“Ana dili bir kimsenin anasından doğduğu evin insanlarından, soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği, duygu düşünce ve isteklerini en iyi anlatabildiği dil demektir".
"Bireyler dış dünyayı dil aracılığıyla algılıyor kendilerini keşfediyorlar, yeteneklerini açığa çıkarıyorlar. Öğrencilerin örgün eğitim içerisinde kendi anadilinde eğitim almalarına karşın kendi ana dili olmayan ikinci bir dil ya da yabancı dil olarak kabul edilecek dillerde eğitim almaları çok ciddi sıkıntılar yaratıyor. Bu nedenle dünya genelinde eğitim emekçileri, anadilinde eğitimi evrensel bir ilke olarak savunuyor. 21 Şubat Birleşmiş Milletler tarafından UNESCO'nun tavsiyesi ile dünya anadili günü olarak kabul edilen bir gün ve bugün özellikle açığa çıkarılmak istenen şey, anadilinde eğitim alma şansı olmayan çocukların burada yaşamış oldukları sıkıntılara dikkat çekmek ve burada bir farkındalık yaratmaktır".
UNESCO'ya göre yeryüzünde 7097 farklı dil var çocuklar çoklu dil ile büyüyorlar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarih ve 47 /135 sayılı kararı ile yayınlanan Türkiye'nin de Onayladığı Birleşmiş Milletler Ulusal veya Etnik Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiride, anadili konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklerken, anadilinde eğitimin bir hak olduğu, anadilinde eğitimin sağlanması sorumluluğunu da vermektedir.
Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak ana dillerinin değersizleştirilmesi yok sayılması özgüvenlerini ve öz saygılarını olumsuz etkilemekle kalmıyor, var olan eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor. bireyin kendi anadili dışındaki dillerde eğitim alması hem eğitim sürecinde sorunlara hem de eşitsizliklere neden olmaktadır.
Türkiye'de anadil tartışması ve eğitimde anadil politikaları üzerine yapılan öneriler çoğunlukla Kürtçe üzerine yoğunlaşıp “güvenlik ekseninde” tartışılıyor. Güvenlik ekseninden çıkarılıp anayasal hak çerçevesine almak gerekiyor. Uluslararası sözleşmelerde anadilinde eğitim bir hak olarak tanınmasına rağmen Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere zazaca kırmancki , Lazca, Arapça, Çerkezce gibi anadillerde eğitim fiilen yasak. Çözüm süreci döneminde yıllardır yürütülen mücadeleler sonucunda adımlar atılsa da sürecin sona ermesini geri adımlar takip etti. Kürtçe eğitim veren okullar, kreş ve gündüz bakımevleri kapatıldı. Buralarda uygulanan çok dilli evrensel eğitim modelinin yerine Türkçe tek dilli bir müfredat dayatıldı. Kürtçenin öğretilmesi ve bu dille ilgili araştırmalar yapılmasını hedefleyen pek çok dernek ve enstitü mühürlendi.
UNESCO dilleri; kırılgan, açıkça tehlike altında, ciddi tehlike altında, son derece tehlike altında ve kaybolmuş olarak kategorize etmiştir. kırmancki dili ise kırılgan yani çocuklar tarafından konuşulmayan ve ev ortamlarında fazla konuşulmayan anlamına gelen kırılgan kategorinde bulunmaktadır. Zazacanın kırmanckinin “kırılgan” diller arasında yer almasının temel nedenlerinden biri olan kırmancki Zazacanın eğitim dili olmayışıdır. Kürt dillerine mensup olan her bireyin geçmişten devir aldığı kültürel değerlerini, kendi aidiyetini yaşatması için buna karşı kendini sorumlu hissetmesi gerekir. “Dilden kopuş kökten kopuştur” kaygısıyla aileler çocuklarının köklerinden kopmaması için geçmişten devir aldıkları dil ve kültürel değerleri çocuklarına aktarmalıdır.
Anadilimize sahip çıkalım. Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır.
Anadil Günü’nün tarihi, 1952 yılında Pakistan’da Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan, Bengal Dil Hareketi eylemleri ve bu eyleml
"Bireyler dış dünyayı dil aracılığıyla algılıyor kendilerini keşfediyorlar, yeteneklerini açığa çıkarıyorlar. Öğrencilerin örgün eğitim içerisinde kendi anadilinde eğitim almalarına karşın kendi ana dili olmayan ikinci bir dil ya da yabancı dil olarak kabul edilecek dillerde eğitim almaları çok ciddi sıkıntılar yaratıyor. Bu nedenle dünya genelinde eğitim emekçileri, anadilinde eğitimi evrensel bir ilke olarak savunuyor. 21 Şubat Birleşmiş Milletler tarafından UNESCO'nun tavsiyesi ile dünya anadili günü olarak kabul edilen bir gün ve bugün özellikle açığa çıkarılmak istenen şey, anadilinde eğitim alma şansı olmayan çocukların burada yaşamış oldukları sıkıntılara dikkat çekmek ve burada bir farkındalık yaratmaktır".
UNESCO'ya göre yeryüzünde 7097 farklı dil var çocuklar çoklu dil ile büyüyorlar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 18 Aralık 1992 tarih ve 47 /135 sayılı kararı ile yayınlanan Türkiye'nin de Onayladığı Birleşmiş Milletler Ulusal veya Etnik Dinsel ve Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Haklarına Dair Bildiride, anadili konusunda taraf devletlere sorumluluk yüklerken, anadilinde eğitimin bir hak olduğu, anadilinde eğitimin sağlanması sorumluluğunu da vermektedir.
Çocukların kimliklerinin ve kişiliklerinin bir parçası olarak ana dillerinin değersizleştirilmesi yok sayılması özgüvenlerini ve öz saygılarını olumsuz etkilemekle kalmıyor, var olan eşitsizliklerin derinleşmesine neden oluyor. bireyin kendi anadili dışındaki dillerde eğitim alması hem eğitim sürecinde sorunlara hem de eşitsizliklere neden olmaktadır.
Türkiye'de anadil tartışması ve eğitimde anadil politikaları üzerine yapılan öneriler çoğunlukla Kürtçe üzerine yoğunlaşıp “güvenlik ekseninde” tartışılıyor. Güvenlik ekseninden çıkarılıp anayasal hak çerçevesine almak gerekiyor. Uluslararası sözleşmelerde anadilinde eğitim bir hak olarak tanınmasına rağmen Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere zazaca kırmancki , Lazca, Arapça, Çerkezce gibi anadillerde eğitim fiilen yasak. Çözüm süreci döneminde yıllardır yürütülen mücadeleler sonucunda adımlar atılsa da sürecin sona ermesini geri adımlar takip etti. Kürtçe eğitim veren okullar, kreş ve gündüz bakımevleri kapatıldı. Buralarda uygulanan çok dilli evrensel eğitim modelinin yerine Türkçe tek dilli bir müfredat dayatıldı. Kürtçenin öğretilmesi ve bu dille ilgili araştırmalar yapılmasını hedefleyen pek çok dernek ve enstitü mühürlendi.
UNESCO dilleri; kırılgan, açıkça tehlike altında, ciddi tehlike altında, son derece tehlike altında ve kaybolmuş olarak kategorize etmiştir. kırmancki dili ise kırılgan yani çocuklar tarafından konuşulmayan ve ev ortamlarında fazla konuşulmayan anlamına gelen kırılgan kategorinde bulunmaktadır. Zazacanın kırmanckinin “kırılgan” diller arasında yer almasının temel nedenlerinden biri olan kırmancki Zazacanın eğitim dili olmayışıdır. Kürt dillerine mensup olan her bireyin geçmişten devir aldığı kültürel değerlerini, kendi aidiyetini yaşatması için buna karşı kendini sorumlu hissetmesi gerekir. “Dilden kopuş kökten kopuştur” kaygısıyla aileler çocuklarının köklerinden kopmaması için geçmişten devir aldıkları dil ve kültürel değerleri çocuklarına aktarmalıdır.
Anadilimize sahip çıkalım. Anadilimiz yaşama açılan kapımızdır.
Anadil Günü’nün tarihi, 1952 yılında Pakistan’da Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan, Bengal Dil Hareketi eylemleri ve bu eyleml







