Bir düşünün:
Bir aday çıkıyor, CHP’nin 30 yıl sonra kazanamadığı bir ilçeyi kazanıyor.
Ama Malatya İl Kongresi’nde Veli Ağbaba’ya karşı “Kral çıplak” dediği için düğmeye basılıyor.Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer ne dedi?
Herkesin sustuğu yerde, Yazıhan’dan bir yiğit çıktı ve gerçeği söyledi.CHP, kimsenin şirketi değildir.
Kimse CHP’yi şirketi gibi yönetemez.
İstediğini il başkanı, istediğini ilçe başkanı yapamaz.
Delege seçimleri demokratik yapılmalıdır.Sorun açık:
Amaç partiyi büyütmek değil, parti içi iktidarı elde tutmak.
“Küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla CHP küçültülüyor.
Bir milletvekilini iki-üç yapmanın hesabı yerine, koltukların hesabı yapılıyor.Soruyoruz:
Bu partinin başına Aziz İhsan Aktaş gibi isimleri bela edenlerden hesap sorulmayacak mı?Haksız mı Göçer?
Veli Ağbaba’ya bu kadar yetki kendi şirketinde bile verilmez.
Hangi şirket, zararına çalışan personeli korur?
Hangi şirket, müşterinin şikâyet ettiği personeli görevde tutar?Malatya’nın her ilçesinde sorun var.
Ama “ben söz verdim” denilerek başarısız bir il başkanı Malatya’ya dayatılıyor.
İtiraz eden ise…
Başarılı bir belediye başkanı, partiden ihraç edilmek isteniyor.Abdulvahap Göçer ne yaptı?
Yolsuzluk mu yaptı?
İhale mi verdi?
Hayır.Sadece en temel hakkını kullandı:
Düşünce ve ifade özgürlüğünü.
Veli Ağbaba’nın gözünün içine bakarak “Kral çıplak” dedi.Ve bunun bedeli ihraç…Bu haksızlık karşısında susanlar, dilsiz şeytandır.Sonra çıkıp diyorsunuz ki:
“AKP Türkiye’de tek adam düzeni kurdu, biz değiştireceğiz.”Peki soralım:
CHP içinde kurduğunuz tek adam düzeninin,
AKP’nin Türkiye’de kurduğu düzeninden ne farkı var?Onlar karşı çıkanları yargıyla susturuyor.
Siz, parti içi yargıyla ihraç ediyorsunuz.Bilinsin:
Abdulvahap Göçer yalnız değildir.
O, Malatya’da herkesin sessizce düşündüğünü yüksek sesle dile getirdi.Ve bilin ki,
Bunun Malatya’da bir karşılığı olacaktır.
Bir aday çıkıyor, CHP’nin 30 yıl sonra kazanamadığı bir ilçeyi kazanıyor.
Ama Malatya İl Kongresi’nde Veli Ağbaba’ya karşı “Kral çıplak” dediği için düğmeye basılıyor.Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer ne dedi?
Herkesin sustuğu yerde, Yazıhan’dan bir yiğit çıktı ve gerçeği söyledi.CHP, kimsenin şirketi değildir.
Kimse CHP’yi şirketi gibi yönetemez.
İstediğini il başkanı, istediğini ilçe başkanı yapamaz.
Delege seçimleri demokratik yapılmalıdır.Sorun açık:
Amaç partiyi büyütmek değil, parti içi iktidarı elde tutmak.
“Küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla CHP küçültülüyor.
Bir milletvekilini iki-üç yapmanın hesabı yerine, koltukların hesabı yapılıyor.Soruyoruz:
Bu partinin başına Aziz İhsan Aktaş gibi isimleri bela edenlerden hesap sorulmayacak mı?Haksız mı Göçer?
Veli Ağbaba’ya bu kadar yetki kendi şirketinde bile verilmez.
Hangi şirket, zararına çalışan personeli korur?
Hangi şirket, müşterinin şikâyet ettiği personeli görevde tutar?Malatya’nın her ilçesinde sorun var.
Ama “ben söz verdim” denilerek başarısız bir il başkanı Malatya’ya dayatılıyor.
İtiraz eden ise…
Başarılı bir belediye başkanı, partiden ihraç edilmek isteniyor.Abdulvahap Göçer ne yaptı?
Yolsuzluk mu yaptı?
İhale mi verdi?
Hayır.Sadece en temel hakkını kullandı:
Düşünce ve ifade özgürlüğünü.
Veli Ağbaba’nın gözünün içine bakarak “Kral çıplak” dedi.Ve bunun bedeli ihraç…Bu haksızlık karşısında susanlar, dilsiz şeytandır.Sonra çıkıp diyorsunuz ki:
“AKP Türkiye’de tek adam düzeni kurdu, biz değiştireceğiz.”Peki soralım:
CHP içinde kurduğunuz tek adam düzeninin,
AKP’nin Türkiye’de kurduğu düzeninden ne farkı var?Onlar karşı çıkanları yargıyla susturuyor.
Siz, parti içi yargıyla ihraç ediyorsunuz.Bilinsin:
Abdulvahap Göçer yalnız değildir.
O, Malatya’da herkesin sessizce düşündüğünü yüksek sesle dile getirdi.Ve bilin ki,
Bunun Malatya’da bir karşılığı olacaktır.







