Gündem
Yayınlanma: 16 Aralık 2020 - 16:15
Güncelleme: 16 Aralık 2020 - 16:31
Aktuğ, İzmir 'de binalara zemin artı 5 kat sınırının getirilmesini değerlendirdi: "Şimdiye kadar tatilde miydiniz?"
Can Radyo'da Gökhan Kafalı ile Egenin Gündemi Programının Konuğu Seyrek Kurucu Belediye Başkanı/ Foça Kırsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Nurgül Uçar Aktuğ oldu. İzmir depreminden sonra alınan kararlarla ilgili "Şimdiye kadar tatilde miydiniz?" yorumunda bulunurken "Siyasi etiğe ihtiyacımız var." dedi.
Gündem
16 Aralık 2020 - 16:15
Güncelleme: 16 Aralık 2020 - 16:31
Programdan satır başları şöyle...
Pandemi sürecini değerlendiren Aktuğ, "Aslında bazen diyorum ki insan olduğumuzu unutmuştuk. Tüketim çılgınlığı içinde bir fırtınada savruluyorduk. Pandemiyle birlikte bir anda tüketim azaldı. Hava temizlendi. Denizlerde tekrar yunusları görmeye başladık. Bunlar olumlu tarafları. Pandemiden yoksullar çok fazla etkilendi. Bu kesimde ise en fazla etkilenen kadınlar oldu. İnsanlar doğalgazı, kirayı ödeyemeyince bunların sorumlusu yine kadınlar oldu. Bu pandemiyi belki de kendimize gelerek, kendimize dönerek atlatacağız. Köylere dönüş başladı. Köyleri mahalle yaparken köyden kente göçü düşünmedik, çiftçi kalmadı köylerde. Ancak başımıza gelen ilk felakette köylere dönmeye başladık." ifadelerini kullandı.

Belediyeler suçlu
İzmir depreminde belediyelerin çalışmalarını hakkında konuşan Aktuğ, "İtiraf etmeliyim ki belediyeler suçlu çünkü hayat belediyelerle başlayıp belediyelerle bitiyor. Hayatımızın her anında. Ayağımıza taş takılsa belediye var. Suyumuz kesilse belediyeler var. Hayatımızın her anında belediyeler var. Bizim adımıza karar verenlerle bizim hiç ilgimiz yok." dedi.
İmar Barışı ile belediyeler devre dışı bırakıldı?
İzmir depreminden sonra binaların zemin artı 5 kat olması gerektiği konusunda alınan karar hakkında konuşan Aktuğ,"İzmir depreminden sonra alınan kararla birlikte binaların zemin artı 5 kat yapılması gerektiğini söylediler. Şimdiye kadar tatilde miydiniz diye bir soru geliyor aklıma. Biz Seyrek'te zemin artı 3 demiştik. İmar Barışı ile belediyelerin de devre dışı bırakıldığını görüyorum. İmar barışında aftan yararlanan binaların da yıkıldığını duyuyoruz. Bu durumun bir kırılma olmasını diliyorum. Siyasi etiğe ihtiyacımız var." diye konuştu.
Bu bir siyasi cinayet
Pandemi sürecini değerlendiren Aktuğ, "Aslında bazen diyorum ki insan olduğumuzu unutmuştuk. Tüketim çılgınlığı içinde bir fırtınada savruluyorduk. Pandemiyle birlikte bir anda tüketim azaldı. Hava temizlendi. Denizlerde tekrar yunusları görmeye başladık. Bunlar olumlu tarafları. Pandemiden yoksullar çok fazla etkilendi. Bu kesimde ise en fazla etkilenen kadınlar oldu. İnsanlar doğalgazı, kirayı ödeyemeyince bunların sorumlusu yine kadınlar oldu. Bu pandemiyi belki de kendimize gelerek, kendimize dönerek atlatacağız. Köylere dönüş başladı. Köyleri mahalle yaparken köyden kente göçü düşünmedik, çiftçi kalmadı köylerde. Ancak başımıza gelen ilk felakette köylere dönmeye başladık." ifadelerini kullandı.

Belediyeler suçlu
İzmir depreminde belediyelerin çalışmalarını hakkında konuşan Aktuğ, "İtiraf etmeliyim ki belediyeler suçlu çünkü hayat belediyelerle başlayıp belediyelerle bitiyor. Hayatımızın her anında. Ayağımıza taş takılsa belediye var. Suyumuz kesilse belediyeler var. Hayatımızın her anında belediyeler var. Bizim adımıza karar verenlerle bizim hiç ilgimiz yok." dedi.İmar Barışı ile belediyeler devre dışı bırakıldı?
İzmir depreminden sonra binaların zemin artı 5 kat olması gerektiği konusunda alınan karar hakkında konuşan Aktuğ,"İzmir depreminden sonra alınan kararla birlikte binaların zemin artı 5 kat yapılması gerektiğini söylediler. Şimdiye kadar tatilde miydiniz diye bir soru geliyor aklıma. Biz Seyrek'te zemin artı 3 demiştik. İmar Barışı ile belediyelerin de devre dışı bırakıldığını görüyorum. İmar barışında aftan yararlanan binaların da yıkıldığını duyuyoruz. Bu durumun bir kırılma olmasını diliyorum. Siyasi etiğe ihtiyacımız var." diye konuştu.Bu bir siyasi cinayet
5 milyon nüfusa sahip İzmir'in 13 kadın belediye başkanı çıkarmasını "İzmir demokratmış gibi yapıyor" şeklinde yorumlayan Aktuğ, şöyle konuştu: "Bugüne kadar Türkiye genelinde 150 kadın belediye başkanı seçtik. Ben İzmir'in ilk sosyal demokrat kadın belediye başkanıyım. Bundan gurur duyuyorum hem de üzülüyorum. İzmir demokrakmış gibi yapıyor. Bu rakamları gördükten sonra sorunun ben de değil sorunun zihniyette olduğunu gördük. Bu bir siyasi cinayet. 5 milyon nüfusa sahip İzmir'de 13 kadın belediye başkanı var. Bunu ben buraya koyuyorum kim nasıl anlamak istiyorsa anlayabilir. Bu kadın belediye başkanlarından 39'u CHP'den, 67'si HDP'den. HDP olmasa rakamlar bu kadar bile olmayacak yani."
Seyrek Belediye Başkanı olduğu süreçte çalışmalarını anlatan Aktuğ,"Seyrek'te 92 yılına kadar hiçbir şey yoktu. Yol yok, su yok. Kolay bir süreç değildi. O bölgede bütün acıları yaşamışsanız arası size ait oluyor. O ortaklık bir yönetim biçimine dönüşüyor. Belediye binamız yoktu bizim, iki oda bir dairemiz vardı. Belediye işlerimizi orada gerçekleştiriyorduk. Meclis toplantıarımızı köy kahvelerinde gerçekleştiriyorduk. Bizim belediyemizin kapatılma kararı alındı. Son bir pazar yeri yaptırmak istiyorduk. 12 yılında bir sosyal demokrat kadın başkanı vardı seyrekte. Eğitim kenti olarak imzamızı attık. Villa Kent'in planını ben yaptım. İzmir kuş cennetinin yüzde 60 'ı bizim sınırlarımız içinde buluyor. Ancak kimse merak etmez. Ben ilk defa Türkiye 'de bir koruma bölgesiyle ilgili kurulmuş bir birliğin seçilmiş tek kadın başkanıyım. Kimse bilmez, kimse merak etmez. Ben o bölgeye 12 yılımı verdim." ifadelerini kullandı." dedi.
İlginizi Çekebilir





