anlatıyorlar ki kendinizi şüpheye sokuyor. Acaba Avrupa gerçekten bizi kıskanıyor mu diye. 18 yıl önceki ve şimdiki ekonomiye bakıldığında açık olarak gözüküyor. Güçlü devlet deniyordu. Bunun karşılığ Merkel'in açıkladığı paketten daha iyi bir paket açıklaması gerekiyordu. Bizim çok daha iyi bir paket açıklamamamız gerekiyordu ki insanlar gönül rahatlığıyla evlerine çekilebilsinler. Ancak günün sonunda İBAN verip vatandaştan yardım parası toplandığını görüyoruz. Bu da bize şunu gösteriyor: Amerika bizi kıskanıyor, Avrupa bizi kıskanıyor söylemlerinin kof çıktığı'' dedi.
Suriye için milyonlar harcadık ama kendi vatandaşımızdan para istiyoruz
Polat:''Suriye'de test yapılamıyor ve durumu kimse bilmiyor. Bu konuda dikkat edilmesi gerekiyor. Sürekli konvoylar ile geçiş yapılıyor. Bu nedenle ikinci bir dalga oluşur mu bilmiyoruz. Bu coğrafyada en çok vaka olan ülkeyiz. Normalde 14 gün izolasyon süreci olması gerekiyor. Ama İran'dan Avrupa'dan gelen tır şoförleri gelip geçiyor. Ne bir karantina var ne bir sağlık taraması var. Suriye için milyonlar harcadık ama kendi vatandaşımızdan para istiyoruz. Bugün hayatımızla sınanıyoruz. Canımızla sınav veriyoruz. Dünya mücadele ederken biz insanlarımızı umreye devlet eli ile gönderdik. Biz böyle yönetilmeyi hak etmiyoruz. Bu ülkeyi taşıyamıyorlar.
Güçlü devlet olmaktan bahsediyoruz. Bütün kiracıları kapsayan bir paket açıklanması gerekiyordu. İşçinin bugün evde oturabilmesi gerekiyordu. Devletin de patronlara vergi almıyorum senden diyebilmesi gerekiyordu. Bizim devletimiz halkımız canı ile uğraşırken kanal ihaleleri, saray yapımlarına devam ediyor. Vatandaş bu günlerde güvenmek istiyor. Neden vergi veriyoruz, askere gidiyoruz, bedel ödüyoruz? Böyle durumlarda kendimizi güvende hissedelim diye ama devlet bunu yapamıyor''şeklinde konuştu.
Gökhan Kafalı'nın ''Ekonomik sıkıntı ne zaman sona erer?'' sorusunu değerlendiren Polat:'' Asla virüs öncesi duruma iki yıldan önce dönemeyiz. Bu virüsün elbet bir bedeli olacak . Kiminin ekonomik, kiminin sağlıkta olacak. Kredi konusuna gelirsek bir kredi verme zihniyeti olduğunu düşünmüyorum. Günü geçirme olarak bakıyorlar. Kredi alabilene ben de rastlamadım. İklimi güzel bir ülkedeyiz. Tarım arazileri ve tarım işçilerinin hala var olması Türkiye'nin çok büyük bir şansı. Ama hükümetin somut bir adımı yok. Bu krizi bir avantaja çevirebilirdik. Bugün ekim, dikim günü. Beklerdim ki insanları tarıma yönlendirip pazarın oluşturulması, mazotlarının, gübrelerinin temin edilmesi gerekirdi. Tarım Türkiye için bir sıçrama noktası olacaktı.
Matematik basit aslında. Hastalık on dört gün. Yirmi bir gün herkesi izole ettikten sonra hastaları ayırıp tedavisine yoğunlaşarak atlatabilirdik. Ama o yirmi bir günü geçirecek devletimizin gücü yok. Böylesine hayati önlemleri devletin alacağına inanmıyorum. Hızlıca mental değişime gitmeleri gerekiyor. Bu virüs döneminde seçim yapılamaz ama iktidarın kafa yapısının değişmesi gerekiyor. Herkesin taşın altına elini sokması gerekiyor. Bunu yapan Kayseri Belediyesi olunca Antep Belediyesi olunca sorun yok İzmir, İstanbul belediyesi olunca problem. Ama bakın Tunç Soyer bugün Menemen'de buğday tarlarında geziyor. Tarım bakanlığının yapamadığını CHP belediyeler yapıyor'' dedi.
Hasta ve yaşlı mahkumlar içeride. Mafya babalarını çıkartıyorsunuz. Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan içerde. Nasıl bir terör tanımlaması yapıyorsun. Sen kendi işine geleni çıkartıyorsun. Osman Kavala'nın suçu ne. Böyle naif bir insana terör yaftası yapıştırmaya çalışıyorsun. İnsanların bir suçu varsa adaletli bir şekilde yargılanabilseler keşke. Can Dündar'da bunların elinde tutsak olmaktansa çekti gitti. Can Dündar'ın da Osman Kavala'dan farklı bir sonu olmayacaktı.Can Dündar için gerber diyen kişi FETÖ'nün şiirlerini okudum yine oturdum , ağladım diyen bir insan. KHK ile birçok insana iftira atıldı. Hiçbir şeyle ilgisi olmayan öğretmenler, doktorlar terörist olarak yargılandı'' ifadelerini kullandı.
CHP'li belediyelerin yardım dağıtmasının yasaklanmasına tepki gösteren Polat:''İnsanların aş evlerinden 2 kap yemek almasında ne gibi bir sorun olabilir, insanların evlerine iki ekmek ulaştırmanın ne gibi bir zararı olabilir. Şu an ki bulunduğumuz durumdan dolayı insanlar tepki veremiyor. Ancak güzel günler gördüğüüzde halkımız bunun tepkisini verecektir. Sosyal devleti, soosyal yardımlaşmayı en iyi bilen partilerdeniz. Biz bunları çok iyi biliyoruz ama bilmediğimiz şeylerde var. Paralel devlet yapısını bilmeyiz. Biz PKK ile, terör örgütleri ile nasıl ilişki nasıl kurulur. Kapalı kapılararkasında hesaplar nasıl yapılır CHP'liler bilmez. Bizim belediye başkanlarımız aldıkları oyla meşru yetkilerini kullanıyorlar. Ancak kullandırmamamak için ellerinden geliyor. Bizim koronayla mücadelemizi engellemek isteyen bazı virüs düşünceli kimseler var. Tabi bu endişeler ortadan kalktığında halkımız bunun muhasebesini yapacaktır'' ifadelerini kullandı.
Salda Gölü'nde yapılan çalışmaları ve Burdur Belediye Başkanının öldürülmesi üzerine AKP'lilerin doğaya çıkmaması gerektiğini söyleyen Polat:''İnsanlık çuvallamış durumda. Yatırımların silah sanayisine, başka sanayilere heba edilmiş olduğunu görüyoruz. İnsanların yaşaması için kullanılacak kaynakların heba olduğunu görüyoruz. Her birimizin psikolojik çöküşü var. İnsanların bu süreçte güvenmeye ihtiyacı var. Bunu yapacak olan da devleti hükümet edecek olan. Ancak görüyoruz ki ülke gündemi, Kanal İstanbul ihalesi, yeni araç ihaleleri, salda gölünün kumlarının çalınması, geri getireceğim diyen Burdur Belediye Başkanının vurulması. Aslında AKP'lilerin doğaya çıkmaması gerekiyor daha fazla zarar vermemeleri için
Dünyada her salgından sonra normlar değişmiş, yine değişeceğini düşünüyorum umudum o ki silah sanayiye yapılan yatırımın sağlık alanında yapılacağını inanıyorum. Zenginin de fakirin de aynı hastalık ile hayatının kaybedebileceğini gördük. Gelecek savaşların topla tüfekle değil bir virüs ile ne hale getirebileceğini görüyoruz. Bu dönemde güçlü devletlerin bu dönemden sonra nasıl güçlü bir toplum oluşturabileceğini görüyoruz. Almanya yeniden açılmaya başlıyor keşke bizde kendimizi baştan kapatsaydık da bugün açılıyor olsaydık. Ama biz pislikleri halının altına süpürerek temizledik sanıyoruz'' diye konuştu.
Merkel'in açıkladığı paketten daha iyi bir paket açıklayamayan AKP'nin Avrupa bizi kıskanıyor söylemlerinin kof çıktığını gördük
Koronavirüsle ilgili açıklanan yardım paketinden İBAN numarasının çıkmasına değinen Polat: Elimizdeki ekonomik verileri, yaşam standartlarını üst üste koyduğumuz zaman yalan söyledikleri ortada ama o kadar güzel anlatıyorlar ki kendinizi şüpheye sokuyor. Acaba Avrupa gerçekten bizi kıskanıyor mu diye. 18 yıl önceki ve şimdiki ekonomiye bakıldığında açık olarak gözüküyor. Güçlü devlet deniyordu. Bunun karşılığ Merkel'in açıkladığı paketten daha iyi bir paket açıklaması gerekiyordu. Bizim çok daha iyi bir paket açıklamamamız gerekiyordu ki insanlar gönül rahatlığıyla evlerine çekilebilsinler. Ancak günün sonunda İBAN verip vatandaştan yardım parası toplandığını görüyoruz. Bu da bize şunu gösteriyor: Amerika bizi kıskanıyor, Avrupa bizi kıskanıyor söylemlerinin kof çıktığı'' dedi.
Suriye için milyonlar harcadık ama kendi vatandaşımızdan para istiyoruz
Polat:''Suriye'de test yapılamıyor ve durumu kimse bilmiyor. Bu konuda dikkat edilmesi gerekiyor. Sürekli konvoylar ile geçiş yapılıyor. Bu nedenle ikinci bir dalga oluşur mu bilmiyoruz. Bu coğrafyada en çok vaka olan ülkeyiz. Normalde 14 gün izolasyon süreci olması gerekiyor. Ama İran'dan Avrupa'dan gelen tır şoförleri gelip geçiyor. Ne bir karantina var ne bir sağlık taraması var. Suriye için milyonlar harcadık ama kendi vatandaşımızdan para istiyoruz. Bugün hayatımızla sınanıyoruz. Canımızla sınav veriyoruz. Dünya mücadele ederken biz insanlarımızı umreye devlet eli ile gönderdik. Biz böyle yönetilmeyi hak etmiyoruz. Bu ülkeyi taşıyamıyorlar.
Güçlü devlet olmaktan bahsediyoruz. Bütün kiracıları kapsayan bir paket açıklanması gerekiyordu. İşçinin bugün evde oturabilmesi gerekiyordu. Devletin de patronlara vergi almıyorum senden diyebilmesi gerekiyordu. Bizim devletimiz halkımız canı ile uğraşırken kanal ihaleleri, saray yapımlarına devam ediyor. Vatandaş bu günlerde güvenmek istiyor. Neden vergi veriyoruz, askere gidiyoruz, bedel ödüyoruz? Böyle durumlarda kendimizi güvende hissedelim diye ama devlet bunu yapamıyor''şeklinde konuştu.
Gökhan Kafalı'nın ''Ekonomik sıkıntı ne zaman sona erer?'' sorusunu değerlendiren Polat:'' Asla virüs öncesi duruma iki yıldan önce dönemeyiz. Bu virüsün elbet bir bedeli olacak . Kiminin ekonomik, kiminin sağlıkta olacak. Kredi konusuna gelirsek bir kredi verme zihniyeti olduğunu düşünmüyorum. Günü geçirme olarak bakıyorlar. Kredi alabilene ben de rastlamadım. İklimi güzel bir ülkedeyiz. Tarım arazileri ve tarım işçilerinin hala var olması Türkiye'nin çok büyük bir şansı. Ama hükümetin somut bir adımı yok. Bu krizi bir avantaja çevirebilirdik. Bugün ekim, dikim günü. Beklerdim ki insanları tarıma yönlendirip pazarın oluşturulması, mazotlarının, gübrelerinin temin edilmesi gerekirdi. Tarım Türkiye için bir sıçrama noktası olacaktı.
Matematik basit aslında. Hastalık on dört gün. Yirmi bir gün herkesi izole ettikten sonra hastaları ayırıp tedavisine yoğunlaşarak atlatabilirdik. Ama o yirmi bir günü geçirecek devletimizin gücü yok. Böylesine hayati önlemleri devletin alacağına inanmıyorum. Hızlıca mental değişime gitmeleri gerekiyor. Bu virüs döneminde seçim yapılamaz ama iktidarın kafa yapısının değişmesi gerekiyor. Herkesin taşın altına elini sokması gerekiyor. Bunu yapan Kayseri Belediyesi olunca Antep Belediyesi olunca sorun yok İzmir, İstanbul belediyesi olunca problem. Ama bakın Tunç Soyer bugün Menemen'de buğday tarlarında geziyor. Tarım bakanlığının yapamadığını CHP belediyeler yapıyor'' dedi.
Hükümet Kendi Terörist Tanımını Yaptı
Hasta ve yaşlı mahkumlar içeride. Mafya babalarını çıkartıyorsunuz. Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan içerde. Nasıl bir terör tanımlaması yapıyorsun. Sen kendi işine geleni çıkartıyorsun. Osman Kavala'nın suçu ne. Böyle naif bir insana terör yaftası yapıştırmaya çalışıyorsun. İnsanların bir suçu varsa adaletli bir şekilde yargılanabilseler keşke. Can Dündar'da bunların elinde tutsak olmaktansa çekti gitti. Can Dündar'ın da Osman Kavala'dan farklı bir sonu olmayacaktı.Can Dündar için gerber diyen kişi FETÖ'nün şiirlerini okudum yine oturdum , ağladım diyen bir insan. KHK ile birçok insana iftira atıldı. Hiçbir şeyle ilgisi olmayan öğretmenler, doktorlar terörist olarak yargılandı'' ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir




