BÜŞRA IRMAK-CAN HABER
Gündemi değerlendiren Bayır, Türkiye'deki ekonomik krizin büyüklüğüne, CHP'nin meclise sunduğu önergelerin AKP ve MHP oylarıyla reddedilişine, COVİD-19 aşısı konusundaki tutarsız açıklamara ve AKP'nin neden erken seçim istemediğine değindi. Menemen'de başkanvekili seçimleri hakkında konuşan Bayır, "Ben il başkanı olsaydım sonuç böyle olmazdı " ifadelerini kullandı.
Programdan satır başları şöyle...
Mutfaktaki yangının büyüklüğüne dikkat çeken Bayır,"Son zamanlarda çokça söylenen bir söz var: Yandaşın cüzdanı taşmış, vatandaşın cüzdanı yanmış. Mutfaktaki yangın çok büyük. Türk parasının alım gücü azaldı. Bir füze gibi artan zamları görüyoruz. Yumurrtayı yüzde 82 zamla yedik. Bu kadar zam gelmesine rağmen üretici de kazanamıyor. TUİK yıllık enflasyonu yüzde 14 olarak açıkladı. Sadece gıdada enflasyon oranı yüzde 30. Kurufasulye 2019 Eylülde 19 lira iken 26 lira olmuş. Kurulfasulyeyi yüzde 83,9 ile ıspanak, yüzde 82,2 ile yumurta, yüzde 70,8 ile portakal, yüzde 63,5 ile pırasa ve yüzde 60,4 ile mercimek, yüzde 63 ile şeker, yüzden 83 ile zeytin, yüzde 62 ile pirinç izledi. Bunlar sadece bazı örnekler. Elektrik, doğalgazı söylemiyorum. Bir taraftan bu fiyatlar artıyor. Diğer taraftan asgari ücrete mahkum olmuş vatandaş. Bizim halkımız çok yardım sever. Mesala, 15 Temmuz şehitleri için yardım toplayalım. 350 milyon lira topluyoruz. İktidara teslim ediyoruz, para yok oluyor. Dolmabahçe şehitleri için topluyoruz. 52 milyon lira ortada yok. İşsizlik fonundan 48 milyar 719 milyon lira para toplanıyor, para yok ortada. Depremde 35 milyar dolar toplandı. Para ortada yok.Bu para esnafa gitmedi. İhtiyaç sahiplerine, işsize , çiftçiye gitmedi. Bu kayıpları da soruyoruz tabi bu paraları planlayan bir damat vardı. Damat kayıp. Hakkında şimdi çok dedikodu var. Yurt dışına kaçtı diyen var. Sarayda olduğunu söyleyen var... gelecek dönem iktidardan gidecekleri için kendileri için gerekli yatırımlar yapıldı, uçak sayılarını da arttırdılar. Türkiye'deki vatandaş sürünüyormuş umrunda değil ki onların." ifadelerini kullandı.
"Milletin tüm parası 5li çeteye gidiyor. Milletin yararına olan her şeyi bunlar kendilerine yük olarak görüyorlar." diyen Bayır şöyle devam etti: "Peki bunların karşılığında muhalefet partileri ne yapıyor diye sorular sorulabilir haklı bir soru. Bu iş demokratik bir onaylama ile oluyor. Bizim meclise getirerek onaylatamadığımız konuları söyleyeyim. EYT'liler sorununu çözelim dedik, asgari ücretteki vergi kesintilerini kaldıralım dedik. öğretmene, polise, hemşireye 3 bin 600 ek gösterge verelim dedik. Emekliler arasındaki ciddi bir adaletsizlik var bunu intibak ile halledelim dedik. Doğalgaz ve elektrikteki KDV'yi yüzde 18'den yüzde 1'e çekelim dedik. Ev kadınlarına emeklilik hakkı tanıyalım dedik. Sözleşmeli öğretmen uygulaması kaldıralım dedik. Pandemi nedeniyle esnafın vergi ve sigorta borcunu silelim dedik. KYK borçlarını silelim dedik. 65 yaş üstü insanlar için 155 lira yakıt parası verelim dedik. Covid-19'u meslek hastalığı sayalım dedik. Kadına şiddetin cezalarını arttıralım dedik. Tüm bu önergelerimizin hepsi AKP VE MHP oylarıyla reddedildi. Buradan AKPye ve MHP ye oy veren insanlara seslenmek istiyorum.
Her şeyi ithal eder hale gelirsek, esnafı desteklemezsek, çiftçiyi desteklemzsek. Günlük para kazanan insanlar var. Aşçı, garson, ocakçı gibi günübirlik çalışan vatandaşlar var. Bu işletmeleri kapattığımızda 4, 5 milyon kişi işsiz kaldı. Esnafa dalga geçer gibi 750 lira bir para verdiler. Hayatından memnun kimse kalmadı. Milletin tüm parası 5'li çeteye gidiyor. Milletin yararına olan her şeyi bunlar kendilerine yük olarak görüyorlar. Kendi kendine yetebilen 7 ülke arasındayken bu noktadan her açıdan dışarıya bağımlı hale geldik. "
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Arkadaşlar millet aç, perişan. Evet herkesin midesine bir şey giriyor; kuru ekmek giriyor” dedi. AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin ise “O zaman aç değil demek” yanıtını vermesine tepki gösteren Bayır, "Bunun takdirini AKP'ye ve MHP'ye oy verenlere sormak lazım. Gördüğü yaşamı saraydan ibaret sanıyor. Dışarı çıktığında ise kırk tane araba ile çıkıyor. AKP'li Cumhurbaşkanıyla bir pazara çarşıya gidelim, milletin halini görsün. Önce insanları açlığa mahkum edecek sonra önüne bir gıda kolisi koyacaklar. AKP'nin siyaset şekli bu." dedi.
Covid-19 aşı açıklamalarındaki tutarsızlıklara değinen Bayır, "İktidarın aşılamayla ilgili açıklamalarında tutarsızlık var. Bakan 50 milyon doz gelecek diyor.
Cumhurbaşkanı görüşmeşlerin devam ettiğini ve 30 milyon doz geleceğini söyledi. Rakamlar tutmuyor. Tutarsızlık var.
Aşının kaç doz geldiği bile bilinmezken 14 gün arayla 2 doz şeklinde uygulanması gerekiyor. 28 günde 2 doz lazım. Buradan şu sonuç çıkıyor. Öğretmenler aşılanmadan eğitime başlayacağını anlıyoruz. Öğretmene de komik bir zam yaptılar. Bu öğretmen nasıl geçinecek nasıl öğrencilerimize sağlıklı bir şekilde ders verecek. Bunlar bilerek eğitim seviyesini düşürmeyi istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki eğitim seviyesinin yükseldiği yerde onlara oy veren sayısı azalıyor. " şeklinde konuşuyor.
Bu ülenin tek kurtuluş reçetesi bu iktidarın değişmesidir diyen Bayır,"Zaman zaman AKPli Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı gizli ödeneğinden gizli oy anketleri yaptırıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda aldığı oy oranını bu yıl almayacağını görüyor.Bu anket sonuçlarında başarıyı görmediği için erken seçimi dillendirmiyorlar. Partiden ayrılıp yeni parti kuranlar da bir miktar oy tırtıklarlar. Halkımızın şuna karar vermesi gerekiyor. Demokrasiden yana mı olacaklar? Tek adamdan yana mı olacaklar? CHP'de de İYİ partide de bu ülkeyi yönetecek kadrolar var. Ben siyaset hayatımda her zaman erken seçime karşı çıkmışımdır. Çünkü yabancı sermaye tedirgin oluyor. Aynı zamanda iş adamıyım. Ben Almanya'ya gittim geldim. Almanlarla burada iş yapacağız. Ülkeme istihdam sağlayacağım, döviz getireceğim. Kasımpaşalı çıkıp 'Ey Merkel' diye bir çıkış yapıyor. Bizim yatrımcı kaçıyor. Bu ülenin tek kurtuluş reçetesi bu iktidarın değişmesidir. Bu tek adam faşizminden kurtulacağız. Demokrasiden yana olacağız."diye konuştu.
Menemen'de AKP'li başkanvekili seçilmesini değerlendiren Bayır,"Bizim burada ciddi avantajlı bir durumda meclis üye sayımız varken üç tane arkadaşın farklı hareket etmesiyle berabere kaldı. Bununla ilgili gerekli tedbirler alınmıştı. Genel başkan yardımcılarımız İzmir'e geldi. Genelbaşkan yarcımcılarımız, il başkanımız, milletvekillerimiz bir toplantı yaptık. Neler yapmalıyız. Bu konuda meclis üyeleriyle ilişkiler konusunda görüşmeler yapıldı. Sonra oylamaya gidildi ve üç tane meclis üyemiz bize ihanet etti. Sormamız gereken konu bu insanlar nasıl meclise üyesi oldu? Kimler tarafından listeye yazıldı? Meclis üyesi seçme işlemi nasıl yapılmıştır? Menemen'de neden ön seçim yapılmamıştır? Vatandaşa neden sorulmamıştır? En iyi sonucu halk çıkaracaktır. Diğer taraftan ilçe başkanı, il başkanı, genel başkan yardımcıları bunlar isimleri yazmaya başlarsa bunları kontrol edemezsiniz. Bir de bu seçime giderken bir ittifak adayı ile gidiyorsun. Millet ittifakı olarak gidiyorsunuz. Dolayısıyla Millet İttifakı'ndaki diğer siyasi partilerin temsilcilerine de yer vereceksiniz. Bunları göz önüne aldığımız zaman burada böyle bir üçlü de verildi. Böyle bir sonuç beklenmiyordu. Hepimizi çok üzdü.Menemen için mahkeme süreci devam ediyor ama buradan ders çıkarmak gerekiyor. Urla'dan sonra menemende de aynı şeyi yaşadık. Onun için bu noktanın aydınlatılması gerekiyor. Bu işin sorumluları bulunmalı. " dedi.
İl başkanının öneminde bahseden Bayır,"Bizim il başkanlığımız farklı bir yerden geliyor. Benim kişisel kanaatim şu son zamanlarda parti olarak bir yanlışa imza atıyoruz. Partinin il başkanı çok önemli bir konu. Tüm vilayetin gözünde genelbaşkanı temsil eden bir insandan bahsediyoruz. Bu işin okulu yok. Bu iş için deneyim gerek. Hiçbir deneyimi olmayan siyaset hayatı meclis üyeliği olan kişi il başkanı oluyor. Bu partide pişeceksin. " ifadelerini kullandı.
Ben il başkanı olsaydım sonuç böyle olmazdı diyen Bayır,"Ben İl başkanı olsaydım belediye meclisi böyle olmazdım. Belediye meclisi böyle olmadığı için sonuç da böyle olmazdı. Parti terbiyesi çok önemli. Ben il başkanıyken bir kere başıma geldi. Seferihasar'da iki meclis üyesi grup kararına rağmen AKP'li meclis üyeleriyle ortak hareket etmiş. Hemen o dönemin belediye başkanını, ilçe başkanını, meclis üyelerini çağırdım. Ben bunu parti suçu sayarım, sizi partiden atarım dedim. Neden böyle yaptıklarını da sordum. Biz halk yararına daha iyi olacağını düşündük dediler. Grup kararı aldıysan böyle hareket edemezsin. Cumhuriyet Halk Partisine üye olmanın sorumlulukları vardır. "şeklinde konuştu.
Gündemi değerlendiren Bayır, Türkiye'deki ekonomik krizin büyüklüğüne, CHP'nin meclise sunduğu önergelerin AKP ve MHP oylarıyla reddedilişine, COVİD-19 aşısı konusundaki tutarsız açıklamara ve AKP'nin neden erken seçim istemediğine değindi. Menemen'de başkanvekili seçimleri hakkında konuşan Bayır, "Ben il başkanı olsaydım sonuç böyle olmazdı " ifadelerini kullandı.
Programdan satır başları şöyle...
Yandaşın cüzdanı taşmış, vatandaşın cüzdanı yanmış
Mutfaktaki yangının büyüklüğüne dikkat çeken Bayır,"Son zamanlarda çokça söylenen bir söz var: Yandaşın cüzdanı taşmış, vatandaşın cüzdanı yanmış. Mutfaktaki yangın çok büyük. Türk parasının alım gücü azaldı. Bir füze gibi artan zamları görüyoruz. Yumurrtayı yüzde 82 zamla yedik. Bu kadar zam gelmesine rağmen üretici de kazanamıyor. TUİK yıllık enflasyonu yüzde 14 olarak açıkladı. Sadece gıdada enflasyon oranı yüzde 30. Kurufasulye 2019 Eylülde 19 lira iken 26 lira olmuş. Kurulfasulyeyi yüzde 83,9 ile ıspanak, yüzde 82,2 ile yumurta, yüzde 70,8 ile portakal, yüzde 63,5 ile pırasa ve yüzde 60,4 ile mercimek, yüzde 63 ile şeker, yüzden 83 ile zeytin, yüzde 62 ile pirinç izledi. Bunlar sadece bazı örnekler. Elektrik, doğalgazı söylemiyorum. Bir taraftan bu fiyatlar artıyor. Diğer taraftan asgari ücrete mahkum olmuş vatandaş. Bizim halkımız çok yardım sever. Mesala, 15 Temmuz şehitleri için yardım toplayalım. 350 milyon lira topluyoruz. İktidara teslim ediyoruz, para yok oluyor. Dolmabahçe şehitleri için topluyoruz. 52 milyon lira ortada yok. İşsizlik fonundan 48 milyar 719 milyon lira para toplanıyor, para yok ortada. Depremde 35 milyar dolar toplandı. Para ortada yok.Bu para esnafa gitmedi. İhtiyaç sahiplerine, işsize , çiftçiye gitmedi. Bu kayıpları da soruyoruz tabi bu paraları planlayan bir damat vardı. Damat kayıp. Hakkında şimdi çok dedikodu var. Yurt dışına kaçtı diyen var. Sarayda olduğunu söyleyen var... gelecek dönem iktidardan gidecekleri için kendileri için gerekli yatırımlar yapıldı, uçak sayılarını da arttırdılar. Türkiye'deki vatandaş sürünüyormuş umrunda değil ki onların." ifadelerini kullandı.
AKP VE MHP oylarıyla reddedildi
"Milletin tüm parası 5li çeteye gidiyor. Milletin yararına olan her şeyi bunlar kendilerine yük olarak görüyorlar." diyen Bayır şöyle devam etti: "Peki bunların karşılığında muhalefet partileri ne yapıyor diye sorular sorulabilir haklı bir soru. Bu iş demokratik bir onaylama ile oluyor. Bizim meclise getirerek onaylatamadığımız konuları söyleyeyim. EYT'liler sorununu çözelim dedik, asgari ücretteki vergi kesintilerini kaldıralım dedik. öğretmene, polise, hemşireye 3 bin 600 ek gösterge verelim dedik. Emekliler arasındaki ciddi bir adaletsizlik var bunu intibak ile halledelim dedik. Doğalgaz ve elektrikteki KDV'yi yüzde 18'den yüzde 1'e çekelim dedik. Ev kadınlarına emeklilik hakkı tanıyalım dedik. Sözleşmeli öğretmen uygulaması kaldıralım dedik. Pandemi nedeniyle esnafın vergi ve sigorta borcunu silelim dedik. KYK borçlarını silelim dedik. 65 yaş üstü insanlar için 155 lira yakıt parası verelim dedik. Covid-19'u meslek hastalığı sayalım dedik. Kadına şiddetin cezalarını arttıralım dedik. Tüm bu önergelerimizin hepsi AKP VE MHP oylarıyla reddedildi. Buradan AKPye ve MHP ye oy veren insanlara seslenmek istiyorum.
Her şeyi ithal eder hale gelirsek, esnafı desteklemezsek, çiftçiyi desteklemzsek. Günlük para kazanan insanlar var. Aşçı, garson, ocakçı gibi günübirlik çalışan vatandaşlar var. Bu işletmeleri kapattığımızda 4, 5 milyon kişi işsiz kaldı. Esnafa dalga geçer gibi 750 lira bir para verdiler. Hayatından memnun kimse kalmadı. Milletin tüm parası 5'li çeteye gidiyor. Milletin yararına olan her şeyi bunlar kendilerine yük olarak görüyorlar. Kendi kendine yetebilen 7 ülke arasındayken bu noktadan her açıdan dışarıya bağımlı hale geldik. "
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Arkadaşlar millet aç, perişan. Evet herkesin midesine bir şey giriyor; kuru ekmek giriyor” dedi. AKP Denizli Milletvekili Şahin Tin ise “O zaman aç değil demek” yanıtını vermesine tepki gösteren Bayır, "Bunun takdirini AKP'ye ve MHP'ye oy verenlere sormak lazım. Gördüğü yaşamı saraydan ibaret sanıyor. Dışarı çıktığında ise kırk tane araba ile çıkıyor. AKP'li Cumhurbaşkanıyla bir pazara çarşıya gidelim, milletin halini görsün. Önce insanları açlığa mahkum edecek sonra önüne bir gıda kolisi koyacaklar. AKP'nin siyaset şekli bu." dedi.
Covid-19 aşı açıklamalarındaki tutarsızlıklara değinen Bayır, "İktidarın aşılamayla ilgili açıklamalarında tutarsızlık var. Bakan 50 milyon doz gelecek diyor.
Cumhurbaşkanı görüşmeşlerin devam ettiğini ve 30 milyon doz geleceğini söyledi. Rakamlar tutmuyor. Tutarsızlık var.
Aşının kaç doz geldiği bile bilinmezken 14 gün arayla 2 doz şeklinde uygulanması gerekiyor. 28 günde 2 doz lazım. Buradan şu sonuç çıkıyor. Öğretmenler aşılanmadan eğitime başlayacağını anlıyoruz. Öğretmene de komik bir zam yaptılar. Bu öğretmen nasıl geçinecek nasıl öğrencilerimize sağlıklı bir şekilde ders verecek. Bunlar bilerek eğitim seviyesini düşürmeyi istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki eğitim seviyesinin yükseldiği yerde onlara oy veren sayısı azalıyor. " şeklinde konuşuyor.
"Erken seçimi dillendirmiyorlar çünkü..."
Bu ülenin tek kurtuluş reçetesi bu iktidarın değişmesidir diyen Bayır,"Zaman zaman AKPli Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı gizli ödeneğinden gizli oy anketleri yaptırıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda aldığı oy oranını bu yıl almayacağını görüyor.Bu anket sonuçlarında başarıyı görmediği için erken seçimi dillendirmiyorlar. Partiden ayrılıp yeni parti kuranlar da bir miktar oy tırtıklarlar. Halkımızın şuna karar vermesi gerekiyor. Demokrasiden yana mı olacaklar? Tek adamdan yana mı olacaklar? CHP'de de İYİ partide de bu ülkeyi yönetecek kadrolar var. Ben siyaset hayatımda her zaman erken seçime karşı çıkmışımdır. Çünkü yabancı sermaye tedirgin oluyor. Aynı zamanda iş adamıyım. Ben Almanya'ya gittim geldim. Almanlarla burada iş yapacağız. Ülkeme istihdam sağlayacağım, döviz getireceğim. Kasımpaşalı çıkıp 'Ey Merkel' diye bir çıkış yapıyor. Bizim yatrımcı kaçıyor. Bu ülenin tek kurtuluş reçetesi bu iktidarın değişmesidir. Bu tek adam faşizminden kurtulacağız. Demokrasiden yana olacağız."diye konuştu.
Menemen'de baaşkanvekili seçimleri
Menemen'de AKP'li başkanvekili seçilmesini değerlendiren Bayır,"Bizim burada ciddi avantajlı bir durumda meclis üye sayımız varken üç tane arkadaşın farklı hareket etmesiyle berabere kaldı. Bununla ilgili gerekli tedbirler alınmıştı. Genel başkan yardımcılarımız İzmir'e geldi. Genelbaşkan yarcımcılarımız, il başkanımız, milletvekillerimiz bir toplantı yaptık. Neler yapmalıyız. Bu konuda meclis üyeleriyle ilişkiler konusunda görüşmeler yapıldı. Sonra oylamaya gidildi ve üç tane meclis üyemiz bize ihanet etti. Sormamız gereken konu bu insanlar nasıl meclise üyesi oldu? Kimler tarafından listeye yazıldı? Meclis üyesi seçme işlemi nasıl yapılmıştır? Menemen'de neden ön seçim yapılmamıştır? Vatandaşa neden sorulmamıştır? En iyi sonucu halk çıkaracaktır. Diğer taraftan ilçe başkanı, il başkanı, genel başkan yardımcıları bunlar isimleri yazmaya başlarsa bunları kontrol edemezsiniz. Bir de bu seçime giderken bir ittifak adayı ile gidiyorsun. Millet ittifakı olarak gidiyorsunuz. Dolayısıyla Millet İttifakı'ndaki diğer siyasi partilerin temsilcilerine de yer vereceksiniz. Bunları göz önüne aldığımız zaman burada böyle bir üçlü de verildi. Böyle bir sonuç beklenmiyordu. Hepimizi çok üzdü.Menemen için mahkeme süreci devam ediyor ama buradan ders çıkarmak gerekiyor. Urla'dan sonra menemende de aynı şeyi yaşadık. Onun için bu noktanın aydınlatılması gerekiyor. Bu işin sorumluları bulunmalı. " dedi.
İl başkanının öneminde bahseden Bayır,"Bizim il başkanlığımız farklı bir yerden geliyor. Benim kişisel kanaatim şu son zamanlarda parti olarak bir yanlışa imza atıyoruz. Partinin il başkanı çok önemli bir konu. Tüm vilayetin gözünde genelbaşkanı temsil eden bir insandan bahsediyoruz. Bu işin okulu yok. Bu iş için deneyim gerek. Hiçbir deneyimi olmayan siyaset hayatı meclis üyeliği olan kişi il başkanı oluyor. Bu partide pişeceksin. " ifadelerini kullandı.
Ben il başkanı olsaydım
Ben il başkanı olsaydım sonuç böyle olmazdı diyen Bayır,"Ben İl başkanı olsaydım belediye meclisi böyle olmazdım. Belediye meclisi böyle olmadığı için sonuç da böyle olmazdı. Parti terbiyesi çok önemli. Ben il başkanıyken bir kere başıma geldi. Seferihasar'da iki meclis üyesi grup kararına rağmen AKP'li meclis üyeleriyle ortak hareket etmiş. Hemen o dönemin belediye başkanını, ilçe başkanını, meclis üyelerini çağırdım. Ben bunu parti suçu sayarım, sizi partiden atarım dedim. Neden böyle yaptıklarını da sordum. Biz halk yararına daha iyi olacağını düşündük dediler. Grup kararı aldıysan böyle hareket edemezsin. Cumhuriyet Halk Partisine üye olmanın sorumlulukları vardır. "şeklinde konuştu.






