Gündem
Yayınlanma: 01 Şubat 2020 - 17:40
CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'dan Flaş Çarşaf Liste çıkışı!
Can Radyo'da Gökhan Kafalı ile Halkın Sesi programının konuğu, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır oldu. Programda CHP'nin il Kongre süreçleri, 'Yeni Çeşme' projesi, Ensar Vakfı, deprem vergileri gibi konulara değinildi.
Gündem
01 Şubat 2020 - 17:40
Programın satır başları şöyle...
İl kongresi tek aday ve blok liste hakkında da görüşlerini belirten Bayır;" Öyle bir algı yaratıldı ki kesin tek adayla gidiliyormuş gibi bir algı var. Kılıçdaroğlu partimizin iktidara yürüdüğünü, Birbirimizi hırpalamadan ayrışmadan mütabakatla aday çıkarmamız gerektiğini söyledi. Genel başkan da iki aday çıktığında neden iki aday çıktı demez, ayrım yapmaz. Bu bir imaj olarak anlatıldı. Bu durum hem genel başkanımızı hem de mevcut il başkanımızı yıprattı. Mevcut il başkanı doğal olarak tekrar adaydır. Deniz Yücel iki yıldır bu işi yapıyor. Bu iki yılda pişti. Belki daha da iyi yapacaktır. Şimdi Cüneyt Oğuz diye bir arkadaşımız da ben de adayım dedi çıktı. Bu arkadaşımız yeter sayıda imza toplarsa çıkacak yarışacak .. İşin özü şu il ve ilçe kongrelerinin Tüzük kurultayında belirttiğimiz gibi çarşaf liste yapılması. Çarşaf listeyle blok liste nedir? Blok liste ayrıştırır. Neden ayrıştırır? 630 il delegemiz var bu 630 delegenin 25'i il yöneticisi olacak. 56 tanesi kurultay delegesi olacak. Takriben 90 91 kişi listede kendi adını görecek. 630'dan 90'ı çıktığında 340 kişi kendi adını görmeyecek. 6'da 5'i kendi adını göremeyecek. Ben biliyorum ki bu 630 kişiden 500'ünün kurultay delegesi olma isteği var , il yöneticisi olma isteği var. Bunların hiçbiri maaşlı işler değil. Özveriyle çalışma isteği olan partili arkadaşlarımız. Dolayısıyla bunların kendilerini dışlanmış hissetmemesi için fazla adayın böyle bir faydası vardır ama çarşaf listeyle gitmek için. Bu Deniz Yücelin listesini de rahatlatacaktır.
" Blok listenin aleyhinde konuşma yapacağım"
O blok listeyi yapan arkadaşımız çok yıpranacak, üzülecek. Çok kişi de kırgınlıklar olacak. İktidara giden partide bu tarz kırgınların olmaması için çarşaf liste şart. 'Ben bu partiye hizmet etmek istiyorum' diyen kişi gider divana dilekçesini verir, listeye eklenir bunlar. Belki 200 tane il yönetim kurulu üyesi listesine yazılır, bunların içinden en çok oyu alan 25 kişiyi il delegesi seçer. Dolayısıyla kişi der ki ben örgütün kantarına çıktım. Evet bu işi yapacağıma insanlar inandı ve beni seçti ya da seçilememişse de demek ki biraz daha çalışmam lazım, kendimi yeterince tanıtamadım der ama kırılmaz küsmez. Bu yüzden çarşaf liste önemli. Bu yüzden tüzüğümüzde çarşaf liste önceliklidir. Ama siz imza toplayarak blok liste önergesi verirseniz buradan da söylemiş olayım bunun karşı konuşmasını çıkıp ilk ben yapacağım. Blok listenin aleyhinde konuşma yapacağım. Parti üyelerimizde aldığım mesaj şu bundan sonra yapılacak seçimlerde il başkanımızı da ilçe başkanımızı da millet vekilimizi de biz parti üyeleri olarak seçmek istiyoruz, delege rantıyla değil.Milletvekili adaylarının gidip genel merkez koridorlarında genel başkanın karşısında hazır ola geçip Genel başkan yardımcılarına tekmil vereceğine tabanda halka insinler, partililerinden oy istesinler. Bir ön seçim tavsiye kararını da imzaya açacağız. Diyeceğiz ki: Yeter sayıda imzayla bu divan başkanımıza sunacağız eğer yeter sayıda oy alırsa bir sonraki milletvekili seçimlerinde ön seçim yapılmasında tavsiye kararı olarak kurultaya yazdıracağız.
Kızılay'ın içinde bulunduğu durumu değerlendiren Bayır: "Kızılay'ın geçmişi çok eskidir. Bizim kafamızdaki Kızılay zorda olanın yanında olan bir kurumdur..sadece2004 2019 yılları içersinde 15 yıldır vatandaşın Kızılay'a yaptığı yardım 65 milyar lira. Şu ana kadar deprem gerçekleşen bölgelerdeki tahribatı önlemek için ne gibi önlemler alındı. Bu paraların nereye gittiğini sorduğumuzda ise Cumhurbaşkanı tarafından geçiştirildik. Kızılay'da çalışanların maaşları listesini çıkardım. Maaşlar 31 binden başlıyor. Kızılay'da en düşük maaş 11 bin lira civarında. Hepsini topladığında yıllık 6 milyon lira yapıyor. Başkentgaz Kızılay'a bağış yapıyor. Bunu yaparken de şunu söylüyor. Bunun 75 binini sen kullanacaksın ve geri kalanını Ensar Vakfına vereceksin. Ensar vakfından da Türgev Vakfına gidiyor. İlginçtir ki Türgev Vakfının kurucularından biri de Bilal Erdoğan.
Kızılay AKP'nin arka bahçesidir.
Kendi yandaşlarına aktarmak için yapıyorlar. Kızılay'ın bu olaya ortak olması bizi üzdü. Biz Kızılay'a düşman değiliz. Kendi malıymış gibi kendi yandaşlarına yurt yapmak yurt yaptırmak gibi bir yükümlülüğü yoktur" ifadelerini kullandı.
Kızılay yönetimindeki siyasi baskıdan dolayı halkın güveni kalmadığını dile getiren Bayır: "Kızılay yönetiminin hemen istifa etmesi gerekiyor. Kızılay hiçbir siyasi partiye bağlı olmamalıdır. Herhangi bir partinin arka bahçesi olmamalı. Ancak Kızılay AKP'nin arka bahçesidir" şeklinde konuştu.
Urla ve Çeşme bölgesindeki kanal projesi hakkında düşüncelerini , "Zeytineli denilen bölge yıllarca 1. dereceden sit alanıydı. Sonra biri geldi villalar dikti oraya. Devletin gücü ile Sayıştay kararının önüne geçilerek yıkılmadı. Zamanında O bölge 3. dereceden sit alanına dönüştürüldü. Ve o villalar imar affı çıkartılarak yasalaştırıldı ve bugün anlıyoruz ki geçmişten bugünlerin temellerini atmışlar. İşin özeti kanun tanımaz, ÇED raporunu tanımaz, odaları tanımaz bir sistemle kendi yandaşlarından gelecekte oy almak için kurulan bir yapı var. Cumhurbaşkanı , villaların yıkılması kararını veren Yerel mahkemenin kararını onadı ama villalar yıkılmadı, önüne geçildi.
Ensar vakfının üyelerinin tatil yapabileceği yerler haline geldi. Devlet kamulaştırılması vakfın üyelerine tahsis edildi. Çiftçinin arazilerini komik tutarlarla elinden alarak kamulaştırılıyor. İslami bir tatil alanı yaratıyorlar. Disk işçilerine yapılan tatil yeri de kamulaştırılıyor. Tatil bölgelerini de ayırarak insanları ayrıştırıyorlar.
Bugün 250bin dolar veren Arap Emirliklerinden gelen bir kişi vatandaşlığa geçebiliyor. Buraya bir para kaynağı ve oy kaynağı olarak bakıyorlar" şeklinde ifade etti.
Çifte Standart Var
Urla Belediye Başkanının hakkındaki suçlamalar nedeniyle yerine kayyum atanmasını doğru bulmadığını söyleyen Bayır, şöyle devam etti: "İstanbul'da sayın Topbaş'ın ayrılması Ankara'da Gökçek'in ayrılması yine kendi içerisinden belediye başkanı atadığını biliyoruz. Burada bir çifte standart var. CHP ve HDP söz konusu olunca belli sebeplerle kayyum atanıyor. Kayyum atandıktan sonra burada ses çıkaracak kimsede kalmıyor. Şimdi Çeşme Belediye Başkanı, iki belediye için çalışmak zorunda. "
İl kongresi tek aday ve blok liste hakkında da görüşlerini belirten Bayır;" Öyle bir algı yaratıldı ki kesin tek adayla gidiliyormuş gibi bir algı var. Kılıçdaroğlu partimizin iktidara yürüdüğünü, Birbirimizi hırpalamadan ayrışmadan mütabakatla aday çıkarmamız gerektiğini söyledi. Genel başkan da iki aday çıktığında neden iki aday çıktı demez, ayrım yapmaz. Bu bir imaj olarak anlatıldı. Bu durum hem genel başkanımızı hem de mevcut il başkanımızı yıprattı. Mevcut il başkanı doğal olarak tekrar adaydır. Deniz Yücel iki yıldır bu işi yapıyor. Bu iki yılda pişti. Belki daha da iyi yapacaktır. Şimdi Cüneyt Oğuz diye bir arkadaşımız da ben de adayım dedi çıktı. Bu arkadaşımız yeter sayıda imza toplarsa çıkacak yarışacak .. İşin özü şu il ve ilçe kongrelerinin Tüzük kurultayında belirttiğimiz gibi çarşaf liste yapılması. Çarşaf listeyle blok liste nedir? Blok liste ayrıştırır. Neden ayrıştırır? 630 il delegemiz var bu 630 delegenin 25'i il yöneticisi olacak. 56 tanesi kurultay delegesi olacak. Takriben 90 91 kişi listede kendi adını görecek. 630'dan 90'ı çıktığında 340 kişi kendi adını görmeyecek. 6'da 5'i kendi adını göremeyecek. Ben biliyorum ki bu 630 kişiden 500'ünün kurultay delegesi olma isteği var , il yöneticisi olma isteği var. Bunların hiçbiri maaşlı işler değil. Özveriyle çalışma isteği olan partili arkadaşlarımız. Dolayısıyla bunların kendilerini dışlanmış hissetmemesi için fazla adayın böyle bir faydası vardır ama çarşaf listeyle gitmek için. Bu Deniz Yücelin listesini de rahatlatacaktır.
" Blok listenin aleyhinde konuşma yapacağım"
O blok listeyi yapan arkadaşımız çok yıpranacak, üzülecek. Çok kişi de kırgınlıklar olacak. İktidara giden partide bu tarz kırgınların olmaması için çarşaf liste şart. 'Ben bu partiye hizmet etmek istiyorum' diyen kişi gider divana dilekçesini verir, listeye eklenir bunlar. Belki 200 tane il yönetim kurulu üyesi listesine yazılır, bunların içinden en çok oyu alan 25 kişiyi il delegesi seçer. Dolayısıyla kişi der ki ben örgütün kantarına çıktım. Evet bu işi yapacağıma insanlar inandı ve beni seçti ya da seçilememişse de demek ki biraz daha çalışmam lazım, kendimi yeterince tanıtamadım der ama kırılmaz küsmez. Bu yüzden çarşaf liste önemli. Bu yüzden tüzüğümüzde çarşaf liste önceliklidir. Ama siz imza toplayarak blok liste önergesi verirseniz buradan da söylemiş olayım bunun karşı konuşmasını çıkıp ilk ben yapacağım. Blok listenin aleyhinde konuşma yapacağım. Parti üyelerimizde aldığım mesaj şu bundan sonra yapılacak seçimlerde il başkanımızı da ilçe başkanımızı da millet vekilimizi de biz parti üyeleri olarak seçmek istiyoruz, delege rantıyla değil.Milletvekili adaylarının gidip genel merkez koridorlarında genel başkanın karşısında hazır ola geçip Genel başkan yardımcılarına tekmil vereceğine tabanda halka insinler, partililerinden oy istesinler. Bir ön seçim tavsiye kararını da imzaya açacağız. Diyeceğiz ki: Yeter sayıda imzayla bu divan başkanımıza sunacağız eğer yeter sayıda oy alırsa bir sonraki milletvekili seçimlerinde ön seçim yapılmasında tavsiye kararı olarak kurultaya yazdıracağız.
Kızılay'ın içinde bulunduğu durumu değerlendiren Bayır: "Kızılay'ın geçmişi çok eskidir. Bizim kafamızdaki Kızılay zorda olanın yanında olan bir kurumdur..sadece2004 2019 yılları içersinde 15 yıldır vatandaşın Kızılay'a yaptığı yardım 65 milyar lira. Şu ana kadar deprem gerçekleşen bölgelerdeki tahribatı önlemek için ne gibi önlemler alındı. Bu paraların nereye gittiğini sorduğumuzda ise Cumhurbaşkanı tarafından geçiştirildik. Kızılay'da çalışanların maaşları listesini çıkardım. Maaşlar 31 binden başlıyor. Kızılay'da en düşük maaş 11 bin lira civarında. Hepsini topladığında yıllık 6 milyon lira yapıyor. Başkentgaz Kızılay'a bağış yapıyor. Bunu yaparken de şunu söylüyor. Bunun 75 binini sen kullanacaksın ve geri kalanını Ensar Vakfına vereceksin. Ensar vakfından da Türgev Vakfına gidiyor. İlginçtir ki Türgev Vakfının kurucularından biri de Bilal Erdoğan.
Kızılay AKP'nin arka bahçesidir.
Kendi yandaşlarına aktarmak için yapıyorlar. Kızılay'ın bu olaya ortak olması bizi üzdü. Biz Kızılay'a düşman değiliz. Kendi malıymış gibi kendi yandaşlarına yurt yapmak yurt yaptırmak gibi bir yükümlülüğü yoktur" ifadelerini kullandı.
Kızılay yönetimindeki siyasi baskıdan dolayı halkın güveni kalmadığını dile getiren Bayır: "Kızılay yönetiminin hemen istifa etmesi gerekiyor. Kızılay hiçbir siyasi partiye bağlı olmamalıdır. Herhangi bir partinin arka bahçesi olmamalı. Ancak Kızılay AKP'nin arka bahçesidir" şeklinde konuştu.
Urla ve Çeşme bölgesindeki kanal projesi hakkında düşüncelerini , "Zeytineli denilen bölge yıllarca 1. dereceden sit alanıydı. Sonra biri geldi villalar dikti oraya. Devletin gücü ile Sayıştay kararının önüne geçilerek yıkılmadı. Zamanında O bölge 3. dereceden sit alanına dönüştürüldü. Ve o villalar imar affı çıkartılarak yasalaştırıldı ve bugün anlıyoruz ki geçmişten bugünlerin temellerini atmışlar. İşin özeti kanun tanımaz, ÇED raporunu tanımaz, odaları tanımaz bir sistemle kendi yandaşlarından gelecekte oy almak için kurulan bir yapı var. Cumhurbaşkanı , villaların yıkılması kararını veren Yerel mahkemenin kararını onadı ama villalar yıkılmadı, önüne geçildi.
Ensar vakfının üyelerinin tatil yapabileceği yerler haline geldi. Devlet kamulaştırılması vakfın üyelerine tahsis edildi. Çiftçinin arazilerini komik tutarlarla elinden alarak kamulaştırılıyor. İslami bir tatil alanı yaratıyorlar. Disk işçilerine yapılan tatil yeri de kamulaştırılıyor. Tatil bölgelerini de ayırarak insanları ayrıştırıyorlar.
Bugün 250bin dolar veren Arap Emirliklerinden gelen bir kişi vatandaşlığa geçebiliyor. Buraya bir para kaynağı ve oy kaynağı olarak bakıyorlar" şeklinde ifade etti.
Çifte Standart Var
Urla Belediye Başkanının hakkındaki suçlamalar nedeniyle yerine kayyum atanmasını doğru bulmadığını söyleyen Bayır, şöyle devam etti: "İstanbul'da sayın Topbaş'ın ayrılması Ankara'da Gökçek'in ayrılması yine kendi içerisinden belediye başkanı atadığını biliyoruz. Burada bir çifte standart var. CHP ve HDP söz konusu olunca belli sebeplerle kayyum atanıyor. Kayyum atandıktan sonra burada ses çıkaracak kimsede kalmıyor. Şimdi Çeşme Belediye Başkanı, iki belediye için çalışmak zorunda. "
İlginizi Çekebilir





