Can Radyo'da Birol Soylu ile 10. Köy Programının Konuğu CHP İzmir İl Başkanı Av. Deniz Yücel oldu. Gündemi değerlendiren Yücel İzmir siyasetine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Gündemi değerlendiren Yücel, Mafya-iktidar ilişkilerinin hakkında açıklamalarda bulundu.
Yücel,"İstikrarsızlık, istikrar halini almış durumda. Tabi bu olağanlaşmış gibi görünen durumda toplumun bunu kabul etmesi söz konusu değil. Toplum, her zaman temiz toplum ve temiz siyaset arayışında ancak hükümetin başınkiler bu kirli siyasetin içindeyken temiz toplum ve temiz siyaset üretmek imkansız.
Döviz altın ve asgari ücret kıyaslamasına bakıyoruz. Toplumun üzerindeki baskı artıyor. Şanslı azınlık diyebileceğimiz küçük bir grup her geçen gün zenginleşiyor. İtidarın topluma bakış açısını görüyoruz. Toplumun refahını arttırma yerine yandaşların zenginliklerini arttırmak söz konusu. Mafya iktidar ortaklığının bir çıkar çatışması sonucunda mafya liderinin bu kirli ilişkiyi ortaya dökmesini şaşkınlıkla izliyoruz. İçişleri Bakanı'nın ve Cumhurbaşkanı'nın bu konuyu görmezden gelmesini, halının altına süpürmelerini de şaşkınlıkla izliyoruz.
Hakimlerin, savcıların atanması iktidarın eline geçmiş durumda. Yargı bağımsızlığını kaybetti ama ben inanıyorum. Türk yargısı gerekeni yapacaktır. Cesur bir savcının çıkacağına inanıyorum. Bu hukuki sürecin başlaması siyasi rüzgara göre hareket edebiliyor. Ancak ben en kısa sürede bir yargı süreci başlayacağını düşünüyorum. Bu konuyla ilgili bir araştırma komisyonunun kurulması için milletvekillerimiz bir önerge verdiler. Ancak Cumhur İttifakı'nın oylarıyla reddedildi. Bu sürdürelebilir bir yöntem değil, bir sandık gelecek ve halk gerekeni yapacak." dedi.

Birol Soylu'nun, "Toplumsal bir tepkisizlik oluştu mu " sorusunna cevap veren Yücel,"Kitlesel birtakım etkinlikler eskisi kadar yapılamıyor. Bunda AKP iktidarının toplumu baskılaması ve çeşitli suçlamaların etkisi var. Ancak bu toplumun tepkisiz olduğunu düşünmüyorum. Tabi içinde bulunduğumuz pandemi süreci de bunu etkiliyor olabilir. İçinde bulunduğumuz bu durumdan CHP'lisi de AKP'lisi de çok çok rahatsız. Sedat Peker gibi ismin yeri geldiğinde kendisini de eleştirerek yayınladığı videolara tek bir AKP'li çıkıp tek bir şey söylemiyor. Soylu televizyon programında topu ortada çevirip dişe donunur tek bir şey söylemiyor. Bunların yanı sıra toplumun tepkisini gösterdiği olaylara da tanıklık ediyoruz.
İstanbul Sözleşmesi'nin tek bir gecede kaldırılması üzerine tüm kadın derneklerinin komisyonlarının açıklamalar yaptığını eylemlerr yaptıklarını gördük. Melih Bulu'nun İstanbul Üniversitesine rektör atanması üzerine öğrenci kollektiflerinin eylemlerini gördük. " ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki ekonomik krizi değerlendiren Yücel," Pandemi başlandığında IBAN noları verildi Pandeminin sonuçlarından en ağır etkilenen kesim esnafa sembolik ya da günü kurtarmak için birtakım destek paketleri açıklandı. Şimdi sona geliyoruz belki ancak ekonomik krize çözüm bulamadıklarını görüyoruz. Ezilen kesim yoksul kesim ülkenin zenginliklerinden faydalanamıyor. Bu zenginliklerden faydalanan bir grup ve onların yerel uzantıları var." şeklinde konuştu.
CHP'nin iktidara hazır olduğunu söyleyen Deniz Yücel,"Devleti yöneten siyasi erkin öncelikleri olur. CHP'nin önceliği halktır. Yerel yönetimler bunu en iyi şekilde gösterdi.Halk, yıllardır destanlaştırılılan CHP gelirse yardımlar bitecek söyleminin doğru olmadığını gördü. Kalıcı birtakım tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerekiyor. İmar oyunlarıyla İstanbul'un, Ankara'nın değerli topraklarının birilerine peşkeş çekildiğinin belediye başkanlarımız bir bir ortaya dökülüyor. Yönetim anlayışın ve aldığın göreve bakış açısının ne kadar önemli olduğunu yerel yönetimler sayesinde gördük. CHP'nin kadroları iktidar için hazır." dedi.
Bu gidişatın erken seçim getireceğini söyleyen Yücel,"Bu yıl içinde erken seçim beklemiyorum. 2022'de bir erken seçim olacağını düşüyorum. Devlet kurumları güvenilirliliklerini yitirmiş durumda. Denge ve denetim mekanizmaları işlevsiz halde. Paranın alım gücü her geçen gün azalıyor. Milyonlarca insan bu şekilde hayatını sürdürmeye çalışıyor. Sayın Meral Akşener ve Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu vatandaşın talebini dile getiriyor. Vatandaş erken seçim istiyor. Bu gidişat gidişat değil." ifadelerini dile getirdi.
Menemen seçimlerinde yaşanan ihaneti değerlendire Yücel, meclis üyeleri seçilirken ön seçim yapılması durumda bu tip olayların yaşanmayacağını dile getirdi.
Yücel,"CHP'den meclis üyesi seçilip de CHP'ye oy vermeyen kişi aynanın karşısına geçip kendi ahlakını, onurunu ve kendisini sorgulaması gerekiyor. Sonrasında yaşanan süreçte belediye başkanın istifası, görevden alınması ve tutuklanması şeklinde ilerliyor. Sonrasında başkanlık görevi için yeni bir aday belirlenirken iki tane genel başkan yarrdımcımız genel merkez sekterimiz İzmire geldi, meclis üyelerimizle tek tek görüşüldü. STK'lar ile görüşüldü ve bir arkadaşımızın adaylığı konusunda yüzde 90 oranında bir mutabakat oluştu. O arkadaşımızın adaylığı ile seçime gidildi. Bir laf vardır, birileri ihanet etmeyi kafaya koymuşsa ihanet edecektir diye. Burada bir menfaat, bir baskı, tehdit var mı, bilmiyorum.
Pandeme nedeniyle MYK kararıyla kongreler durduruldu. Önümüzdeki haftalarda bu kongre takvimlerinin başlamasını bekliyoruz.
Meclis üyelerinin daha deemokratik bir yolla, yöntemle seçilmesi bu tip olayların yaşanmasının önünü kesebilir. Ön seçimden çıkan bir kişinin partiyle aidiyet duygusu daha sağlamdır. Bunun yanında önseşçimden çıktığına göre partide ve örgütte bir karşılığı vardır. " dedi.
Gündemi değerlendiren Yücel, Mafya-iktidar ilişkilerinin hakkında açıklamalarda bulundu.
Yücel,"İstikrarsızlık, istikrar halini almış durumda. Tabi bu olağanlaşmış gibi görünen durumda toplumun bunu kabul etmesi söz konusu değil. Toplum, her zaman temiz toplum ve temiz siyaset arayışında ancak hükümetin başınkiler bu kirli siyasetin içindeyken temiz toplum ve temiz siyaset üretmek imkansız.
Döviz altın ve asgari ücret kıyaslamasına bakıyoruz. Toplumun üzerindeki baskı artıyor. Şanslı azınlık diyebileceğimiz küçük bir grup her geçen gün zenginleşiyor. İtidarın topluma bakış açısını görüyoruz. Toplumun refahını arttırma yerine yandaşların zenginliklerini arttırmak söz konusu. Mafya iktidar ortaklığının bir çıkar çatışması sonucunda mafya liderinin bu kirli ilişkiyi ortaya dökmesini şaşkınlıkla izliyoruz. İçişleri Bakanı'nın ve Cumhurbaşkanı'nın bu konuyu görmezden gelmesini, halının altına süpürmelerini de şaşkınlıkla izliyoruz.
Hakimlerin, savcıların atanması iktidarın eline geçmiş durumda. Yargı bağımsızlığını kaybetti ama ben inanıyorum. Türk yargısı gerekeni yapacaktır. Cesur bir savcının çıkacağına inanıyorum. Bu hukuki sürecin başlaması siyasi rüzgara göre hareket edebiliyor. Ancak ben en kısa sürede bir yargı süreci başlayacağını düşünüyorum. Bu konuyla ilgili bir araştırma komisyonunun kurulması için milletvekillerimiz bir önerge verdiler. Ancak Cumhur İttifakı'nın oylarıyla reddedildi. Bu sürdürelebilir bir yöntem değil, bir sandık gelecek ve halk gerekeni yapacak." dedi.

Birol Soylu'nun, "Toplumsal bir tepkisizlik oluştu mu " sorusunna cevap veren Yücel,"Kitlesel birtakım etkinlikler eskisi kadar yapılamıyor. Bunda AKP iktidarının toplumu baskılaması ve çeşitli suçlamaların etkisi var. Ancak bu toplumun tepkisiz olduğunu düşünmüyorum. Tabi içinde bulunduğumuz pandemi süreci de bunu etkiliyor olabilir. İçinde bulunduğumuz bu durumdan CHP'lisi de AKP'lisi de çok çok rahatsız. Sedat Peker gibi ismin yeri geldiğinde kendisini de eleştirerek yayınladığı videolara tek bir AKP'li çıkıp tek bir şey söylemiyor. Soylu televizyon programında topu ortada çevirip dişe donunur tek bir şey söylemiyor. Bunların yanı sıra toplumun tepkisini gösterdiği olaylara da tanıklık ediyoruz.
İstanbul Sözleşmesi'nin tek bir gecede kaldırılması üzerine tüm kadın derneklerinin komisyonlarının açıklamalar yaptığını eylemlerr yaptıklarını gördük. Melih Bulu'nun İstanbul Üniversitesine rektör atanması üzerine öğrenci kollektiflerinin eylemlerini gördük. " ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki ekonomik krizi değerlendiren Yücel," Pandemi başlandığında IBAN noları verildi Pandeminin sonuçlarından en ağır etkilenen kesim esnafa sembolik ya da günü kurtarmak için birtakım destek paketleri açıklandı. Şimdi sona geliyoruz belki ancak ekonomik krize çözüm bulamadıklarını görüyoruz. Ezilen kesim yoksul kesim ülkenin zenginliklerinden faydalanamıyor. Bu zenginliklerden faydalanan bir grup ve onların yerel uzantıları var." şeklinde konuştu.
CHP'nin önceliği halktır
CHP'nin iktidara hazır olduğunu söyleyen Deniz Yücel,"Devleti yöneten siyasi erkin öncelikleri olur. CHP'nin önceliği halktır. Yerel yönetimler bunu en iyi şekilde gösterdi.Halk, yıllardır destanlaştırılılan CHP gelirse yardımlar bitecek söyleminin doğru olmadığını gördü. Kalıcı birtakım tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerekiyor. İmar oyunlarıyla İstanbul'un, Ankara'nın değerli topraklarının birilerine peşkeş çekildiğinin belediye başkanlarımız bir bir ortaya dökülüyor. Yönetim anlayışın ve aldığın göreve bakış açısının ne kadar önemli olduğunu yerel yönetimler sayesinde gördük. CHP'nin kadroları iktidar için hazır." dedi.
Bu gidişatın erken seçim getireceğini söyleyen Yücel,"Bu yıl içinde erken seçim beklemiyorum. 2022'de bir erken seçim olacağını düşüyorum. Devlet kurumları güvenilirliliklerini yitirmiş durumda. Denge ve denetim mekanizmaları işlevsiz halde. Paranın alım gücü her geçen gün azalıyor. Milyonlarca insan bu şekilde hayatını sürdürmeye çalışıyor. Sayın Meral Akşener ve Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu vatandaşın talebini dile getiriyor. Vatandaş erken seçim istiyor. Bu gidişat gidişat değil." ifadelerini dile getirdi.
Menemen seçimlerinde yaşanan ihaneti değerlendire Yücel, meclis üyeleri seçilirken ön seçim yapılması durumda bu tip olayların yaşanmayacağını dile getirdi.
Yücel,"CHP'den meclis üyesi seçilip de CHP'ye oy vermeyen kişi aynanın karşısına geçip kendi ahlakını, onurunu ve kendisini sorgulaması gerekiyor. Sonrasında yaşanan süreçte belediye başkanın istifası, görevden alınması ve tutuklanması şeklinde ilerliyor. Sonrasında başkanlık görevi için yeni bir aday belirlenirken iki tane genel başkan yarrdımcımız genel merkez sekterimiz İzmire geldi, meclis üyelerimizle tek tek görüşüldü. STK'lar ile görüşüldü ve bir arkadaşımızın adaylığı konusunda yüzde 90 oranında bir mutabakat oluştu. O arkadaşımızın adaylığı ile seçime gidildi. Bir laf vardır, birileri ihanet etmeyi kafaya koymuşsa ihanet edecektir diye. Burada bir menfaat, bir baskı, tehdit var mı, bilmiyorum.
Pandeme nedeniyle MYK kararıyla kongreler durduruldu. Önümüzdeki haftalarda bu kongre takvimlerinin başlamasını bekliyoruz.
Meclis üyelerinin daha deemokratik bir yolla, yöntemle seçilmesi bu tip olayların yaşanmasının önünü kesebilir. Ön seçimden çıkan bir kişinin partiyle aidiyet duygusu daha sağlamdır. Bunun yanında önseşçimden çıktığına göre partide ve örgütte bir karşılığı vardır. " dedi.







