Gündem
Yayınlanma: 17 Mart 2020 - 15:34
Güncelleme: 18 Mart 2020 - 11:21
Bornova Geçmiş Dönem Belediye Başkanı Aydoğan: " İlçe teşkilatını sağlam tutamayan partinin geleceği olmaz"
Can Radyo'da Birol Soylu İle 10. Köy Programının Konuğu Bornova Geçmiş Dönem Belediye Başkanı Dr. Sırrı Aydoğan oldu.
Gündem
17 Mart 2020 - 15:34
Güncelleme: 18 Mart 2020 - 11:21
Programdan satırbaşları şöyle..
Ülkemizin içinde bulunduğu Koronavirüs salgını tehlikesinden bahsederek konuşmasına başlayan Bornova Geçmiş Dönem Belediye Başkanı Dr. Sırrı Aydoğan: " Virüsler genelde eskiden canlıda yaşarlar. Ancak vücutta yaşarlar böyle olunca tedbirler ile yaşayamaz. Ama beim tıp bilgilerim allak bullak oldu. Koronovirüs beni gerçekten endişelendiriyor. Uzun süre dışarıda yaşayan bir virüs olarak mutasyona uğrarsa felaket olur. Bunlar üretilmiş olabilir. Nereden çıktı, nasıl gelir bilinmez. Umuyorum ki bir an önce bir tedavi üretilir" şeklinde konuştu.
Birol Soylu'nun küçük esnafın virüse karşı alınan son önlemler sonrası çıkmaza girdiğini dile getirmesi üzerine Aydoğan: "Sadece esnaf değil, uçak şirketlerinden tutun otelciler için herkes için felaket haline gelebilir. Haziranda bitecek diye bir algı var ama taşıyıcılık olayı olursa bitmez. Ancak biz biribirine destek olan bir milletiz. Dayanışma ruhumuz var. Yine de üretim olmadığı zaman bir yerde çıkmaza girer" dedi.
1965 yılından beri Bornova'da siyaset yaptığını dile getiren Aydoğan: İhtilal döneminde görevlerimize son verildi. Bornova'da ilk CHP'li belediye başkanı ben oldum. Ancak 12 Eylül'de görevime son verildi. İhtilal dozer gibi geçti. Şu anda ise sözde demokrasi var. Ülkede parlamenter rejim olmazsa demokrasi mümkün olamaz. İnsan tek başına ilçe belediyesini yönetemez.Danışmanları meclis üyeleri birçok kişi ile kararlarını verir. Nasıl koca bir ülkeyi tek başına yönetebilir? Göreceksiniz ki Erdoğan kendisi parlamenter sisteme geçmeyi isteyecek" şeklinde konuştu.
" İlçe teşkilatını sağlam tutamayan partinin geleceği olmaz"
Atatürk'ten sonra CHP'de tüm Genel Başkanlar ile çalıştığını söyleyen Aydoğan, " Gençlik kollarına CHP'li olmanın dürüstlükten geçtiğini partinin temelinin bu olduğunu anlatıyoruz. CHP'li olmak dürüstlük demek vatansever, ahlaklı olmak demektir. Bunlar yazılı değildir, geçmişten gelen teamüllerimiz. Bunu kaybettikten sonra istediğiniz kadar tüzük yazın, geçerliliği olmaz.
CHP'nin şanslı tarafı Kılıçdaroğlu gibi atadan dededen partili bir genel başkanı var. Memuriyeti, geçmişi, ailesi belli. Aynı şeyleri söyleriz hep. Siyasi partilerde en güçlü alanı ilçedir. İlçe örgütü sağlam olan bir partinin ili sağlam olur. İlçe teşkilatını sağlam tutamayan partinin geleceği olmaz. Birinci şart tescilli dürüstlüktür" ifadelerini kullandı.
"İktidar yolunda CHP Cumhurbaşkanına laf yetiştirmeyi bırakması lazım"
CHP'nin iktidar yolunda izlemesi gereken yola değinen Aydoğan, "Öncelikle sürekli Cumhurbaşkanı'na laf yetiştirmekten kurtulmamız lazım . Biz gerçekleri ekonomiyi yolsuzlukları, kayırmaları devlet içindeki yapılanmaları halka anlatalım yeterli" dedi.
Soylu'nun İzmir belediye başkanlarını nasıl değerlendirdiği sorusuna Aydoğan ": Bazı belediyelerin kötü şartlarda devir aldıkları inkar edilemez. Belediyelerin belirli bütçeleri var. Gelirine göre gider ayarlanmalı ve buradan da arttırıp yatırım yapmak lazım. Her ilçenin özellikleri vardır. Ona göre stratejileri belirlemek gerekiyor. 10 sene büyükşehirde başkanvekilliği yaptım. İzmir'de bütün belediyelerin meclislerinde tartışmalar oldu ama büyükşehirde olmadı. Ayırırsan, bölersen olmaz. Dengeyi bozmadan ilerlemek gerekir" şeklinde konuştu.
"Politikada kin tutmak olmaz"
Birol Soylu'nun "Sizi en çok üzen ve en çok mutlu eden olay nedir" sorusuna cevap olarak Aydoğan: " Genelleme yaparsak üzenler yapılan ihanetler diyebiliriz. Ancak politikada kin tutmak olmaz.Bugün kin duyduğunuz biri bakarsanız bir sonraki kongrede yanınızda en büyük destekçiniz olur.
Mutlu olduğum olay ise, 1977'de Osmangazi'de bir mahallede su yoktu. Bir hat boruyu kilometrelerce çekerek mahallenin ortasına getirdik.İçme suyu olmayan bir mahallenin sonrasında beni karşılaması çok mutlu etti" dedi.
Programın sonunda Aydoğan "Ülke olarak çok zor durumdayız. İşçilerin memurların durumu bizi çok üzüyor. Ülkeden bedavacılığın kaldırılması gerekiyor. Yaşlılara saygımız çok ama saygımızı ücretsiz otobüs kartı ile göstermeyelim. Bugün üniversite öğrencisi simit parasını yol parası olarak veriyor, diğerinin iki yazlığı bir evi var otobüse bedava biniyor. Ülkece bundan vazgeçmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Ülkemizin içinde bulunduğu Koronavirüs salgını tehlikesinden bahsederek konuşmasına başlayan Bornova Geçmiş Dönem Belediye Başkanı Dr. Sırrı Aydoğan: " Virüsler genelde eskiden canlıda yaşarlar. Ancak vücutta yaşarlar böyle olunca tedbirler ile yaşayamaz. Ama beim tıp bilgilerim allak bullak oldu. Koronovirüs beni gerçekten endişelendiriyor. Uzun süre dışarıda yaşayan bir virüs olarak mutasyona uğrarsa felaket olur. Bunlar üretilmiş olabilir. Nereden çıktı, nasıl gelir bilinmez. Umuyorum ki bir an önce bir tedavi üretilir" şeklinde konuştu.
Birol Soylu'nun küçük esnafın virüse karşı alınan son önlemler sonrası çıkmaza girdiğini dile getirmesi üzerine Aydoğan: "Sadece esnaf değil, uçak şirketlerinden tutun otelciler için herkes için felaket haline gelebilir. Haziranda bitecek diye bir algı var ama taşıyıcılık olayı olursa bitmez. Ancak biz biribirine destek olan bir milletiz. Dayanışma ruhumuz var. Yine de üretim olmadığı zaman bir yerde çıkmaza girer" dedi.
1965 yılından beri Bornova'da siyaset yaptığını dile getiren Aydoğan: İhtilal döneminde görevlerimize son verildi. Bornova'da ilk CHP'li belediye başkanı ben oldum. Ancak 12 Eylül'de görevime son verildi. İhtilal dozer gibi geçti. Şu anda ise sözde demokrasi var. Ülkede parlamenter rejim olmazsa demokrasi mümkün olamaz. İnsan tek başına ilçe belediyesini yönetemez.Danışmanları meclis üyeleri birçok kişi ile kararlarını verir. Nasıl koca bir ülkeyi tek başına yönetebilir? Göreceksiniz ki Erdoğan kendisi parlamenter sisteme geçmeyi isteyecek" şeklinde konuştu.
" İlçe teşkilatını sağlam tutamayan partinin geleceği olmaz"
Atatürk'ten sonra CHP'de tüm Genel Başkanlar ile çalıştığını söyleyen Aydoğan, " Gençlik kollarına CHP'li olmanın dürüstlükten geçtiğini partinin temelinin bu olduğunu anlatıyoruz. CHP'li olmak dürüstlük demek vatansever, ahlaklı olmak demektir. Bunlar yazılı değildir, geçmişten gelen teamüllerimiz. Bunu kaybettikten sonra istediğiniz kadar tüzük yazın, geçerliliği olmaz.
CHP'nin şanslı tarafı Kılıçdaroğlu gibi atadan dededen partili bir genel başkanı var. Memuriyeti, geçmişi, ailesi belli. Aynı şeyleri söyleriz hep. Siyasi partilerde en güçlü alanı ilçedir. İlçe örgütü sağlam olan bir partinin ili sağlam olur. İlçe teşkilatını sağlam tutamayan partinin geleceği olmaz. Birinci şart tescilli dürüstlüktür" ifadelerini kullandı.
"İktidar yolunda CHP Cumhurbaşkanına laf yetiştirmeyi bırakması lazım"
CHP'nin iktidar yolunda izlemesi gereken yola değinen Aydoğan, "Öncelikle sürekli Cumhurbaşkanı'na laf yetiştirmekten kurtulmamız lazım . Biz gerçekleri ekonomiyi yolsuzlukları, kayırmaları devlet içindeki yapılanmaları halka anlatalım yeterli" dedi.
Soylu'nun İzmir belediye başkanlarını nasıl değerlendirdiği sorusuna Aydoğan ": Bazı belediyelerin kötü şartlarda devir aldıkları inkar edilemez. Belediyelerin belirli bütçeleri var. Gelirine göre gider ayarlanmalı ve buradan da arttırıp yatırım yapmak lazım. Her ilçenin özellikleri vardır. Ona göre stratejileri belirlemek gerekiyor. 10 sene büyükşehirde başkanvekilliği yaptım. İzmir'de bütün belediyelerin meclislerinde tartışmalar oldu ama büyükşehirde olmadı. Ayırırsan, bölersen olmaz. Dengeyi bozmadan ilerlemek gerekir" şeklinde konuştu.
"Politikada kin tutmak olmaz"
Birol Soylu'nun "Sizi en çok üzen ve en çok mutlu eden olay nedir" sorusuna cevap olarak Aydoğan: " Genelleme yaparsak üzenler yapılan ihanetler diyebiliriz. Ancak politikada kin tutmak olmaz.Bugün kin duyduğunuz biri bakarsanız bir sonraki kongrede yanınızda en büyük destekçiniz olur.
Mutlu olduğum olay ise, 1977'de Osmangazi'de bir mahallede su yoktu. Bir hat boruyu kilometrelerce çekerek mahallenin ortasına getirdik.İçme suyu olmayan bir mahallenin sonrasında beni karşılaması çok mutlu etti" dedi.
Programın sonunda Aydoğan "Ülke olarak çok zor durumdayız. İşçilerin memurların durumu bizi çok üzüyor. Ülkeden bedavacılığın kaldırılması gerekiyor. Yaşlılara saygımız çok ama saygımızı ücretsiz otobüs kartı ile göstermeyelim. Bugün üniversite öğrencisi simit parasını yol parası olarak veriyor, diğerinin iki yazlığı bir evi var otobüse bedava biniyor. Ülkece bundan vazgeçmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir




