CAN HABER - Şeyma Özcan
Programdan satırbaşları şöyle
CHP'nin 37. Olağan Kurultayı'nı değerlendiren Bayır, "Pandemi sürecinin gölgesinde yaptığımız bir kurultaydı. CHP her zaman parti içinde kanatların oluştuğu bir kurum. İki arkadaşımız genel başkan adayı olmak istedi ama yeterli imza toplanamadığı için olamadılar. Ama hiçbir kırgınlık yok. Herkes görüşlerini ifade etme imkanı buldu.Biz yolumuza devam ediyoruz. Kurultay geride kaldı. Kendi adıma tek üzüntüm İzmir'in yeteri kadar temsil edilmediğini düşünüyorum. 70 delegenin olduğu yerde İzmir'de Parti Meclisinde 3 kişinin olması eleştirilere de neden oluyor. Biz milletvekillerinin 'Nerede hata yaptık, neden yeterince temsil edilemiyoruz?' sorusunu kendimize sormamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
İzmir'de 3 yüz bin kişilik işsizlik ordusu olduğunu dile getiren Bayır, "Bu işsiz vatandaşların istihdamı belediyeler ile mümkün değil. Bu sorunu çözemediğimiz için çok üzülüyoruz. Yapabileceğimiz tüketim toplumu olmaktan çıkıp üretim toplumuna dönüş yapmamız gerekiyor. Ülke genelinde 18 milyon işsiz var şu anda. Bu durum sosyal patlamaya neden olabilecek boyutta. Bir çok sorunun temeli ekonomik durum olduğu biliniyor. Bir çok aile bile bu yüzden dağılıyor. Yeni iş dalları oluşturmak gerekiyor. Yerli malına dönmek lazım ve ithalat çılgınlığından vazgeçmek gerekli" ifadelerini kullandı.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin çıkışı ile ilgili konuşan Bayır: "Muharrem beyin çıkışı parti kurmak adına değil. Geçen seçimlerde kendince yarım kalan mücadeleyi tamamlamak istiyor. Kendisi adına sandıklarda çalışabilecek CHP örgütü dışında bir gönüllü ordusu kurmaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Örgüt tarafından yalnız bırakıldığını düşünüyor ama ben doğru bulmuyorum. Bunlar duygusallıkla söylenen sözler. Ama tabi bu sözler ile İnce'yi yok saymak olmaz. Kendisi gibi bir siyasetçi kolay yetişmez. Yandaş medyanın yapmaya çalıştığı da 'Acaba CHP dağılır mı? ' beklentisi var. Biz buna izin vermeyeceğiz" dedi.
"Bugünkü yasaya göre Erdoğan tekrar Cumhurbaşkanlığına aday olamayacak" diyen Bayır, " Biz planlarımızı kendisinin aday olamayacağı yönünde yapıyoruz. Belki perde arkasında kontrol mekanizması ile ilerleyebilir. Seçimi kaybetmemek için yeni ittifaklar peşinde. Devletin imkanlarını kullanarak, sandıklarda bir takım oynamalar yaparak seçim kazanmayı planlıyor olabilirler. Ama ülkede ciddi kesimin rahatsızlığı var. Bugün hayatından memnun olan yok. Türk parasının değer kaybına bakıyoruz. Papua Yeni Gine parası bile bizimkinden iki katı değerli .Bu kadar yıllık güçlü bir ülkede yanlış yönetimler sonucunda bu durumdayız. Gemi su alıyor" diye konuştu.
Doların yükselmesinden rahatsız değilseniz neden Katar'a gidip swap anlaşması için el pençe duruyorsunuz
Albayak'ın Ahmet Hakan'ın programında yaptığı açıklamada dolar ile ilgili konuşmasına değinen Bayır, "Aklımızla dalga geçmekten başka bir şey değil. Yapılan tüm yatırımları dolarla yapıyorsunuz sonra 'Doların yükselmesiyle ne işiniz var?' diyorsunuz. Doların yükselmesinden rahatsız değilseniz neden Katar'a gidip swap anlaşması için el pençe duruyorsunuz. Onlar sarayda halktan kopuk yaşadıkları için ülke ekonomisinden bihaberler. Katar'da yapılan anlaşmada dolar kurunu 11 lira olarak ayarlıyor. Adam diyor ki senin paran hiç bir yerde geçmiyor ki. Şehircilik bakanlığının projelerinin olduğu arazileri aldılar.
20 bin 363 taşınmazı sattılar. ülkemizde 148 bin 996 meskeninde yabancılara satıldı. Türkiye'de en çok arazi alan ülkelerin arap ve ortadoğu ülkeleri olduğu da ayrıca dikkat çekici. Suudi Arabistan, Mısır ve Katar en çok satın alanlar. Ne hikmetse en çok Manisa ve Konya'da bulunan arazileri satın aldılar.
Ne oluyor bu ülkede? Cumhuriyetin değerleri satılıyor. Devletin gücü konumunda olan bütün kazanımlar elden çıkarılmış. Otoyollar tüneller hastaneler gibi devletin yapması gerekenleri yap işlet devret ile başkalarına yaptırılıyor. Ve biz geçmediğimiz yol için gitmediğimiz hastane için dolaylı olarak para ödüyoruz" şeklinde konuştu.
Pandemi sürecine de değinen Bayır, " Ben yasakların erken kaldırıldığını düşünüyorum. Normalleşme sonrası durum daha da kötüye gidiyor. Beni rahatsız eden de iktidarın bu pandemi sürecinden nemalanmaya çalışması. Her seferinde hep kandırıldık dediler. Aynı mağdur edebiyatı için ne bulabiliriz diye düşündüler. Olay biraz daha vahimleşirse, olağanüstü hal ilan edebilirler. Bu hesabın içinde de olabilirler. Ama her şeyini kaybetmiş bir iktidarın neler yapabildiğini tarihten biliyoruz. Bu da bizi huzursuz ediyor" dedi.
"Gençler için güzel şeyler söylemek isterdim ama gerçekleri görüp tedbir almalarını istiyorum" diyen Bayır şöyle devam etti: "Bizde beyaz yakalı çok ama eli tornovida tutan yok. teknik eleman yetersizliğimiz var. Bu iktidar hala meslek okullarını imam hatip yapıyor. Camilerimizin imam ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Ama meslek okullarını arttırmamız gerekiyor. Durum kötü gidiyor. Karamsar olmak istemiyorum. Güzel günleri 2023'te CHP iktidarında göreceğiz."
Programdan satırbaşları şöyle
CHP'nin 37. Olağan Kurultayı'nı değerlendiren Bayır, "Pandemi sürecinin gölgesinde yaptığımız bir kurultaydı. CHP her zaman parti içinde kanatların oluştuğu bir kurum. İki arkadaşımız genel başkan adayı olmak istedi ama yeterli imza toplanamadığı için olamadılar. Ama hiçbir kırgınlık yok. Herkes görüşlerini ifade etme imkanı buldu.Biz yolumuza devam ediyoruz. Kurultay geride kaldı. Kendi adıma tek üzüntüm İzmir'in yeteri kadar temsil edilmediğini düşünüyorum. 70 delegenin olduğu yerde İzmir'de Parti Meclisinde 3 kişinin olması eleştirilere de neden oluyor. Biz milletvekillerinin 'Nerede hata yaptık, neden yeterince temsil edilemiyoruz?' sorusunu kendimize sormamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Tüketimden çıkıp üretim toplumuna dönüş yapılmalı
İzmir'de 3 yüz bin kişilik işsizlik ordusu olduğunu dile getiren Bayır, "Bu işsiz vatandaşların istihdamı belediyeler ile mümkün değil. Bu sorunu çözemediğimiz için çok üzülüyoruz. Yapabileceğimiz tüketim toplumu olmaktan çıkıp üretim toplumuna dönüş yapmamız gerekiyor. Ülke genelinde 18 milyon işsiz var şu anda. Bu durum sosyal patlamaya neden olabilecek boyutta. Bir çok sorunun temeli ekonomik durum olduğu biliniyor. Bir çok aile bile bu yüzden dağılıyor. Yeni iş dalları oluşturmak gerekiyor. Yerli malına dönmek lazım ve ithalat çılgınlığından vazgeçmek gerekli" ifadelerini kullandı.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin çıkışı ile ilgili konuşan Bayır: "Muharrem beyin çıkışı parti kurmak adına değil. Geçen seçimlerde kendince yarım kalan mücadeleyi tamamlamak istiyor. Kendisi adına sandıklarda çalışabilecek CHP örgütü dışında bir gönüllü ordusu kurmaya yönelik olduğunu düşünüyorum. Örgüt tarafından yalnız bırakıldığını düşünüyor ama ben doğru bulmuyorum. Bunlar duygusallıkla söylenen sözler. Ama tabi bu sözler ile İnce'yi yok saymak olmaz. Kendisi gibi bir siyasetçi kolay yetişmez. Yandaş medyanın yapmaya çalıştığı da 'Acaba CHP dağılır mı? ' beklentisi var. Biz buna izin vermeyeceğiz" dedi.
İktidar seçimi kaybetmemek için yeni ittifaklar peşinde
"Bugünkü yasaya göre Erdoğan tekrar Cumhurbaşkanlığına aday olamayacak" diyen Bayır, " Biz planlarımızı kendisinin aday olamayacağı yönünde yapıyoruz. Belki perde arkasında kontrol mekanizması ile ilerleyebilir. Seçimi kaybetmemek için yeni ittifaklar peşinde. Devletin imkanlarını kullanarak, sandıklarda bir takım oynamalar yaparak seçim kazanmayı planlıyor olabilirler. Ama ülkede ciddi kesimin rahatsızlığı var. Bugün hayatından memnun olan yok. Türk parasının değer kaybına bakıyoruz. Papua Yeni Gine parası bile bizimkinden iki katı değerli .Bu kadar yıllık güçlü bir ülkede yanlış yönetimler sonucunda bu durumdayız. Gemi su alıyor" diye konuştu.
Doların yükselmesinden rahatsız değilseniz neden Katar'a gidip swap anlaşması için el pençe duruyorsunuz
Albayak'ın Ahmet Hakan'ın programında yaptığı açıklamada dolar ile ilgili konuşmasına değinen Bayır, "Aklımızla dalga geçmekten başka bir şey değil. Yapılan tüm yatırımları dolarla yapıyorsunuz sonra 'Doların yükselmesiyle ne işiniz var?' diyorsunuz. Doların yükselmesinden rahatsız değilseniz neden Katar'a gidip swap anlaşması için el pençe duruyorsunuz. Onlar sarayda halktan kopuk yaşadıkları için ülke ekonomisinden bihaberler. Katar'da yapılan anlaşmada dolar kurunu 11 lira olarak ayarlıyor. Adam diyor ki senin paran hiç bir yerde geçmiyor ki. Şehircilik bakanlığının projelerinin olduğu arazileri aldılar.20 bin 363 taşınmazı sattılar. ülkemizde 148 bin 996 meskeninde yabancılara satıldı. Türkiye'de en çok arazi alan ülkelerin arap ve ortadoğu ülkeleri olduğu da ayrıca dikkat çekici. Suudi Arabistan, Mısır ve Katar en çok satın alanlar. Ne hikmetse en çok Manisa ve Konya'da bulunan arazileri satın aldılar.
Ne oluyor bu ülkede? Cumhuriyetin değerleri satılıyor. Devletin gücü konumunda olan bütün kazanımlar elden çıkarılmış. Otoyollar tüneller hastaneler gibi devletin yapması gerekenleri yap işlet devret ile başkalarına yaptırılıyor. Ve biz geçmediğimiz yol için gitmediğimiz hastane için dolaylı olarak para ödüyoruz" şeklinde konuştu.
Mağdur edebiyatı ile OHAL ilan etme hesabı içinde olabilirler
Pandemi sürecine de değinen Bayır, " Ben yasakların erken kaldırıldığını düşünüyorum. Normalleşme sonrası durum daha da kötüye gidiyor. Beni rahatsız eden de iktidarın bu pandemi sürecinden nemalanmaya çalışması. Her seferinde hep kandırıldık dediler. Aynı mağdur edebiyatı için ne bulabiliriz diye düşündüler. Olay biraz daha vahimleşirse, olağanüstü hal ilan edebilirler. Bu hesabın içinde de olabilirler. Ama her şeyini kaybetmiş bir iktidarın neler yapabildiğini tarihten biliyoruz. Bu da bizi huzursuz ediyor" dedi.
"Gençler için güzel şeyler söylemek isterdim ama gerçekleri görüp tedbir almalarını istiyorum" diyen Bayır şöyle devam etti: "Bizde beyaz yakalı çok ama eli tornovida tutan yok. teknik eleman yetersizliğimiz var. Bu iktidar hala meslek okullarını imam hatip yapıyor. Camilerimizin imam ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Ama meslek okullarını arttırmamız gerekiyor. Durum kötü gidiyor. Karamsar olmak istemiyorum. Güzel günleri 2023'te CHP iktidarında göreceğiz."






