Can Radyo'da Deniz'le Şiraze Programının Konuğu Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal oldu. Bayraklıyı anlatan Sandal, 13 Mart Pazar günü gerçekleşecek İlçe kongresine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Programdan satır başları şöyle...
BAYRAKLI'DA BİR KENT KİMLİĞİ OLUŞTURACAĞIZ
Kadınların kenti olacak dedik, kadınlarımızın emekçi kadınlar gününü kutluyoruz. Meclisinin ilk onuna 8 kadını meclis üyesi yazan biziz. Bu kentin ana sorunlarından birisi kent kimliği. Bir tarafı Karşıyaka'dan gelmiş, bir tarafı Bornovalı . Aidiyet hissetmeyen vatandaşlarımız var. Bu bizi rahatsız eden bir durum. İzmir'e adını veren İzmir'in kalbi Bayraklı. Homeros'un kenti Bayraklı, Galen'in kenti Bayraklı, Smryna Bayraklı'da. Yeni kent merkezi de Bayraklı'da Bundan dolayı kentin kimliğini oluşturmamız gerektiğini düşünüyoruz.
BAYRAKLI'NIN VİZYON PROJESİ
Vizyon projesi olarak ortaya koyduğumuz dünya çocuk genç kenti de aslında hem Bayraklı'nın Türkiye genelinde tanınırlılığı hem de dünyaya açılacak bir kapısı. Çünkü çocuk ve gençlik parlementolarıyla bütün çocuk ve gençleri buraya toplayacak. Çocuk meclisleri gençlik meclisleri oluşturacağız. Bunların hepsini kentin kimliğini oluşturup insanların kendisini Bayraklı'ya ait hissedebileceği bir kent yaratmak için yapıyoruz. Tüm yaptıklarımız bu amaca hizmet ediyor.
SİYASETEN BARIŞI SAĞLAYACAĞIZ
Vatandaşlarla barışıldığını sölediniz. Önceki belediye başkanından kalma bir kırgınlık mı vardı?
Böyle bir şey iddia etmem doğru olmaz. Her başkanın kendine ait yolu ve yöntemi vardır. Ama bunlardan bir tanesi bizim ve büyükşehir belediyesi arasında kırgınlıktı. Ama bu durum iki başkan arasındaki kırgınlık olmaktan çıkıp tüm kente yansıyan bir durum haline geldi. Pandemi, deprem ve ekonomik kriz sürecinde büyükşehirden 360 milyona yakın yatırımı Bayraklı'ya getirdik. Bu iletişim ile oluyor. Muhtarlarımızdan küskün olanlar vardı. Onlarla barıştık. Birçok arkadaşımızla geçmişte iletişim hatası olmuş. Barışı her alanda sağlayacağız. Siyaseten de sağlayacağız. Örgüt içinde de sağlayacağız. İş konuşan, proje üreten bir yapı haline geleceğiz.
BAYRAKLI'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM
Bizden önceki dönemde bu revizyon planları Adalet Mahallesi, Yeni kent merkeziyle ilgili, Onur Mahallesi, Yamanlar bu bölgelerde çalışmalar başlamıştı. Ancak orada oturan vatandaşla anlaşılmamıştı. Buraları tekrar revize edeceğiz. Tüm itirazları göz önünde bulundurup büyükşehirle koordinelı çalışacağız. Binin üzerinde vatandaşa yaptığımız işi anlattık. Bu süreç içinde ilk kazmayı vurmayı düşünüyoruz. Bayraklı'nın tamamını revizyona aldık. Tabi bunlar uzun süreçler
BORÇLARIMIZI SIFIRLADIK
Geldiğimiz günden itibaren geçen sürecin gerek ekonomik gerek siyaseten çok gerilebileceğini düşünerek borçlarımızı sıfırladık. Bir yandan borçlarımızı ödeyip bir yandan projelerimizin başlangıcını yaptık. Bayraklı'ya yeni bir meydan kazandırmak için yaklaşık bir buçuk yıldır uğraşıyoruz. Yeni yeni imzalarımızı izinlerimizi tamamladık. Bir yandan borçlarımızı ödeyip bir yandan projelerimizin tamamlanmasını bekledik. Çok da doğru bir karar verdik. 102 milyonluk banka borcumuzun 95 milyonunu ödedik. Firmalara, şirketlere belediyemizin bir borcu yok.
KAPATILAN KÜTÜPHANELER: GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ...
Kütüphaneye karşı olmak toplumda negatif bir algı oluşturuyor. Bende karşı değilim. Kütüphane dediğiniz yerde güncelliği olmayan yayınlarla farklı farklı yerlere kütüphaneler açmışız ve biz bunlara kira ödüyoruz. Kitap okumak isteyen vatandaşlarımız için bakın yanı başımızda Değirmen Kafe var orayı kitap kafeye dönüştürebiliriz. Bu kentin gerçekten kütüphane kriterlerine uygun bir çağdaş dijital bir kütüphaneye ihtiyacı var. Biz eğitim işinde çok hassasız. İlk defa online eğitime geçen kurumuz. TV aracılığıyla tüm Türkiye'ye eğitim veriyoruz. Bizim çocuklarımız hem sağlıklı fiziki koşullarda hem de en iyi eğitimcilerden eğitim görüyorlar.
BAYRAKLI'NIN YENİ AFİŞİNE 8 MİLYON TL ÖDENDİ Mİ?
Bu çalışmanın logo olaması için meclisten geçmesi gerekiyor. Meclisten geçmemiş bir şeyin logo olarak konuşulması anlamsız. Boşlukta bir şeyi tartışıyoruz. Bu çalışmayı yaparken biz bir bedel ödemedik. Bir kamu kurumunda 8 milyonu alıp birine verme şansınız var mı Biz sayıştay tarafından sürekli denetleniyoruz. Bilbordlar bize ait. Bize masrafı sadece baskı ihalesi oldu. Bu çalışmamızda kent kimliği çalışması.
BAYRAKLI HİÇBİR İLÇENİN DENEY ALANI DEĞİL
Kayyum gelir görevi devralır. Tarafsız bir şekilde partiyi seçime götürür. Orada da tarafsızlığını korur. Seçilen kişiye anahtarı teslim eder. Süreç bu. Bu süre zarfında da Necati Şahin aday olduğunu asla açıklamadı. Kayyumun başındaki yöneticimiz bizim ve bunu il başkanlığımız belirliyor. Ben Necati beye iyi bakarım. Seçim çalışmalarımıza katkı sunmuş, belediyede görevi başında olan, doğru iletişimde olan bir arkadaşımız. Biz bu kentte kavga istemiyoruz. Biz defalarca diğer adaylara da taleplerimizi gönderdik. Çekilin ortak adayla gidelim. Bunu kendi grubumda da konuştum. Bayraklı'ya bir ilçe başkanı seçeceğiz. Güçlü bir ilçe başkanı olması lazım. İl örgütüyle barışık, ilçe belediyesiyle barışık, büyükşehirle barışık, genel merkezle iletişimi olan başkan güçlü başkandır. Biz siyaseten Bornova'nın, Karşıyaka'nın altında ezilen bir siyaset yapmaya mahkum değiliz. Bayraklı hiçbir ilçenin siyasi deney alanı değil. Burayı bir deney alanı olarak gören, kendi çalışmalarını, kendi kariyer planlamasını bu yapılanma üzerinden götürebilecek hiçbir işe müsade etmem. Ben de etmem partili de etmez delege de etmez. Arkadaşlarımız bu meseleye hayır dediler. Hayır demelerini bekliyorduk. Çünkü kendi iradeleriyle orada değiller, arkalarında güçler var. Arkadaki vatandaşların ne dediği önemli. Arkadaki vatandaşlar rövanşa geliyorlar. Örgütle hesaplaşmaya geliyorlar. Ben örgütü yöneteceğim, örgütün derdilerini sırtıma alacağım diyen insan sahada olur, meydanlarda olur. Bunu gördünüz mü gören yok. Bayraklı'nın yeni bir anlayışa ihtiyacı yok. Bayraklı örgütünün özgürleşmeye ihtiyacı var.
“İTHALLİKTEN SÖZ EDERSEK AYNI KONUMA DÜŞERSİNİZ”
Karşımızda kendilerini konumlandıranların; siyasi birikim ve tecrübeleriyle ne kadar yanlış bir noktada olduklarını, parti teamüllerini hiçe saydıklarını, mesnetsiz saldırılarda bulunduklarını ithal sözcüğüyle ortaya koydular. CHP Türkiye genelinde büyük bir ailedir. Bu ailenin örgüt üyeleri hangi şehirde olursa olsun örgütün evlatlarıdır. Çok yanlış, temel mesele bu, önce bir partili kendi partisine sahip çıkacak. Siz bu kenti düşünüyorsunuz, sahada yoksunuz. Bir ithallikten söz edeceksek aynı konuma düşersiniz. O yüzden ne düşündüğünüzü düşünmelisiniz. Bu arkadaşlar ne kadar parti uzağında kaldıklarını itiraf ediyorlar. Kimse parti meclisinde görev almış arkadaşıyla ilgili bu eleştiriyi yapamaz. Had aşımı var burada. Algılar üzerinden iş üretmeye çalışıyoruz, siyaset bir bilim. Didem hanım bir siyasete bilimci. Siz bu bilince sahip değilseniz yanlış eleştirilere dönüyorsunuz







