Gündem
Yayınlanma: 26 Mayıs 2022 - 18:30
Güncelleme: 27 Mayıs 2022 - 10:41
CHP'li Bayır'dan İktidara Gönderme: Kralcı değil kuralcı olacağız
Can Radyo'da Gökhan Kafalı ile Ege'nin Gündemi programının konuğu CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır oldu.
Gündem
26 Mayıs 2022 - 18:30
Güncelleme: 27 Mayıs 2022 - 10:41
CHP İzmir ilçe örgütlerinde yaşanan gerginlikleri değerlendiren Bayır, “CHP’nin demokratik bir parti olması partililerin her şeyi söyleyebileceği anlamına gelmez.” dedi. İktidara ekonomi göndermesi yapan Bayır, “Kralcı değil kuralcı olacağız” ifadelerini kullandı.
Son zamanlarda çokça gündeme gelen CHP İzmir ilçe örgütlerinde yaşanan sorunlar üzerine Gökhan Kafalı’nın “ Siz alannda her yere koşarken bir bakıyorsunuz X ilçede başka bir tartışma ya da disipline sevk etmeler gibi olaylar yaşanıyor. Bunu nasıl görüyorsunuz?sorusuna cevap veren Bayır, “Büyük bir partiyiz. İzmir’de 160 bin üyesi var. Arada böyle ufak tefek problemlerin çıkması normal. Önemli olan bunları hakkaniyetle çözmek. Herkesin aynı olması beklenemez.
Cumhuriyet Halk Partisi demokratik bir partidir, demokrasiyi savunur dolayısıyla il başkanları, milletvekilleri, genel merkez yöneticileri de oldukça demokratiktir. Ancak demokrat olması partililerin her yerde her şeyi söylemesi gazeteye televizyona radyoya her şeyi anlatması anlamına gelmez. O başka bir şey, o da tecrübeyle bağlantılı.” İfadelerini kullandı.
Milletin Sesi mitingini anlatan Bayır,” Model olarak çok farklı bir miting oldu. Bir kere ilk farklılığı İstanbul’da miting yapıyorsunuz. Partiler böyle büyük mitinglere bir ay önceden hazırlanmaya başlar. Bu öyle olmadı. Canan Kaftancıoğlu’nun mahkeme meselesinden kaynaklı Bursa’da yapılması planlanan miting bir hafta kala İstanbul’a çekildi. Bundan dolayı çok iyi hazırlandığımızı söyleyemem ama iyi bir hazırlık yapılmış. 12 tane dev ekran kurulmuştu, ses sistemi çok iyiydi. Katılımcılardaki çeşitlilik dikkat çekti. Bir diğer özelliği ise sadece Genel Başkan konuşmadı, halkın kendisi de konuşmacıydı. Halk orada kendisini buldu. Toplumda bıçak kemiğe dayanmış onu gördük.” İfadelerini kullandı.
Ak Partili siyasilerin vatandaşa verdiği tavsiyeleri, ‘Cumhur İttifakı’nda panik başladı’ şeklinde yorumlayan Bayır şöyle konuştu:
“AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmazer geçtiğimiz günlerde karpuzu dilimle alıyoruz diyen bir vatandaşa karpuz ek tavsiyesinde bulundu. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, et pahalı diyen vatandaşa ‘Kasaptan et almıyorum, kuzu kestiriyorum’ diyor. AKP’li Aydemir, ‘Aylarca soğan ekmek yiyeceğiz ama güvenliğimizden taviz vermeyeceğiz.’ Yapılan anketlere baktığımız zaman CHP’nin İYİ Partinin oy oranı yükselirken AKP’nin oy oranında düşme görüyoruz. Bir panik başladı. Diyecek bir şey bulamadıkları için bunları uyduruyorlar, saçmalıyorlar.”
Sine-i Millet’e dönmek çözüm değil diyen Bayır,”Bizim Sine-i Millet’e dönmekten asla bir korkumuz olmaz ama bu çözüm olsaydı şimdiye kadar yapmıştık zaten. Sine-i Millete dönmenin iki koşulu var. Biz bir siyasi parti olarak Sine-i Millete dönme kararı aldığımızda bunun mecliste oylanıp kabul edilmesi gerekiyor. Bunu yaptığınız zaman muhtemel bir erken seçime sürükleniyorsunuz ama nasıl bir erken seçim. Toplum sanıyor ki bir kesim milletvekili istifa edip Sine-i Milleti kabul ederse genel seçim yapılır ama öyle değil. Sadece istifa eden vekilin yerine o bölgede seçim yapılıyor. Sine-i Millet zaman zaman birileri tarafından gündeme getiriliyor. Muhalefeti yıpratmak kullanılıyor ancak bunun anlamı erken seçim olmuyor, ara seçim oluyor. “dedi.
Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Mı?
Kılıçdaroğlu kendi ağzından ben adayım demedi. Ben kendisini çok uzun zamandır tanıyorum. Kılıçdaroğlu çok naif bir insandır. Klasik, bildiğimiz siyasetçi tipi değildir.Klasik siyasetçi koltuğunu bırakmak istemez, kimseyle paylaşmaz. Önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine rakip olan Muharrem İnce’nin elini kaldırdı. Dünyada hiçbir siyasi partide bunu göremezsiniz. Burada kendini ispat etti. İlla ben olayım diye bir derdi yok. Ancak ben Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olsun isterim.
Millet İttifakı iktidar olduğunda hayata geçecek ekonomi programını anlatan Bayır, “Kralcılığı bırakıp kuralcı olacağız” dedi.
Bayır,”Kısa- orta-uzun vadeli planlar yapılacak. Savurganlığı önlediğimiz takdirde bir toparlanma yaşanacak zaten. Merkez Bankası’nın başına liyakatlı birisi getirilecek ve Merkez Bankası’nı siyasetin dışında tutacağız. Bu hükümetin yaptığı hata şu, her şeyi ben bilirim ben yaparım, devlet diye bir olgu yok devlet de hükümet de cumhurbaşkanı da benim. Oysa siyasetçiler gelirler giderler, devletler kalıcı olandır. Ekonomide 20 yıldır uygulanan kral değil kural olmalı.Kralcılığı bırakıp kuralcı olacağız. Siyasi ahlak yasası çıkartacağız. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak, bunun hesabını soracağız. Kamu bankalarının kaynaklarının yandaşa rant projelerine aktarılmasını engelleyeceğiz. Birçok konuda varlık fonunu kaldırarak TBMM’de kesin hesap komisyonu kurarak sayıştay denetimini uluslararası standartlara çıkaracağız.Parlamenter sisteme geri döneceğiz. Yapacağımız çok iş var.” Şeklinde konuştu.
Önseçim ve kongre açıklaması yapan Bayır,”Kılıçdaroğlu da parti içi demokrasiden yana. Kendisi de İzmir’den önseçime girdi.Başka bir partinin genel başkanı önseçime girmemiştir. Ona da haksızlık yapmayalım ama şu anda altılı bir masada çalışıyoruz. Farklı partnerlerimiz ortak hedeflerimiz var. Bu ortak yol arkadaşlarımızı da kızdırmadan küstürmeden yol almalıyız. Bir erken seçim beklentisi olduğu için bence kongreler geriye atıldı. Bir erken seçim açıklanmazsa genel başkan kongreleri yapalım diyebilir. “ diye konuştu.
Son zamanlarda çokça gündeme gelen CHP İzmir ilçe örgütlerinde yaşanan sorunlar üzerine Gökhan Kafalı’nın “ Siz alannda her yere koşarken bir bakıyorsunuz X ilçede başka bir tartışma ya da disipline sevk etmeler gibi olaylar yaşanıyor. Bunu nasıl görüyorsunuz?sorusuna cevap veren Bayır, “Büyük bir partiyiz. İzmir’de 160 bin üyesi var. Arada böyle ufak tefek problemlerin çıkması normal. Önemli olan bunları hakkaniyetle çözmek. Herkesin aynı olması beklenemez.
Cumhuriyet Halk Partisi demokratik bir partidir, demokrasiyi savunur dolayısıyla il başkanları, milletvekilleri, genel merkez yöneticileri de oldukça demokratiktir. Ancak demokrat olması partililerin her yerde her şeyi söylemesi gazeteye televizyona radyoya her şeyi anlatması anlamına gelmez. O başka bir şey, o da tecrübeyle bağlantılı.” İfadelerini kullandı.
Milletin Sesi mitingini anlatan Bayır,” Model olarak çok farklı bir miting oldu. Bir kere ilk farklılığı İstanbul’da miting yapıyorsunuz. Partiler böyle büyük mitinglere bir ay önceden hazırlanmaya başlar. Bu öyle olmadı. Canan Kaftancıoğlu’nun mahkeme meselesinden kaynaklı Bursa’da yapılması planlanan miting bir hafta kala İstanbul’a çekildi. Bundan dolayı çok iyi hazırlandığımızı söyleyemem ama iyi bir hazırlık yapılmış. 12 tane dev ekran kurulmuştu, ses sistemi çok iyiydi. Katılımcılardaki çeşitlilik dikkat çekti. Bir diğer özelliği ise sadece Genel Başkan konuşmadı, halkın kendisi de konuşmacıydı. Halk orada kendisini buldu. Toplumda bıçak kemiğe dayanmış onu gördük.” İfadelerini kullandı.
Ak Partili siyasilerin vatandaşa verdiği tavsiyeleri, ‘Cumhur İttifakı’nda panik başladı’ şeklinde yorumlayan Bayır şöyle konuştu:
“AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmazer geçtiğimiz günlerde karpuzu dilimle alıyoruz diyen bir vatandaşa karpuz ek tavsiyesinde bulundu. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, et pahalı diyen vatandaşa ‘Kasaptan et almıyorum, kuzu kestiriyorum’ diyor. AKP’li Aydemir, ‘Aylarca soğan ekmek yiyeceğiz ama güvenliğimizden taviz vermeyeceğiz.’ Yapılan anketlere baktığımız zaman CHP’nin İYİ Partinin oy oranı yükselirken AKP’nin oy oranında düşme görüyoruz. Bir panik başladı. Diyecek bir şey bulamadıkları için bunları uyduruyorlar, saçmalıyorlar.”
Sine-i Millet’e dönmek çözüm değil diyen Bayır,”Bizim Sine-i Millet’e dönmekten asla bir korkumuz olmaz ama bu çözüm olsaydı şimdiye kadar yapmıştık zaten. Sine-i Millete dönmenin iki koşulu var. Biz bir siyasi parti olarak Sine-i Millete dönme kararı aldığımızda bunun mecliste oylanıp kabul edilmesi gerekiyor. Bunu yaptığınız zaman muhtemel bir erken seçime sürükleniyorsunuz ama nasıl bir erken seçim. Toplum sanıyor ki bir kesim milletvekili istifa edip Sine-i Milleti kabul ederse genel seçim yapılır ama öyle değil. Sadece istifa eden vekilin yerine o bölgede seçim yapılıyor. Sine-i Millet zaman zaman birileri tarafından gündeme getiriliyor. Muhalefeti yıpratmak kullanılıyor ancak bunun anlamı erken seçim olmuyor, ara seçim oluyor. “dedi.
Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Mı?
Kılıçdaroğlu kendi ağzından ben adayım demedi. Ben kendisini çok uzun zamandır tanıyorum. Kılıçdaroğlu çok naif bir insandır. Klasik, bildiğimiz siyasetçi tipi değildir.Klasik siyasetçi koltuğunu bırakmak istemez, kimseyle paylaşmaz. Önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine rakip olan Muharrem İnce’nin elini kaldırdı. Dünyada hiçbir siyasi partide bunu göremezsiniz. Burada kendini ispat etti. İlla ben olayım diye bir derdi yok. Ancak ben Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olsun isterim.
Millet İttifakı iktidar olduğunda hayata geçecek ekonomi programını anlatan Bayır, “Kralcılığı bırakıp kuralcı olacağız” dedi.
Bayır,”Kısa- orta-uzun vadeli planlar yapılacak. Savurganlığı önlediğimiz takdirde bir toparlanma yaşanacak zaten. Merkez Bankası’nın başına liyakatlı birisi getirilecek ve Merkez Bankası’nı siyasetin dışında tutacağız. Bu hükümetin yaptığı hata şu, her şeyi ben bilirim ben yaparım, devlet diye bir olgu yok devlet de hükümet de cumhurbaşkanı da benim. Oysa siyasetçiler gelirler giderler, devletler kalıcı olandır. Ekonomide 20 yıldır uygulanan kral değil kural olmalı.Kralcılığı bırakıp kuralcı olacağız. Siyasi ahlak yasası çıkartacağız. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak, bunun hesabını soracağız. Kamu bankalarının kaynaklarının yandaşa rant projelerine aktarılmasını engelleyeceğiz. Birçok konuda varlık fonunu kaldırarak TBMM’de kesin hesap komisyonu kurarak sayıştay denetimini uluslararası standartlara çıkaracağız.Parlamenter sisteme geri döneceğiz. Yapacağımız çok iş var.” Şeklinde konuştu.
Önseçim ve kongre açıklaması yapan Bayır,”Kılıçdaroğlu da parti içi demokrasiden yana. Kendisi de İzmir’den önseçime girdi.Başka bir partinin genel başkanı önseçime girmemiştir. Ona da haksızlık yapmayalım ama şu anda altılı bir masada çalışıyoruz. Farklı partnerlerimiz ortak hedeflerimiz var. Bu ortak yol arkadaşlarımızı da kızdırmadan küstürmeden yol almalıyız. Bir erken seçim beklentisi olduğu için bence kongreler geriye atıldı. Bir erken seçim açıklanmazsa genel başkan kongreleri yapalım diyebilir. “ diye konuştu.
İlginizi Çekebilir






